KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2019/707 E., 2019/8603 K.·Mahkemesi : Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2019
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasında verilen hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; taraflar arasında elektrik enerjisi satışına ilişkin sözleşme imzalandığını, geriye dönük kontrolde davalı şirketin faturalarda fazla hesaplama yaptığının tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davalı tarafından fazladan ve mükerrer olarak tahsil edilen 479.221,53 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne, 479.221,53 TL alacağın 29/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince; taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, davacı tarafın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Davacının faize yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 8/1 maddesinde "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenebilir", 19/1. maddesinde "Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır.", 19/2. maddesinde "Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır." düzenlemeleri bulunmaktadır.
Somut olayda, davalı tacir olup, uyuşmazlığın ticari iş oluşu dikkate alınarak mahkemece temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte karar verilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması HMK'nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/707, K. 2019/8603, 31 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama