İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/10148 K.2020/7914

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten…

Esas2020/10148Karar2020/7914Tarih16 Aralık 2020Okuma7 dk · 1.329 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2020/10148 E., 2020/7914 K.·Mahkemesi : Asliye Hukuk(tüketici) Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Aralık 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.329 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacılar, 05.06.2012 tarihinde intihar etmek suretiyle vefat eden murisleri ...'un şizofren hastası olduğunu ve davalı bankadan 17/06/2011 ve 02/03/2012 tarihlerinde 12.000,00-TL ve 10.300,00-TL olmak üzere iki adet vefat teminatlı tüketici kredisi kullandığını, bu krediler dolayısıyla davalı Vakıf Emeklilik tarafından hayat sigortası yapıldığını, murislerinin ölümünden sonra taksit tutarlarının sigorta tarafından ödenmesi ve ölüm tarihine kadar yapılan kredi ödemelerinin de kendilerine iadesine karar verilmesi gerekirken, ölüm nedeninin intihar sonucu olduğundan bahisle tazminat ödemesinin yapılamayacağının bildirildiğini belirterek,

ödenmesi gereken 12.000,00-TL ve 10.300,00-TL’lik kredi borcundan dolayı davalı ... Bankasına borçlu olmadıklarının tespiti ile murisin ölüm tarihine kadar ödediği kredi meblağı olan 3.693,00-TL’nin 05/06/2012 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka faizi ile davalı Vakıf Emeklilik Genel Müdürlüğünden tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğuna ilişkin bozma ilamına uyularak davanın kabulüne, 17/06/2011 tarihli ... kredi hesap numaralı 12.000 TL'lik tüketici kredisi ve 02/03/2012 tarihli ... kredi hesap numaralı 10.300 TL'lik tüketici kredileri nedeni ile davalılardan Vakıf Bankası TAO'ya borçlu olmadığının tespitine, davacıların murisinin vefat tarihine kadar yaptığı ödemeler toplamı olan 3.693 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalı Vakıf Emeklilik Genel Müdürlüğünden alınarak davacı tarafa verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Vakıf Emeklilik A.Ş.'nin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekir.

2-Davalı Vakıf Emeklilik Genel Müdürlüğü A.Ş.’nin temyizi bakımından.

Davacılar, murislerinin ölüm riskine istinaden davalı ...’ndan kullandığı tüketici kredisinin teminatını oluşturması amacıyla davalılardan Vakıf Emeklilik tarafından hayat sigortası poliçesi yaptırdığını belirterek, murislerinin ölüm tarihine kadar ödediği kredi meblağı olan 3.693,00 TL’nin davalı Vakıf Emeklilik Genel Müdürlüğünden tahsilini talep etmiş, Mahkemece ,kredi sözleşmesi geçersiz kabul edildiğinden sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, haklı bir sebep olmaksızın,

gerçekte olmayan bir borcun ifası amacıyla yapılan fazla ödemenin istirdadı talep edildiğinden davacıların murisinin vefat tarihine kadar yaptığı ödemeler toplamı olan 3.693,00-TL'nin davalı Vakıf Emeklilik Genel Müdürlüğünden alınarak davacı tarafa verilmesine, karar verilmiştir.

Yargılama sırasında alınan 26.12.2016 tarihli bilirkişi raporunda.

Vakıf Emeklilik Genel Müdürlüğü A.Ş.’nin vefat halinde murisin o tarihte borçlu bulunduğu bakiye kredi miktarını ve faizini Vakıfbank T.A.O.’ya ödenmesinden sonra geri kalan meblağın lehtara(yani varislere) ödenmesini kabul,beyan ve taahhüt etmiş olduğunu, bu nedenle ödeme yükü ve sorumluluğunun Vakıf Emekliliğe ait olduğunu, bankaya olan bakiye kredi borcunu öderken murisin vefatından önce ödemiş olduğu 3.693,00-TL kredi taksit tutarı murisin kredi borcu bakiyesi içerisinde bulunmadığından doğal olarak bu tutar kadar eksik ödenmiş olduğunu,

dolayısıyla bu tutar olan 3.693,00-TL’yi de murisin yasal mirasçılarına ödemek durumunda olduğu görüldüğünden, muris ...'un vefatı öncesi ödemiş olduğu kredi taksitleri tutarı olan 3.693,00-TL’nin, sebepsiz zenginleşme kapsamında işletilen temerrüt faizi ile birlikte 3.991,62-TL olan tutarının, ödeme yükümlülüğü ve sorumluluğunda olan Vakıf Emeklilik Genel Müdürlüğü A.Ş. tarafından murisin yasal mirasçılarına ödenmesi gerektiğini mütalaa ettiği görülmüştür.

Mahkemece, davacıların murisinin fiil ehliyeti bulunmadığı için kendisini borç altına sokan dava konusu sözleşmeler geçersiz olduğundan, bu sözleşmeler uyarınca, davacıların, külli halef sıfatıyla borçlu olmadıklarından tarafların verdiklerini ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebileceklerini belirterek davacıların, dava tarihine kadar yaptıkları ödemelerin ise davacılara iadesi gerektiği vicdani kanaati ile, BK.nun 61-66. maddeleri (TBK.nun 77-82. maddeleri) gereğince;

sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, haklı bir sebep olmaksızın, gerçekte olmayan bir borcun ifası amacıyla yapılan fazla ödemenin istirdadı talep edildiğinden ve davalıların eldeki davanın açılması ile temerrüde düşürüldüğü kabul edilerek; davacıların murisinin vefat tarihine kadar yaptığı ödemeler toplamı olan 3.693,00 TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalı Vakıf Emeklilik Genel Müdürlüğünden alınarak davacı tarafa verilmesine, karar verilmiştir.

Davacıların, murisleri ...'un ölümünden önce çekmiş olduğu kredilere mahsuben ödemiş olduğu kredi meblağı olan 3.693,00-TL’nin iadesine ilişkin talepleri incelenecek olursa; murisleri ...'un imzaladığı geçerli bir kredi sözleşmesine istinaden çekmiş olduğu kredilerin karşılığı olarak ölmeden önce yaptığı kredi ödemeleri, davalı banka tarafından kendisine verilen kredinin geri ödemesi mahiyetindedir. Bu nedenle kredinin geri ödemesi olarak ölmeden önce ...’tan tahsil edilen taksitlerin iadesine karar verilmesi doğru değildir.

Yukarıda açıklandığı üzere Mahkemece, tüketici kredi sözleşmelerinin geçersizliği tespit edilerek, eksik incelemeyle ve yanılgılı değerlendirmeyle davacıların murisinin vefat tarihine kadar yaptığı ödemelerin Vakıf Emeklilik Genel Müdürlüğünden tahsiline şeklinde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

3- Davalı ....’nun temyizi bakımından; Somut olayda davacılar, murislerinin davalı bankadan tüketici kredisi kullandığını, diğer davalı tarafından da hayat sigortası yapıldığını, murisin ölümüne rağmen kredi borcunun ödenmediğini ileri

sürerek, bakiye kredi borcu nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti ve murislerinin ölüm tarihine kadar yaptığı kredi ödemelerin tahsilini talep etmişler, davalılar davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, sözleşmelerin borçlusu olan davacıların murisinin sözleşmelerin yapıldığı tarihlerde ( 17/06/2011 ve 02/03/2012 ) ayırt etme gücü olmadığı, başka bir anlatımla "paranoid şizofreni" tanısı konulan hastalığından ötürü sözleşme yapma ehliyetine sahip olmadığından davacıların murisinin fiil ehliyeti bulunmadığı için kendisini borç altına sokan dava konusu sözleşmelerin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Uyuşmazlık, davacılar murisinin akıl hastasıyken davalı bankayla yaptığı sözleşme uyarınca almış olduğu tüketici kredisi nedeni ile sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Dosyanın incelenmesinde, mahkemece yargılama sırasında alınan adli tıp kurumu raporuna göre; 05.06.2012 tarihinde ölen ...’un 1988 yılından itibaren Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinde Paranoid Bozukluk, Atipik Psikoz ve Şizofreni nedeniyle takip ve tedavilerinin yapıldığı, tüm tıbbi belgeleri dikkate alındığında ...'un dava konusu kredi işlem tarihleri olan 17.06.2011 ve 02.03.2012 tarihlerinde fiil ehliyetine haiz olmadığının kabulünün uygun bulunduğu yönünde rapor düzenlenmiştir.

Kural olarak tam ehliyetsiz kişilerin hukuki işlemleri hükümsüzdür.(TMK md.15) Ancak bu kuralın istisnaları vardır. Bunlardan biri TMK.’nun 2.maddesinde de öngörülen dürüstlük kuralıdır. Buna göre, “Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz”.TMK.’nun 15.maddesinde hükme bağlanan kuralın istisnalarından biri de,T.B.K.nun 65.maddesi hükmüdür. T.B.K.nun 114/2.maddesi yollamasıyla sözleşmeye aykırılık hallerinde de uygulanması mümkün olan T.B.K.nun 65.maddesi uyarınca hakkaniyet elverdiği takdirde tam ehliyetsiz olan kişi diğer tarafın batıl hukuki işlemin hüküm ifade ettiğine güveni nedeniyle oluşan zararından sorumludur.

TMK.nun 452/2.maddesinde ise, “vesayet altındaki kişinin fiil ehliyetine haiz olduğu hususunda diğer tarafı yanıltmış olması halinde onun bu yüzden uğradığı zarardan sorumlu olacağı" öngörülmüştür. Buna göre kendisini ehil bir kişi gibi gösterip hukuki işlem yapan ve bu suretle karşı tarafı zarara uğratan ehliyetsiz kişinin bu zarardan sorumlu olacağının kabulü gerekir.

Kanun, tam ehliyetsizlerin yaptıkları hukuki işlemleri batıl sayarken bu gibi kimseleri korumak, kendi menfaatlerine aykırı işlemleri yaparak 3. kişilerce sömürülmelerine engel olmak amacını gütmüştür. Bu tehlikenin ortadan kalktığı normal bir insanla eşdeğer tarzda hareket ettiği durumlarda, hukuki muamelenin hükümsüzlüğünü ileri sürmek hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olacağından kanun bunu himaye etmez.

09.03.1955 gün 22/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği gibi, mümeyyiz olmayan kimse temyiz kudretini haiz olsa idi aynı surette hareket edecek, yani normal bir insan dahi aynı tarzda muamelede bulunabilecek idiyse ehliyetsiz olduğundan bahisle muamelenin hükümsüzlüğünü ileri sürememelidir.Ayrıca sebepsiz zenginleşme hükümleri gözetildiğinde de, zenginleşenin iade borcunun doğması bakımından fiil ehliyetinden yoksun olmak sonuca etkili değildir.

Somut olayda davacılar murisi sözleşmenin imzalandığı tarihte fiil ehliyetine sahip değildir. Buna karşın banka kredisinden yararlanmış, aldığı tüketici kredisi nedeniyle bir menfaat elde etmiştir. Kendisini ehil bir kişi gibi gösterip hukuki işlem yapan ve bu surette karşı tarafı zarara uğratan ehliyetsiz kişinin bu zarardan sorumlu olacağı tartışmasız olup, fiil ehliyeti olmayan muris ...’un ilgili bankadan şizofren olduğunu gizleyerek kredi alıp kullandığı dosya kapsamında anlaşılmıştır. Kredi çekerken tam ehliyetli biri gibi hareket edebilen müteveffa ...’un mirasçılarından borcun ifası istendiğinde mirasçılarının murislerinin ehliyetsizliğini ileri sürerek ifadan kaçınması hakkın kötüye kullanılmasının tipik bir örneğidir.

Bu durumda mahkemece yukarıdaki açıklamalar dikkate alınarak tarafların tüm delilleri de getirtilerek değerlendirilmesi gerekirken eksik incelemeyle ve yanılgılı değerlendirmeyle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalı Vakıf Emekliliğin sair temyiz sebeplerinin reddine, 2. ve 3. bentte açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nın 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 16/12/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/10148, K. 2020/7914, 16 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/10148
Karar No
2020/7914
Tarih
16 Aralık 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2020/10151 K.2020/6096
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/10152 K.2020/7213
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/10155 K.2020/7214
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/10156 K.2020/21012
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/10157 K.2020/9253
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/10157 K.2020/7198

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.