KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2020/10358 E., 2021/9899 K.·Mahkemesi :tüketici Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2021
Karar Metni
541 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hüküm, davalı ... Otomotiv A.Ş. vekili tarafından duruşmalı, diğer davalı ... San. A.Ş. ve davacı vekili tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 12/10/2021 tarihinde davacı vekili Av. ... ile davalı ... San. A.Ş. vekili yetki belgesine istinaden Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, 06.08.2013 tarihinde davalılardan .... Otomotiv Ticaret A.Ş. - (Eski ...) ... Otomotiv A.Ş. (Yeni Ünvan).'den diğer davalının ithalatçısı olduğu dava konusu otomobili satın almış olduğunu, teslim tarihinden sonra otomobilde ortaya çıkan arızalar nedeniyle beş defa servise başvurulduğunu ve ancak arızaların gerçekleştirilen müdahalelere rağmen giderilemediğini, bu arızaların üretim kaynaklı ayıp nedeniyle ortaya çıktığını ileri sürerek sözleşmenin iptali ile dava konusu otomobil için ödenmiş olunan bedelin iadesi ile birlikte AAÜT 23. maddesi uyarınca ihtara rağmen kötüniyetle dava açılmasına sebep olan davalılardan davacı asil tarafından vekile ödenen vekalet ücretinin de tahsiline karar verilmesini istenmiştir.
Davalılar, dava konusu otomobilde üretimden kaynaklı bir ayıp bulunmadığı merkezinde savunmaları ile davanın reddine karar verilmesini dilemişlerdir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, Medeni Kanunun 1.maddesi gereğince hakkaniyet kuralı gereği davanın kısmen kabulüne, 2.000,00TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderlerinin tamamının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacının AAÜT uyarınca 23.maddesi gereği davacı asilce ödenen vekalet ücretinin davalılardan tahsili talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-5219 ve 5236 sayılı yasalar ile HUMK'nın 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01/01/ 2020 tarihinden itibaren 3.920,00 TL'ye çıkarılmıştır.
Karar, verildiği tarih itibariyle kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01/06/1990 tarihli ve 1989/3 Esas 1990/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı uyarınca Yargıtay'ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Bu nedenlerle davalıların temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davacı tarafın aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3-Dava, malın ayıplı olması nedeniyle açılmış davadır. Mahkemece, Medeni Kanunun 1.maddesi gereğince hakkaniyet kuralı gereği davanın kısmen kabulüne, 2.000,00TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderlerinin tamamının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacının AAÜT uyarınca 23.maddesi gereği davacı asilce ödenen vekalet ücretinin davalılardan tahsili talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkemece, reddedilen kısım için red gerekçesi aynı olmasına rağmen davalılar lehine iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nın 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/10358, K. 2021/9899, 12 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama