İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/1039 K.2020/2395

Taraflar arasında görülen menfi tespit- istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar…

Esas2020/1039Karar2020/2395Tarih16 Mart 2020Okuma4 dk · 769 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2020/1039 E., 2020/2395 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Mart 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

769 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen menfi tespit- istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı; davacı şirketin "... Tıp Merkezi" unvanıyla sağlık alanında ticari faaliyet gösterdiğini, davalı ile aralarında 2009 yılında "Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesi" düzenlendiğini ve sözleşmenin 2012 yılında yenilendiğini; davalı kurum tarafından, davacı şirkete ait tıp merkezinin Kadın Hastalıkları ve Doğum branşında tedavi gören hastaların endikasyonlarının acil olmadığı halde hasta epikrizlerinde acil olarak gösterildiğinden,

bazı hastalardan belirlenen ilave ücret oranının üzerinde ilave ücret alınmış olduğundan, yine ilave alınan ücretler karşılığında ücrete ilişkin hastaya belge verilmediğinden bahisle, 2012 yılı sözleşmesinin 11.1.6 maddesi gerekçe gösterilerek hakkında cezai işlem uygulandığını, davalının, 2009 yılı sözleşme hükümlerinin uygulanmasına yönelik davacı şirketin yazılı talepte bulunmasına imkan tanımadığını;

davacı şirkete ait tıp merkezinde gerçekleştirilen sezaryen doğumların tamamının acil endikasyonlar gerçekleştiği için yapıldığını, davalı kurum ile yapılan sözleşme hükümleri çerçevesinde hastalardan % 30 oranında ilave ücret alma hakkının bulunduğunu, ilave ücret alınması halinde de hastalara fiş, fatura ve vb. belge verildiğini, ancak hastaların kendilerine verilen bu belgeleri muhafaza edip etmedikleri hususunda davacı şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek;

öncelikle davalı kurum tarafından haksız olarak tahakkuk ettirilen 122.000,00 TL tutarındaki cezai işlemin iptaline, borçlu olmadığının tespitine, yargılama aşamasında cezai şart bedelin davalı tarafından tahsil edilmesi halinde ise ödenen paranın faiziyle birlikte davalıdan istirdadına; mahkeme aksi kanaatte ise 2012 yılı sözleşme hükümlerine göre uygulanan cezai işlemin iptali ile cezai şart bedelinin 2009 yılı sözleşme hükümlerine göre tahakkuk ettirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı; davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, hüküm, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine. Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 10.09.2015 tarihli ve 2014/18355 E. - 2015/26700 K. sayılı ilamı ile, "...Somut olayda, cezai şart uygulanmasına konu fiillerin 2011 yılında gerçekleştiği konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Davalı, işlemlerin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan 2009 tarihli protokolün daha lehine olduğunu ileri sürerek bu sözleşmenin uygulanmasını istemektedir.

Hal böyle olunca mahkemece, faturanın ya da faturaya dayanak oluşturan belgelerin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi sebebiyle uygulanan cezai şart yönünden davacıya, davalı idareye yazılı başvuruda bulunma ve işlemin gerçekleştirildiği tarihte yürürlükte bulunan sözleşme hükümlerinin uygulanmasını talep etme imkanı tanınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile bu talep yönünden de davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır..." gerekçesiyle bozulmuş; mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde ise;

davanın kısmen kabulüne, davalı tarafından davacıya kesilen 16/03/2012 tarih ve ...1380856 sayılı cezai şart uygulamasının 67.500,00 TL olarak uygulanmasına, yargılama aşamasında fazladan tahsil edilen 122.601,64 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 55.101,64 TL'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazının reddi gerekir.

2-) Somut olayda; davalı kurum tarafından uygulanan davaya konu cezai işlemin, taraflar arasında düzenlenen 2012 yılı sözleşme hükümlerine uygun olduğu, dosyada mevcut deliller ve bozma öncesi hükme esas alınan 12/12/2012 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile sabittir. Yargıtay bozma ilamı kapsamında, davacıya, davaya konu cezai işlemin 2009 yılı sözleşme hükümleri esas alınarak uygulanmasına yönelik davalı kuruma yazılı başvuruda bulunma imkanı tanınmış olup, mahkemece, yazılı şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir. Bu durumda davalının, davanın açılmasına sebebiyet verdiği söylenemez.

Hal böyle olunca, mahkemece; davanın açılmasına davacının sebebiyet verdiği dikkate alınarak, davalının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerekirken, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün 2. bendinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine 2. bent olarak " Davalı kurum harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan peşin harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, davalı tarafından yapılan 32,50 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T nin 13. maddesinin 1. fıkrası gereğince hesaplanan 7.775,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, sarf olunmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde yatıranlara iadesine," ifadesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 6100 sayılı HMK'nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nın 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/1039, K. 2020/2395, 16 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/1039
Karar No
2020/2395
Tarih
16 Mart 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2020/1040 K.2020/4241
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2020/1040 K.2020/4260
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2020/1040 K.2020/58
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2020/1041 K.2020/4242
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2020/1041 K.2020/2128
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2020/1041 K.2020/2529

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.