KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2020/1050 E., 2020/2218 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2020
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Dava, davacı Üniversite Rektörlüğü'nün davalı Kurum'un kusurlu davranışı nedeniyle oluşan 132.174,19 TL’lik zararının yasal faizi ile birlikte davalı Kurum'dan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair kararının Yargıtay 21 Hukuk Dairesinin 2016/1539 esas 2017/3877 karar sayılı 11/05/2017 tarihli ilamı ile davacı Üniversite Rektörlüğü ve davalı Kurum arasında sözleşme hukukundan doğan bir uyuşmazlığın bulunduğu anlaşılmakla gerek 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ve gerek İş Kanunu 1. maddeleri uyarınca uyuşmazlığın çözüm yerinin İş Mahkemeleri değil Genel Mahkemeler olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak davaya Asliye Hukuk Mahkemesince karar verilmiştir
İş bu kararın, davalı tarafça temyiz edilmesi üzerine dava dosyası temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 373/4 maddesi; "Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir." hükmünü,
Geçici 3/2 maddesi; "Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." hükmünü içermektedir.
Yukarıda açıklanan yasa maddelerinin düzenleniş amacı, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlara karşı Yargıtay yoluna başvurulmasını ve karar kesinleşinceye kadar kanun yolu denetiminin Yargıtay tarafından yapılmasını sağlamaktır.
Diğer bir anlatımla, Yargıtay’ ın verdiği bozma kararları üzerine verilen kararların tekrar Yargıtay denetiminden geçmesi, başka bir deyişle Yargıtay kararının istinaf yolu ile denetlenmesinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; ... İş Mahkemesinin verdiği karar bozulmuş, bu aşamadan sonra, görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesince esasa ilişkin yargılama yapılıp, karar verilmiştir.
Aleyhine kanun yoluna gidilen karar, Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin vermiş olduğu karar olup, bu karar ile ilgili olarak Yargıtay’ın bir denetimi söz konusu değildir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/1050, K. 2020/2218, 11 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama