KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2020/10587 E., 2021/9800 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2021
Karar Metni
856 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı ve davalılardan ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı ...; açılan ihaleler sonucunda, davalı şirketlerle hizmet sözleşmeleri yapıldığını, davalı şirketlerin çalıştırmış oldukları işçilerden Kemal Sezgin’in işçilik alacakları nedeniyle iş mahkemesinde açmış olduğu davanın, Belediye aleyhine sonuçlandığını, başlatılan icra takibi üzerine ödeme yapmak zorunda kaldıklarını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, dava dışı işçiye yapılan 30.498,18 TL ödemenin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan sorumlulukları oranında rücuen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece; çalışan tüm işçilerin yasal hakları ile birlikte ... İmar İnş. ... Sağlık Tic.A.Ş.'ye devredildiği, devir sözleşmelerinde davacı yetkilisinin imzası bulunduğu, borcun nakli nedeniyle davalı ...'ın sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle; davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... İmar ... Sağlık Tic.A.Ş. yönünden davanın kısmen kabulü ile toplam 6.104,72 TL tazminatın işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... İmar ... Sağlık Tic.A.Ş.'den alınmasına dair verilen karar, davacı tarafın temyizi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 15/05/2018 tarihli ve 2016/4818 Esas 2018/5807 Karar sayılı kararıyla; davalı ...'ın kendi dönemine ilişkin işçilik alacağı yönünden davacı belediyeye %50 sorumlu olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozmaya uyan mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 2.871,02 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan, 5.313,20 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... İmar A.Ş.'den tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı ... vekilinin temyiz istemi yönünden;
5219 ve 5236 sayılı yasalar ile HUMK'nın 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 01/01/2020 tarihinden itibaren 3.920 TL'ye çıkarılmıştır.
Hüküm, karar tarihi itibariyle davalı ... açısından kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkeme tarafından bir karar verilebileceği gibi, 01/06/1990 tarihli ve 1989/3 Esas 1990/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
Bu itibarla, davalı ...'ın temyiz isteminin miktar itibariyle reddi gerekir.
2-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı tarafın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3-Taraflardan yalnız birinin temyizi halinde, Yargıtay, hükmü temyiz edenin aleyhine bozamaz. (... bozma yasağı). Bundan başka, taraflardan yalnız birinin hükmü temyiz etmesi halinde, Yargıtay'ın (temyiz eden tarafın lehine olarak) verdiği bozma kararına uyan yerel mahkeme de artık, temyiz eden tarafın, önceki (bozulan) karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm veremez. Buna da "... hüküm verme yasağı" denir. Taraflardan yalnız birinin temyizi üzerine verilen bozma kararına uyan mahkemenin temyiz eden tarafın, önceki (bozulan) karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm vermemesi ilkesi, usule ilişkin kazanılmış hak müessesesi ile de yakından ilgilidir" (Prof.Dr. ..., Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, Cilt ;5, 2001, s; 4732 -4737).
Somut uyuşmazlıkta; mahkemenin 30/06/2015 tarihli kararı ile davalı ... İmar İnş. ... Sağlık Tic. A.Ş. aleyhine 6.104,72 TL tazminata hükmedilmesine, hükmün sadece davacı tarafından temyiz edilmesine ve bozmaya mahkemece uyulmasına rağmen usuli kazanılmış hak ihlal edilecek şekilde davalı ... İmar İnş. ... Sağlık Tic. A.Ş. aleyhine 5.313,20 TL tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece; bozmadan önceki kararın, davacı tarafından temyiz edildiği ve ilk kararda hükmedilen miktarın temyiz eden taraf yararına kazanılmış hak oluşturduğu göz önünde bulundurularak, 6.104,72 TL tutarındaki tazminat bedelinin davalı şirketten alınmasına karar verilmesi gerekirken, ... hüküm verme yasağına aykırı olacak şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nın 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/10587, K. 2021/9800, 7 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama