KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2020/10850 E., 2021/1474 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2021
Karar Metni
423 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalıların kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini ve kaçak tespit tutanağına istinaden yürürlükteki mevzuata uygun olarak 5.673,99 TL bedelli fatura tahakkuk ettirildiğini, fatura bedelinin tahsili amacıyla davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalıların haksız itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sanayi Tic. Ltd. Şti; davaya cevap vermemiştir.
Davalı ...; abonelik sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığını, dava dışı ... isimli şahıs tarafından kimlik bilgileri kullanılarak dolandırıcılık ve sahtecilik yapıldığını, sorumluluğuna gidilemeyeceğini savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; 04/12/2014 tarihli bilirkişi ek raporu hükme esas alınarak, davanın kabulü ile davalıların İstanbul 36. İcra Müdürlüğü’nün 2010/23166 E. sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; kaçak elektrik kullanıldığından bahisle tahakkuk ettirilen fatura bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Abonelik sözleşmesini imzalayan abone, sözleşme sona erinceye kadar tahakkuk edecek olan tüketim bedelinden, dağıtım yapan kuruma karşı sözleşme gereği sorumludur. Hemen belirtmek gerekir ki, burada kullanımın normal ya da kaçak kullanım olmasının da sonuca etkisi bulunmamaktadır. Buna göre, fiili kullanıcıya karşı rücu hakkı mevcut olan abonenin, sözleşmesi iptal edilmediği sürece, kullanım bedelinden dolayı fiili kullanıcı ile beraber müteselsil sorumluluğunun devam edeceği kuşkusuzdur.
Somut olayda; davacı şirket tarafından 07/01/2010 tarihli kaçak tespit tutanağına istinaden kaçak tahakkuku yapıldığı, 5.673,99 TL kaçak tahakkuk fatura bedelinin tahsili amacıyla davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalı ...’nın abone olarak, diğer davalı şirketin ise fiili kullanıcı olarak sorumluluğuna gidildiği; davalı ...’nın davaya konu abonelik sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığına yönelik savunması karşısında, mahkemece, sözleşmedeki imzanın davalının eli ürünü olup olmadığına yönelik yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda, davalıya atfen atılan imzanın davalının eli ürünü olmadığının tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, mahkemece; davaya konu abonelik sözleşmesindeki imzanın davalı ... nın eli ürünü olmadığı, diğer bir anlatımla sözleşme nedeniyle sorumluluğuna gidilemeyeceği dikkate alınarak, davanın davalı ... yönünden reddi gerekirken; eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/10850, K. 2021/1474, 16 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama