KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2020/10895 E., 2021/1159 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2021
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit ve ipoteğin fekki davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalıdan borç para istediğini ve bunun karşılığında davalı tarafa iki adet senet verildiğini ve yine bu borcun teminatı olarak taşınmazı üzerine davalı yararına ipotek tesis edildiğini ancak davalı tarafından anlaştıkları miktar kadar borç para verilmediği gibi bu borç için yapılan ödemelerin de yokmuş gibi varsayılarak davacı aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını ileri sürerek davacı yanın Marmara Ereğlisi icra Müdürlüğünün 2011/1156 sayılı dosyası bakımından davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacının 30.000,00.-TL kadar borcu bulunduğunu ve borca istinaden 7.300,00.-TL ve 1.200,00.-TL olmak üzere toplam 8.500,00.-TL ödeme yapmış olduğunu, davacının yapıldığını iddia ettiği diğer ödemelerin ise gerçek olmadığı gibi davacının bu ödemelere ilişkin olarak kendisinden almış olduğu kartvizit üzerinde tahribat yapmış olması sebebiyle hakkında ilgili mercilere şikayette bulunulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalıya Marmara Ereğli İcra Müdürlüğü'nün 2011/1156 esas sayılı dosyasında yapılan 50.000,00-TL lik takipte 30.000,00-TL borcu olduğunun, 20.000,00-TL borcu olmadığının tespitine, icra inkar tazminatı talepleri ile vazgeçme nedeniyle ipoteğin fekki talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava menfi tespit talebine ilişkindir. Davacı yan gerekçelerini de göstermek suretiyle Marmara Ereğlisi İcra Müdürlüğü'nün 2011/1156 sayılı dosyası bakımından davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, davalı yan ise düplik dilekçesinde davacının 30.000,00.-TL toplam borcu olduğunu kabul ettiği gibi yanıt dilekçesinde de davacıdan borca mahsuben 7.300,00.- TL nakit 1.200,00.- TL çek olmak
üzere toplamda 8.500,00.-TL tahsilat yapıldığını ifade etmiştir. Mahkemece davacının davalıya Marmara Ereğli İcra Müdürlüğü'nün 2011/1156 esas sayılı dosyasında yapılan 50.000,00-TL lik takipte 30.000,00-TL borcu olduğunun, 20.000,00-TL borcu olmadığının tespitine karar verilmişse de, yukarıda da gösterildiği üzere davalının yanıt ve düplik dilekçelerinde yer vermiş olduğu kabuller karşısında mahkemece ulaşılan sonuç denetlenebilir değildir. O halde Mahkemece gerekirse bilirkişi marifetiyle dosyaya yapılan ödemeler ile davacının itirazları da dikkate alınarak kalan borç miktarı belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/10895, K. 2021/1159, 10 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama