KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2020/11260 E., 2021/9631 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk(tüketici) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2021
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; 28/10/2014 tarihinde davalının işlettiği oto yıkama işyerine yıkanması için aracını teslim ettiğini, kontak anahtarının da davalıya teslim edildiğini, davalının aracın teslim alınabileceği yönünde yapmış olduğu bilgilendirmeden kısa süre sonra aracının yandığını öğrendiğini, araçta büyük çaplı maddi hasar meydana geldiğini, araçsız kaldığı için araç mahrumiyetinden doğan zararı olduğunu ileri sürerek 24.000 TL aracın yanmasından dolayı doğan maddi zararı ile 500 TL araç mahrumiyetinden doğan zarar toplamı olan 24.500 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen hüküm davacı tarafın temyizi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 16/12/2019 tarihli ve 2016/28464 Esas 2019/12669 Karar sayılı kararıyla, "Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de davalının oto yıkama işi yaptığı, davacının tazminat davası açtığı, aralarında hizmet sözleşmesi olduğu, dava konusu uyuşmazlığın da söz konusu yasa kapsamında bulunduğu dikkate alındığında, davaya bakmaya tüketici mahkemeleri görevlidir. Bu durumda mahkemece ayrı bir tüketici mahkemesi var ise görevsizlik kararı verilmesi, yok ise ara kararıyla davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılmasına karar verilmesi gerekir." gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile 24.000 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-6100 sayılı HMK'nın "Yargılama giderlerinden sorumluluk" başlıklı 326 ncı maddesinin ikinci fıkrası; "(2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemece, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. "hükmünü içermektedir.
Buna göre mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle, davalı lehine yargılama giderlerine dahil olan vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, vekalet ücretine hükmedilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, doğru olmayıp bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nın 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/11260, K. 2021/9631, 6 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama