KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2020/1130 E., 2020/7753 K.·Mahkemesi : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2020
Karar Metni
601 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine; davalı ... Hastanesi yönünden kabulüne dair verilen hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı ... Hastanesi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davacı vekili ile davalılardan İstanbul Memorial Hastanesi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra,dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalı hastanenin, kurum sigortalısı olan diğer davalı ...’in geçirdiği karaciğer nakli tedavisine ilişkin olarak aralarındaki sözleşmeye aykırı olarak ilave ücret aldığını, işbu ücretin kesinleşen mahkeme kararı ile dava yolu ile talep edilebileceğinin de kesinleştiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 70.000 TL‘nin ilave ücret olarak davalı ... tarafından diğer davalı hastaneye ödendiği tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsilini; bu talebin reddi halinde davalı ...’e ödenen 70.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte bu davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ...; pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, Beyoğlu 1. ATM’nin 2007/302 Esas 2010/140 Karar sayılı dosyası ile kendisinden ilave olarak tahsil edilen ücretin hukuka aykırı olduğunun kesinleştiğini, hasta bilgilendirme ve onay formu üzerindeki imzaların kendisine ya da bir yakınına ait olmadığını, davacı kurumun hatalı mahsup işleminden sorumlu tutulamayacağını savunarak,davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
İlk derece mahkemesince; davacı kurumun davalılar aleyhine açtığı davanın, davalı ... yönünden pasif husumet yönünden reddine, diğer
davalı aleyhine açtığı davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili ile davalılardan Memorial Hastanesi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince; davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine; davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile, hüküm fıkrasının 3. maddesinin iptali ile yerine "davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'nin 7/2 maddesi gereğince hesap edilen 1.800,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine", yazılmasına; ilk derece mahkemesi kararının bu şekilde düzeltilmesi ve infazına karar verilmiş; karar, davacı vekili ile davalılardan Memorial hastanesi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) 6100 sayılı HMK’nın "Duruşma yapmadan verilecek kararlar" başlıklı 353/1-b-2 maddesi;
"Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzeltilerek yeniden esas hakkında (...) duruşma yapılmadan karar verilir.";
Aynı Kanunun 359/2 maddesi ise; "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." hükmünü içermektedir.
Açıklanan bu kanun hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, bölge adliye mahkemesince, ilk derece mahkemesince kanunun olaya uygulanmasında hata edilmesi ve bu hatanın düzeltilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde, ilk derece mahkemesince verilen karar kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmelidir.
Somut olayda; bölge adliye mahkemesince, davacı vekilinin istinaf isteminin kabul edilmesi nedeniyle, ilk derece mahkemesi kararı tamamen kaldırılarak, taleplerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi suretiyle yeniden esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken; infazda tereddüt oluşturacak şekilde, ilk derece mahkemesince verilen kararın (3) nolu fıkrasının kaldırılmasına karar verilmesiyle yetinilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup,bozmayı gerektirmiştir.
2)Bozma nedenine göre, davacı vekili ile davalılardan Memorial hastanesi vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/1130, K. 2020/7753, 14 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama