İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/11307 K.2021/2930

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki…

Esas2020/11307Karar2021/2930Tarih18 Mart 2021Okuma5 dk · 1.042 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2020/11307 E., 2021/2930 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Mart 2021
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.042 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı; davalı ve dava dışı ...ile 15/06/2005 tarihinde imzaladığı Marpex işletme sözleşmesi ile plastik doğrama işi yapmak üzere adi ortaklık kurduklarını, ortakların hak ve yükümlülüklerinin sözleşmede detaylı olarak belirtildiğini, sözleşmenin 3/b maddesinde belirtilen 15.000 TL sermaye koyma taahhüdünü yerine getirdiğini, buna ek olarak ortaklığın giderleri için yapılması gereken ek masraflar ve oluşan borçlar nedeniyle 25.314 TL harcadığını, ancak ortaklığın kurulmasından itibaren kar payı ödemesi yapılmadığı gibi bu yönde yaptığı taleplerin de reddedildiğini,

ayrıca yönetimde hiç söz hakkı tanınmaması nedeniyle diğer ortaklara gönderdiği ihtarname ile ortaklığı fesh ettiğini bildirdiğini ileri sürerek; fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere, ödediği 25.314 TL sermayenin 15/06/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal ticari faiziyle, ayrıca bugüne kadar oluşan kar payının her dönem için işleyecek olan ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı; sözleşme gereği kurulan işletmenin 01/07/2005 tarihinde işe başlayıp 01/04/2006 tarihinde son bulduğunu, yaklaşık 9 ay faaliyet gösteren işletme için toplamda ödenen vergiler hariç yaklaşık 50.000 TL harcama yapıldığını ancak elde edilen kazancın işyerine alınan malzemelerin satışından elde edilen gelir de dahil olmak üzere toplamda 35.140 TL olduğunu, bu durumda bir kardan söz edilemeyeceğini, davacının taahhüt ettiği sermaye gereği malzeme ödemelerini yaptığını, ayrıca toplamda 25.314 TL harcama yaptığı iddiasını kabul etmediğini, davacının bilgisayar bedelini ödediğini ancak işyerinin kapanmasından sonra davacının parasını ödediği gerekçesiyle bilgisayarı götürdüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; alınan bilirkişi raporu uyarınca ispat edilemeyen kar payı isteminin reddine, ortaklık sermaye payına yönelik talebin ise kısmen kabulü ile 17.570 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi birlikte davalıdan tahsiline dair verilen 17/02/2015 tarihli hüküm; tarafların temyizi üzerine, Dairece verilen 07/06/2017 tarihli ve 2016/745 Esas 2017/9233 Karar sayılı ilamla; davacı ile davalı ve dava dışı ... arasında bir adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu, davanın davaya konu adi ortaklığın diğer ortağı ...'e de yöneltilmesi gerektiği, mahkemece dava dışı ortak ...’in de davaya taraf olarak katılımının sağlanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; ispat edilemeyen kar payı isteminin reddine, ortaklık sermaye payına yönelik talebin ise kısmen kabulü ile 17.570 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi birlikte davalı ...’den tahsiline dair verilen 28/12/2017 tarihli hüküm; tarafların temyizi üzerine, Dairece verilen 07/11/2018 tarihli ve 2018/3509 Esas 2018/11212 Karar sayılı ilamla; taraflar arasında kurulan adi ortaklığın, TBK’nın 642 ve devamı maddeleri uyarınca tasfiye edilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur.

Bozma ilamına uyan mahkemece; tasfiye işlemlerinin üçer aylık dönemlerde tasfiye memuru tarafından üç aşamada gerçekleştirilmesine, tasfiye işlemlerini yürütmek üzere görevlendirilen tasfiye memuruna emek ve mesaisine karşılık (aylık 1.000 TL * 9 ay =) 9.000 TL ücret ödenmesine karar verildiği, tasfiye memuruna ödenecek ücret ile yine tasfiye gideri olarak belirlenen 3.000 TL’nin ikmal edilmesi için 14/11/2019 tarihli ara kararıyla davacıya iki haftalık kesin süre verildiği, ancak davacının verilen kesin süre içerisinde belirlenen ücreti yatırmaması nedeniyle iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dava, adi ortaklığın tasfiyesi istemine ilişkindir.

Dairece verilen 07/11/2018 tarihli ve 2018/3509 Esas 2018/11212 Karar sayılı ilamda da açıklandığı üzere, adi ortaklığın tasfiyesindeki aşamalar şu şekilde gerçekleşecektir:

Birinci aşamada; (taraflarca veya anlaşamamaları hâlinde mahkemece atanacak) tasfiye memuru tarafından sona erdiği tarih itibariyle ortaklığın aktif ve pasifi ile birlikte tüm mal varlığı belirlenerek hazırlanan mal varlığı bilançosu taraflara tebliğ edilmeli, bu husustaki itirazlar toplanacak delillere göre hakim tarafındaandeğerlendirilmeli,

İkinci aşamada; tasfiye memuru tarafından ortaklığın malvarlığına ilişkin satış ve nakde çevirme işlemi gerçekleştirilmeli, şayet bu mallar mevcut değilse değerleri tasfiye memuru marifetiyle saptanmalı,

Üçüncü ve son aşamada ise; yukarıdaki işlemler sonucu oluşan değerden, tasfiye memuru tarafından öncelikle ortaklığın borçları ödenmeli ve ortaklardan her birinin, ortaklığa verdiği avanslar ile ortaklık için yaptığı giderler ve katılım payı geri verilmeli, bundan sonra bir şey artarsa, bu kazanç veya zarar da belirlenerek ortaklara paylaştırılmak üzere son bilanço düzenlenmelidir.

Bu aşamalardan sonra ise; tasfiye memurunun yaptığı tasfiye işleminin sonuç bilançosuna göre hâkim, tarafların hak ve yükümlülüklerini belirleyip, tasfiye işlemini sonlandırmalı ve bu doğrultuda hüküm oluşturmalıdır.

Adi ortaklığın tasfiyesinde yukarıda belirtilen bu aşamaların tamamen uygulanması mümkün olmayabilir. Mesela, adi ortaklığın borcu yoksa, üçüncü aşamada ortakların yaptığı giderler ile katılım payı (sermaye) geri verilmeli, artan kazanç veya zarar ortaklar arasında paylaştırılmalıdır. Yine ortaklık malvarlığı satılmış ise, ikinci aşamada sadece satılan malvarlığının değeri tasfiye memuru tarafından belirlenmelidir. Bu nedenle, tasfiye aşamalarının ortaklığın niteliğine uygun olarak hakim tarafından belirlenmesi ve bu doğrultuda tasfiyenin gerçekleştirilmesi gerekir.

Diğer taraftan, TBK’nın “Tasfiye usulü” başlıklı 644 üncü maddesinin üçüncü fıkrası; “Tasfiye görevlisine ödenecek ücret, sözleşmede buna ilişkin bir hüküm veya ortaklarca oybirliğiyle verilmiş bir karar yoksa tasfiyenin gerektirdiği emek ile ortaklık malvarlığının geliri göz önünde tutularak hâkim tarafından belirlenir ve ortaklık malvarlığından, buna imkân bulunamazsa, ortaklardan müteselsilen karşılanır.”;

Aynı maddenin dördüncü fıkrası; “Tasfiye usulüne veya tasfiye sonucunda her bir ortağa dağıtılacak paya ilişkin olarak doğabilecek uyuşmazlıklar, ilgililerin istemi üzerine hâkim tarafından çözüme bağlanır.” hükmünü içermektedir.

Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece, bozma kararında belirtilen tasfiye aşamalarının zapta geçirilmesi ile yetinilmesi, bundan ayrı tasfiyenin gerektirdiği emek ile ortaklık malvarlığının geliri göz önünde tutulmaksızın belirlenen ücretin ve yapılacak işlemlerin ne olduğu belirtilmeden takdir edilen tasfiye giderinin davacı tarafından karşılanmasına karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

Buna göre, mahkemece yapılacak iş; adi ortaklığın niteliğine ve uyuşmazlığın mahiyetine uygun olarak tasfiye aşamalarında yapılacak işlemleri ve sürelerini tespit etmek, devamında tasfiyenin gerektirdiği emek ile ortaklık malvarlığının geliri göz önüne alınarak görevlendirilen tasfiye memuru için belirlenecek olan ücretin; ortaklık mal varlığından, imkan bulunmadığı takdirde ise ortaklar tarafından müteselsilen karşılanmasına karar vermek, tasfiye usulü ile tasfiye aşamalarında ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkları çözüme bağlamak, tasfiye memurunca yapılan tasfiye işleminin sonuç bilançosuna göre tarafların hak ve yükümlülüklerini saptamak ve hasıl olacak sonuca göre tasfiye işlemini sonlandırarak hüküm tesis etmek olmalıdır.

2- Bozma nedenine göre, davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK'nın 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/11307, K. 2021/2930, 18 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/11307
Karar No
2021/2930
Tarih
18 Mart 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/11309 K.2021/9037
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/11309 K.2021/3440
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2020/11310 K.2021/3726
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2020/11310 K.2021/4319
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2020/11312 K.2021/6398
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2020/11312 K.2021/2927

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.