KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2020/12033 E., 2021/2213 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2021
Karar Metni
443 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı ile aralarında 01/06/2011 başlangıç tarihli iki yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğunu, dava konusu dükkan davalı tarafından 01/06/2011- 22/01/2014 tarihleri arasında kullanıldığı halde kira bedeli ödenmemesi üzerine başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamını, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini ve alacaklara takip tarihinden itibaren faiz uygulanmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 26/11/2018 tarih 2017/2549 Esas 2018/12015 Karar sayılı ilamı ile " ..Davalı kiracıya dava açılmasında usulsüzlük bulunmadığından mahkemece 01/06/2011 başlangıç tarihli kira sözleşmesine göre uyuşmazlık incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, Mahkemece davanın kabulü ile ... İcra Müdürlüğü'nün 2015/1280 Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına; icra takibine konu alacağın %20 'si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı tarafından 14/01/2015 tarihinde davalı aleyhine başlatılan takipte, 2011-2012-2013 yıllarına ait kira bedeli yönünden asıl alacak 30.600TL ile faiz toplamı 38.095,79TL yönünden talepte bulunulduğu; davalının takibe itirazı üzerine eldeki davanın 30.600TL asıl alacak yönünden harç yatırılarak açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davanın kabulü ile icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiş ise de dava dilekçesindeki talep ve davacı tarafından yatırılan harç miktarı gözetildiğinde, takibin asıl alacak yönünden iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki; yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın düzeltilerek onanması HUMK 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/12033, K. 2021/2213, 3 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama