İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/12323 K.2021/2219

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada kira parası iadesi, karşı alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl ve birleşen dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına; karşı dava yönünden ise davanın kabulüne yönelik olarak verilen…

Esas2020/12323Karar2021/2219Tarih3 Mart 2021Okuma5 dk · 1.007 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2020/12323 E., 2021/2219 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Mart 2021
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.007 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada kira parası iadesi, karşı alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl ve birleşen dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına; karşı dava yönünden ise davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı- karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Asıl davada davacı; davalılar ..., ... ve ... ile aralarında 01/01/2011 başlangıç tarihli on yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğunu, kiralananda yapılan tespit sonucunda riskli yapı olduğunun belirlendiğini, kiralananın bu haliyle kullanılmasının imkansız olduğunu, 31/12/2013 tarihli ihtar ile sözleşmenin feshedildiğini belirterek peşin ödenen kira bedelinden kullanılmayan süre kadar olan 41.331,75TL'nin ihtar tarihinden iade tarihine kadar geçecek süre için Tüfe endeksindeki yıllık artış oranı üzerinden hesaplanacak olan farkı ile birlikte iadesine karar verilmesini istemiştir.

Birleşen davada davacı; davalı ... ile aralarında 01/05/2013 başlangıç tarihli on yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğunu, kiralananda yapılan tespit sonucunda riskli yapı olduğunun belirlendiğini, kiralananın bu haliyle kullanılmasının imkansız olduğunu, 31/12/2013 tarihli ihtar ile sözleşmenin feshedildiğini belirterek peşin ödenen kira bedelinden kullanılmayan süre kadar olan 7.500TL'nin ihtar tarihinden iade tarihine kadar geçecek süre için Tüfe endeksindeki yıllık artış oranı üzerinden hesaplanacak olan farkı ile birlikte iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar, asıl ve birleşen davanın reddini, birleşen davada açtıkları karşı davada ise; sözleşmenin süresi içinde feshedilmediğinden aynı şartlarla bir yıl uzadığını belirterek şimdilik 15.000TL kira alacağının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte; bu talebin kabul görmemesi halinde fesih ihtarının tebliğ edildiği tarih dikkate alınarak yeni dönem için geçen 3 günlük süre ile iki aylık makul süre kira bedeli yönünden şimdilik 15.000TL 'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı karşı davacıdan tahsilini istemişler, 16/12/2019 tarihli dilekçe ile dava değerini 31.670,27TL'ye artırmışlardır.

Mahkemece, asıl davanın reddine; birleşen davanın kısmen kabulü ile 3.333,35TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı karşı davacılardan tahsiline; karşı davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı(karşı davalı) ile davalılar (karşı davacılar) tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 23/06/2016 tarih 2015/8756 esas 2016/4951 karar sayılı ilamı ile davacı karşı davalının asıl ve birleşen davada kira alacağı istirdatına ilişkin verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile "...Davalı - karşı davacılar yönünden yapılan temyiz incelemesinde.

Kiracı, kiralananın depreme dayanıklı olmadığından 31/12/2013 düzenleme ve 03/01/2014 tebliğ tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshetmiş, kiralananın anahtarını da aynı tarihte notere tevdi ettiğini bildirmiştir. Davacı, sözleşmede kararlaştırılan ihbar şartına uymadan kiralananı tahliye ettiğinden feshi haklı sayılamaz. Bu durumda ihtarnamenin tebliğ tarihini tahliye tarihi olarak kabul etmek gerekir.

Bu nedenle kiracı kiralananın tahliye tarihine kadar ödenmeyen ve tahliyeden sonra da iki aylık makul süre kira bedelinden sorumludur. " gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; asıl dava yönünden davanın reddine, birleşen Kayseri 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/463 Esas sayılı dava dosyası yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiği ve verilen kararların Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin 23/06/2016 tarih 2015/8756 esas 2016/4951 karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilerek kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına;

karşı davanın ıslah edilmiş hali ile kabulüne, 13.574,52TL kira alacağı ve makul süre kira tazminatı 18.095,74TL olmak üzere toplam 31.670,27TL'nin, 15.000TL'sinin dava tarihinden itibaren, geriye kalan 16.670,27TL'sinin de ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı- karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı- karşı davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı- karşı davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2- Davacı- karşı davalının ödenmeyen kira alacağına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar.

Belirtilmelidir ki; bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlanan bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Y.İ.B.K.). Bu ilke kamu düzeni ile ilgili olup, Yargıtay'ca kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Hakimin değişmesi dahi açıklanan bu hukuki ilkeye etki yapamaz.

Somut olayda, bozmaya uyulduğu halde bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Davacı kiracı şirket ile davalı kiraya verenler arasında imzalanan 01/01/2011 başlangıç tarihli 10 yıl süreli kira sözleşmesi ve 01/05/2013 başlangıç tarihli 10 yıl süreli kira sözleşmesi hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kiracı, kiralanan depreme dayanıklı olmadığından bahisle 31/12/2013 düzenleme 03/01/2014 tebliğ tarihli ihtarnameye göre davalılar ile aralarında bulunan sözleşmeleri feshetmiş olup, kiralananların anahtarlarını da

aynı tarihte notere tevdi ettiğini bildirmiştir. Bu durumda ihtarnamenin tebliğ tarihi tahliye tarihi olarak kabul edileceğinden kiracı 03/01/2014 tarihine kadar ödenmeyen kira bedelinden sorumludur.

Bozma doğrultusunda dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunda 01/01/2013 - 31/12/2013 dönemine ilişkin ödenmeyen kira bedelinin 13.574,52TL olduğu hesaplanmış ise de kiraya verenler tarafından 28/04/2014 tarihinde açılan karşı davada, yeni dönem için ödenmeyen kira bedelinin 3 gün olduğu, kiracı tarafından da yargılama sırasında 2013 yılı kira dönemine ilişkin taraflar arasında herhangi bir çekişmenin bulunmadığı bildirilerek ödeme dekontlarının dosyaya sunulduğu; bozma ilamında da kiracının kiralananın tahliye tarihine kadar ödenmeyen kira borcundan sorumlu olduğu belirtildiği halde, mahkemece ödemeye ilişkin herhangi bir araştırma yapılmaksızın bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.

O halde mahkemece yapılacak iş; gerekirse ödemeye ilişkin araştırma yapılarak, 01/01/2013- 31/12/2013 dönemine ilişkin herhangi bir borcun olup olmadığının tespit edilmesi; 2013 yılı kira dönemine ilişkin kira borcu bulunmadığının belirlenmesi halinde 01/01/2014 tarihinde başlayan kira dönemi için ihtarın tebliğ edildiği 03/01/2014 tarihi gözetilerek 3 günlük kira bedeline hükmedilmesi gerekir iken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/12323, K. 2021/2219, 3 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/12323
Karar No
2021/2219
Tarih
3 Mart 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/12324 K.2021/11457
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/12325 K.2021/2190
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/12326 K.2021/10773
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/12326 K.2021/3574
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/12326 K.2021/2298
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/12330 K.2021/7963

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.