İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/12409 K.2021/3851

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen asıl ve birleşen maddi ve manevi tazminat davasında asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi…

Esas2020/12409Karar2021/3851Tarih8 Nisan 2021Okuma11 dk · 2.149 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2020/12409 E., 2021/3851 K.·Mahkemesi : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi Birleşen Kadirli 2. Ahm'nin 2015/638 E.sayılı Dosyasında; İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Nisan 2021
Mahkemesi
ANKARA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.149 kelime·11 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen asıl ve birleşen maddi ve manevi tazminat davasında asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; davacı vekili ile davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davacı vekili ile davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı asıl davada, elektrik tesisat ustası olup 20/09/2008 tarihinde TEDAŞ'a ait elektrik direğinden elektrik çarpması sonucu yüksekten düşerek ağır yaralandığını, TEDAŞ tarafından hattın bakım ve onarımlarının yapılmadığından , lamba değişikliğinin vatandaşlar tarafından yapıldığını, olay nedeni ile davalının kusursuz sorumlu olduğunu,

ailesinin geçimini karşılayan tek kişi olduğunu ve kaza tarihi itibariyle aylık 1.000 TL gelir elde ettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları ile manevi tazminata yönelik hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak tarafına verilmesini istemiş, birleşen davada ise; asıl davadaki taleplerini davalı ...Ş.'ye yöneltmiş, 11/09/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile asıl ve birleşen davadaki maddi tazminat taleplerini 46.848,00 TL'ye yükseltmiş, ayrıca 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir.

Davalı TEDAŞ; Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş. ile arasındaki 24/07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesinin 7. maddesinde, devirden sonra açılacak davalarda Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin taraf olduğunun açıkça belirlendiğini, olayın devir tarihinden sonra gerçekleşmesi nedeni ile davada husumeti olmadığını ileri sürerek davanın reddini dilemiştir. Davalı ...Ş. birleşen davada; davanın zamanaşımına uğradığını, kusurunun olmadığını, zarar görenin ağır kusuru ile illiyet bağının kesildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.

İlk derece mahkemesince; davalı Tedaş Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin dava konusu bölgedeki işletme ve bakım sorumluluğunu 24/07/2006 tarihinde, Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş.'ye devretmesi nedeniyle meydana gelen olayda husumet ehliyetinin bulunmadığı, Yönetmeliklerle kendisine verilen, genel aydınlatma sistemleri kurma, işletme ve bunların bakımını yapma görevlerini yerine getirmeyen davalı ...Ş.'nin ise, olayın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olduğu gerekçeleriyle davalı TEDAŞ aleyhine açılan asıl davanın husumet nedeniyle reddine;

birleşen (Kadirli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/638 esas sayılı) dosyada 45.681,00 TL daimi maluliyet, 1.167,00 TL'lik geçici maluliyet olmak üzere toplam 46.848,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın kabulü ile olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı ...Ş. tarafından istinaf edilmiştir.

Bölge adliye mahkemesince; dosya kapsamı, mevcut delil durumu, hükme esas alınan bilirkişi heyeti tespit raporu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemece kurulan hükümde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı ...Ş. tarafından temyiz edilmiştir.

1-)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, davalı ...Ş.'nin tüm, davacının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-) Davacının asıl davada, davalı TEDAŞ'a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Dava; Türk Borçlar Kanununu'nun 69. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. (TBK m.69; BK m.58) Enerji nakil hatları da yapı eseri niteliğinde olup, bölgede elektrik enerjisinin dağıtımını yerine getirmektedir.

Elektrik dağıtım piyasasının en temel aktörü Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) tüzel kişiliğe sahip, özel hukuk hükümlerine tabi, faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu sermayesi ile sınırlı, elektrik dağıtımıyla, elektriğin tüketicilere perakende satışı ve tüketicilere perakende hizmeti verilmesiyle iştigal eden bir iktisadi devlet teşekkülüdür.

Doğal tekel niteliğindeki elektrik dağıtım faaliyeti 4628 sayılı Kanun öncesinde TEDAŞ tarafından gerçekleştirilmekte iken, 4628 sayılı Kanun uyarınca, dağıtım sektörünün, EPDK tarafından verilen dağıtım lisanslarıyla bölgesel tekeller olarak işletilmesi öngörülmüştür.

17.03.2004 tarihinde Yüksek Planlama Kurulu'nun 2004/3 sayılı kararıyla onaylanarak yürürlüğe giren "Elektrik Enerjisi Sektörü Reformu ve Özelleştirme Stratejisi Belgesi" (Strateji Belgesi) ile elektrik dağıtım ve üretim alanları için özelleştirme girişimi başlatılarak özelleştirme uygulamalarına dağıtım sektöründen başlanacağı belirtilmiş, Strateji Belgesi'ndeki eylem planına uygun olarak Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı kararıyla TEDAŞ, özelleştirme programına alınmıştır.

Bu kapsamda, söz konusu Yüksek Planlama Kurulu kararı ekinde yer alan dağıtım bölgelerinin şirketleştirilmesinin tamamlanarak TEDAŞ'ın hissedarı olduğu ve dağıtım, perakende satış hizmeti yürüten 20 dağıtım şirketi oluşturulmuştur.

İşlem tarihinde yürürlükteki haliyle 4628 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, "TEDAŞ'ın faaliyet alanında yer alan ve dağıtım faaliyeti için gerekli olan işletme ve varlıklar üzerinde, mülkiyeti saklı kalmak kaydı ile TEDAŞ ile belirlenen dağıtım bölgelerinde faaliyet göstermek üzere kurulan elektrik dağıtım şirketleri arasında işletme hakkı devir sözleşmesi düzenlenebilir." kuralı uyarınca,

TEDAŞ ile %100 hisselerine sahip olduğu 20 elektrik dağıtım şirketi arasında dağıtım varlıklarının işletilmesine yönelik idarî sözleşme niteliğine sahip "İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi" imzalanmış ve Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 07.11.2005 tarih ve 2005/125 sayılı kararıyla da; sermayesinin %100'ü TEDAŞ'a ait olan ve elektrik dağıtım bölgelerinde dağıtım lisansı ile TEDAŞ'ın uhdesinde bulunan dağıtım sisteminin işletme hakkına sahip olan veya ileride sahip olacak dağıtım şirketlerinin hisselerinin blok olarak satış yöntemi ile özelleştirilmesine karar verilmiştir.

Diğer davalı ...Ş. de bu kapsamda belirlenen 20 dağıtım bölgesinden birinde kurulan bir dağıtım şirketidir.

4628 Sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 14. maddesinde TEDAŞ'ın özelleştirilmesine ilişkin olarak “Bakanlık, TEDAŞ, Elektrik Üretim Anonim Şirketi, bunların müessese, bağlı ortaklık, iştirak, işletme ve işletme birimleri ile varlıklarının özelleştirilmesine yönelik öneri ve görüşlerini Özelleştirme İdaresi Başkanlığına bildirir.

Özelleştirme işlemleri, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hükümleri dairesinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yürütülür.(Ek fıkra: 10/05/2006-5496 S.K./4.mad.) TEDAŞ'ın faaliyet alanında yer alan ve dağıtım faaliyeti için gerekli olan işletme ve varlıklar üzerinde, mülkiyeti saklı kalmak kaydı ile TEDAŞ ile belirlenen dağıtım bölgelerinde faaliyet göstermek üzere kurulan elektrik dağıtım şirketleri arasında işletme hakkı devir sözleşmesi düzenlenebilir.

Bu özelleştirme uygulamaları çerçevesinde, bu Kanunda belirtilen piyasa faaliyetlerinde yer alan gerçek ve tüzel kişilerden, yabancı gerçek ve tüzel kişiler elektrik üretim, iletim ve dağıtım sektörlerinde, sektörel bazda kontrol oluşturacak şekilde pay sahibi olamazlar.

(Ek fıkra:09.07.2008-5784 S.K./4.mad.) Elektrik Üretim Anonim Şirketi ve/veya müessese, bağlı ortaklık, iştirak, işletme ve işletme birimleri ile varlıkları özelleştirme programına alınsa bile bunların bağlı oldukları Bakanlık veya kurumları ile ilgileri ve mülkiyetinin bağlı bulundukları kurum ve/veya kuruluşlara aidiyeti aynen devam eder.

Ancak, bu kuruluşların özelleştirmeye hazırlanmalarına yönelik teknik, mali, idari ve hukuki işlemler, personele ilişkin işlemler ve özelleştirilmelerine ilişkin iş ve işlemler, 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilir.

Ancak bu kuruluşların ve bu kapsamda oluşturulabilecek yeni anonim şirketlerin yönetim kurulu başkanlığı ve üyelikleri, denetim ve tasfiye kurulu üyelikleri ve genel müdürlükleri ile ait oldukları kuruluşlardan ayrı olarak özelleştirme programına alınan ve anonim şirkete dönüştürülmelerine gerek görülmeyen müesseselerde, müessese müdürlükleri ve yönetim komitelerine, işletme ve işletme birimlerinde bunların müdürlüklerine yapılacak atamalar ve bu görevlerden alınma işlemlerine ilişkin olarak Başbakana teklifte bulunma yetkisi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanına aittir.

Başbakan bu maddeyle ilgili yetkisini Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanına devredebilir. “ düzenlemesine yer verilerek, TEDAŞ ile belirlenen dağıtım bölgelerinde faaliyet göstermek üzere kurulan elektrik dağıtım şirketleri arasında işletme hakkı devir sözleşmesi imzalanması ancak konusunu oluşturan yapı ve tesisler üzerinde TEDAŞ 'ın mülkiyet hakkı saklı tutularak mümkün kılınmıştır.

4046 Sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un 18/A maddesinde özelleştirme yöntemleri düzenlenirken, kiralama ve işletme hakkının devredilmesi de özelleştirme yöntemleri arasında gösterilmiş ayrı ayrı belirtilmiş, 18/A-b maddesinde kiralama “kuruluşların aktiflerindeki varlıklarının kısmen veya tamamen bedel karşılığında ve belli bir süre ile kullanma hakkının verilmesidir.”, şeklinde,

18/A-c maddesinde İşletme Hakkının Verilmesi “Kuruluşların bir bütün olarak veya aktiflerindeki mal ve hizmet üretim birimlerinin-mülkiyet hakkı saklı kalmak kaydıyla bedel karşılığında belli süre ve şartlarla işletilmesi hakkının verilmesidir.” şeklinde tanımlayarak, her iki durum biribirinden ayrılmıştır. İşletme hakkının devredilmesinde “belirli süre” ile devredilebileceği kabul edilmiştir.

İşletme hakkının devredilmesinde esas olan bir malın kullanımı değil, Kamu İktisadi Kuruluşu tarafından hali hazırda yürütülmekte olan hizmetlerinin, işletme hakkını devralan tarafından yerine getirilmesine devam edilmesi ve hizmetlerin iyileştirilmesidir.

Bu duruma göre olayın gerçekleştiği enerji nakil hattının işletme hakkı devir sözleşmesi ile (mülkiyetinin değil ) diğer davalıya işletim hakkının devredildiği, TEDAŞ'ın faaliyet alanında yer alan ve dağıtım faaliyeti için gerekli işletme ve varlıklardan olduğu konusunda şüphe bulunmayan enerji nakil hattı üzerindeki mülkiyet hakkı kanun düzenlemesinde de saklı tutulmuştur.

Yapı niteliğinde olan enerji nakil hattından kaynaklı elektrik çarpması sonucunda yaralanma olayından dolayı yapının esas sahibi olarak TEDAŞ ile diğer işletme hakkı sahibi davalı ... şirketinin birlikte sorumluluğu bulunmaktadır.

Somut olayda, davacı davalılardan TEDAŞ'ın yapı sahibi olarak maliki olduğu, diğer davalının ise işletme hakkı devir sözleşmesiyle işletmekte bulunduğu enerji nakil hattından kaynaklı elektrik çarpması sonucunda yaralanmasından dolayı, asıl davada TEDAŞ'tan maddi tazminat (geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı) isteminde bulunmuştur.

Elektrik enerjisinin, varlığı, nakli, dağıtımı ve niteliği itibariyle bir tehlike ve dolayısı ile zarar doğurma ihtimali taşıdığından, enerji nakil hatlarından dolayı TBK m.71 uyarınca işletme hakkı sahibi olan dağıtım şirketi ve yapı maliki olarak TEDAŞ ın enerji nakil hatları ile tesislerinin malik ve işleticisi ile birlikte "tehlike sorumluluğu" da bulunmaktadır. Davalı her iki şirketin sorumluluğu, bir sebep sorumluluğu olan kusursuz (objektif) sorumluluktur.

Davalı TEDAŞ, davada husumetin yanlış yöneltildiğini, imzalanan 24/07/2006 tarihli "İşletme Devir Hakkı Sözleşmesi" ile davaya konu enerji hattının ve bu hattan kaynaklanan sorumluluğun Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş.'ye devredildiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, işletme devir hakkı sözleşmesi ile hattan kaynaklı sorumluluğun Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş.'ye devredilmesi nedeni ile davalı TEDAŞ'ın olay nedeni ile sorumluluğu olmadığı gerekçesiyle asıl davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmiştir.

Her ne kadar, TEDAŞ ile Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş. arasında sorumluluğa ilişkin düzenlemeler içeren işletme hakkı devir sözleşmesi var ise de; davacı bu sözleşme yönünden 3. kişi konumunda olup, sözleşme hükümleri davacı yönünden bağlayıcı değildir. Sözleşme, ancak iç ilişkide, diğer bir anlatımla sözleşmenin tarafları arasında uygulanabilir. Olayın gerçekleştiği tarihte ve halen enerji nakil hattının maliki ilgili kanun gereği davalı TEDAŞ olup, diğer davalı bu enerji hatlarının işleticisi konumunda bulunduğundan husumetin TEDAŞ' a yöneltilmesinde bir hata yoktur.

O halde mahkemece, olay tarihinde enerji nakil hattının maliki olması nedeniyle TBK m.71 uyarınca "Tehlike Sorumluluğu" ile TBK m. 69 uyarınca "Yapı malikinin sorumluluğu" na dayanarak TEDAŞ'a husumetin yöneltilebileceği dikkate alınarak asıl davada da işin esasına girilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı gerekçelerle husumet yokluğundan reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın asıl dava bakımından bozulması gerekmiştir.

İlk derece mahkemesi kararının, yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmiş olduğundan, HMK'nın 373 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, iş bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının da kaldırılmasına karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı ...Ş.'ni tüm davacının sair temyiz itirazlarının reddine; ikinci bentte açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nın 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, asıl dava yönünden temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, aynı Kanun'un 371 inci maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 08/04/2021 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞIOY

Mustafa Karasüleymanoğlu’nun evinin önünde bulunan sokak aydınlatma direğinde bulunan lambanın patlaması sonucu serbest elektrik tesisat ustası olarak çalışan davacı ...’ın Mustafa tarafından tamirat için çağrılması sonucu davacı tamirat esnasında 20.9.2008 tarihinde direkten düşerek yaralanmıştır. Davacı tarafından maddi ve manevi tazminat istenmiştir.

Daire çoğunluğu ile aramızdaki ihtilaf, davalı TEDAŞ’ın olayda sorumlu olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır.

Daire çoğunluğu tarafından TEDAŞ’ın, sokak aydınlatma direğinin mülkiyetinin TEDAŞ’a ait olması nedeniyle TBK 69. madde uyarınca ve aynı zamanda enerji nakil hattının işletilmesinden doğan TBK madde 71 kapsamında tehlike sorumluluğu nedeniyle sorumlu olacağına karar verilmiştir.

Davalı TEDAŞ ile diğer davalı ... AŞ arasında 24.7.2006 tarihinde işletme hakkının devri sözleşmesi imzalanmıştır. Kaza devir sözleşmesinden sonra vuku bulmuştur. Sözleşmenin 3.1. maddesine göre devir sözleşmesinin konusunu, dağıtım bölgesindeki mevcut ve yeni yapılacak elektrik dağıtım sisteminin, dağıtım tesislerinin ve dağıtım tesislerinin işletilebilmesi için varlığı zorunlu diğer taşınır ve taşınmazların dağıtım faaliyeti için işletme hakkının devrini oluşturmaktadır. Elektrik dağıtım sistemindeki tesislerin mülkiyeti TEDAŞ’a aittir.

Davalı taraflar arasındaki sözleşme ile elektrik tesisisin işletilmesi tamamen Toroslar Elektrik Dağıtım AŞ’ye ait olup TEDAŞ’ın işletme ile ilgisi ve görevi kalmamıştır. Sözleşme kapsamına göre elektrik işletmesini birlikte yapmaları ve sorumlu olmaları düşünülemez.

Meydana gelen kaza, sokakta bulunan aydınlatma direğinin patlak ampulünün değiştirilmesi sırasında olduğundan yapılan işi nitelemek gerekir. Sokak direklerinin mülkiyeti TEDAŞ’a ait olsa da aydınlatmanın devamının sağlanması ve mevcut arızaların giderilmesi Toroslar şirketinin işletme hakkı kapsamındadır. Kaza yapı eseri olan direğin varlığından veya (örneğin direğin devrilmesi gibi) direğin oluşturduğu kaza değildir. Kaza tamamen işletme hakkının yürütülmesinden doğmuştur. Kaldı ki, sokak direklerindeki patlak ampullerin değiştirilmesi ve onarılması vatandaşlara ait olmayıp elektrik şirketine aittir. Patlak ampulün değiştirilmesi yapı eseri niteliğinde değildir. Bu nedenle olayda TBK madde 69 kapsamında yapı malikinin sorumluluğuna gidilemeyeceğinden davalı TEDAŞ sorumlu tutulamaz.

TBK 71. madde tehlike sorumluluğunu düzenlemektedir. Önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin faaliyetinden zarar doğması gerekir. Yapılan sözleşmeye göre işletme hakkı tamamen Toroslar şirketine devredilmiş, TEDAŞ’ın işletme hakkı ve görevi sona ermiştir. Patlak ampulün değiştirilmesi, onarılması TEDAŞ’ın görevleri arasında değildir. Elektrik dağıtım sistemi TEDAŞ tarafından işletilmediğinden, işletme faaliyeti bulunmadığından TEDAŞ yönünden madde 71 kapsamında tehlike sorumluluğuna da gidilemez. Tehlike sorumluluğu tesise malik olmakla değil, bu tesisin işletilmesi ile doğar.

Yukarıda yazılan gerekçelerle olayda TBK m. 69 ve 71. madde kapsamanda TEDAŞ’ın sorumluluğuna gidilemeyeceğinden usul ve yasaya uygun bulunan yerel mahkeme kararının onanması düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.08/04/2021

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/12409, K. 2021/3851, 8 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Yargıtay Kararı
  4. Karşıoy
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/12409
Karar No
2021/3851
Tarih
8 Nisan 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/12410 K.2021/4887
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2020/12410 K.2021/12345
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2020/12411 K.2021/12346
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2020/12412 K.2021/17498
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2020/12413 K.2021/12347
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2020/12414 K.2021/16470

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.