İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/1252 K.2020/6595

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen muarazanın men'i ile menfi tespit davasının kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine…

Esas2020/1252Karar2020/6595Tarih16 Kasım 2020Okuma4 dk · 799 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2020/1252 E., 2020/6595 K.·Mahkemesi : Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Kasım 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

799 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen muarazanın men'i ile menfi tespit davasının kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı.

15.10.2003 tarihli yazı ile davalı kurum; hak sahiplerinin bilgisi dışında şeklen sahih içerik itibariyle sahte reçete kabul ederek sandığa fatura ettiği ve yazılı ilaçların tamamının verilmemesine rağmen vermiş gibi fatura ettiği gerekçesiyle sözleşmesinin 7 yıl süreyle feshedilmesine ve kamu zararının yasal faizi ile tahsil edilmesine karar verildiğinin bildirildiğini, oysa bahse konu reçetelerin gerçek raporlara dayalı olup, kendisinin şeklen sahih olan reçetenin içerik olarak sahte olduğunu bilmesinin mümkün olmadığı gibi bunu araştırma ve yorumlama hakkı ve görevi de bulunmadığını,

ayrıca kendisi ile Terme Devlet Hastanesi görevlileri ve ilaç mümessilleri arasında hiç bir maddi veya manevi bağ bulunmadığını ileri sürerek; davalının yarattığı muarazanın men'ine, davalıya 1.419.790.500 TL borçlu olmadığının tespitine, paranın ödenmiş olması halinde reeskont faiziyle birlikte davalıdan istirdatını talep etmiştir.

Davalı; davacının, hak sahibinin bilgisi dışında ...

Devlet Hastanesinde görev yapan ... tarafından düzenlenen ve ilaç mümessili ... tarafından eczaneye götürülen şeklen sahih, içerik itibariyle sahte olan reçeteleri kabul ederek sandığa fatura ettiği ve bedelini tahsil ettiğinin anlaşıldığından 2002 ve 2003 yılı Bütçe Uygulama Talimatına ek protokolün ‘Sözleşmenin Feshini Gerektiren Hususlar’ Bölümünün 1.maddesinin ‘j’ bendi gereğince sözleşmesi 7 yıl süreyle feshedildiğini, davaya konu ‘reductil’ adlı ilaca ait depo çıkış listeleri incelendiğinde; davacıya ait eczanenin 11.07.2002 tarihinde 10 adet ... aldığının görüldüğü,

‘reductil’ adlı ilaçtan alımların ... adlı firmanın ilaç mümessili olan dava dışı ... ’ın ilacı tanıtmaya başladığı 2002 yılının Haziran ayında başladığı, bu ilacın herkes tarafında kullanılan bir ilaç olmayıp rapora bağlı kullanılması nedeni ile çok yoğun satışının olmaması, diğer eczanelerin birer ikişer adet almalarına rağmen, davacı eczane tarafından çok sayıda alımların yapılmış olduğu, eczaneye gelen ‘reductil’ reçetelerinden altısının aynı tarihli ve protokol numaralarının da arka arkaya olduğu, bu kadar rastlantının bir araya gelmesinin mümkün olamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince; yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde, davacının mesleki kusuru bulunduğuna dair bir bulguya rastlanmadığı, dava dışı sağlık mümessilleri ile davacı arasında herhangi bir bağ tespit edilemediği gerekçesiyle; davanın kabulüne, 15.10.2003 tarih ve 02.09/369 nolu yazı ile bildirilen fesih işleminin geçersiz olduğunun tespiti ile fesih işlemi nedeniyle oluşan muarazanın önlenmesine, davacının 1.419,79 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; hükme karşı, davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge adliye mahkemesince; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş, karar; davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Somut olayda; davalı kurum tarafından yapılan soruşturma sırasında ifadesi alınan bir kısım sigortalının, cezai işleme konu reçeteyi kendisinin yazdırmadığını, bu rapor ve reçete için kendisinin hastaneye gitmediğini, Dr. ... ’a muayene olmadığını, bir kısmının ise reçetede yazılı ilaçları bu miktarda almadığını beyan etmesi üzerine davacı eczacıya, davaya konu cezai işlemin uygulandığı anlaşılmaktadır.

Dosya arasında bulunan Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/48 E. -2013/11 K. sayılı dosyası incelendiğinde ise; davacı eczacı ... ile dava dışı sanıklar ... ..., ... ... ve bir kısım eczacının cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak ve dolandırıcılık suçundan dolayı kamu davası açıldığı, ancak uzamış zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle davacı hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine, ancak ... ve ... adlı firmanın ilaç mümessili olan ...’ın sabit olan resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği, verilen kararın kesinleştiği, bu karara göre ... ve ... adlı firmanın ilaç mümessili olan ...’ın sahte reçete düzenleyerek, bunları kullandıkları anlaşılmaktadır.

Bu noktada; her ne kadar davacı eczacı hakkında açılan ceza davası zamanaşımı nedeni ile düşmüş olsa da dava dışı ... ve ... adlı firmanın ilaç mümessili olan ...’ın sahte reçete düzenleyerek resmi belgede sahtecilik suçunu işlediklerinin sabit olması ve dosyaya yansıyan bilgilerden dava konusu olan ‘reductil’ adlı ilacın herkes tarafından kullanılmaması, ancak raporla alınabiliyor olması, dava dışı eczaneler tarafından ancak 1-2 tane alınıyor iken davacı eczane tarafından çok sayıda alınmış olması gibi hususlar göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu cezai işleme konu reçetelerin sahte olup olmadığı,

sigortalıların kendisi tarafından yazdırılıp yazdırılmadığı, ilaçları kullanıp kullanmadıklarının tespiti hususunda cezai işleme konu reçete sahibi sigortalıların ifadeleri büyük önem arz etmektedir. Ne var ki mahkemece; anılan şahıslar dinlenmeden karar verilmiş olduğu görülmektedir.

Buna göre, ilk derece mahkemesince; cezai işleme konu reçetelerin adına yazıldığı sigortalılar tanık olarak dinlenilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. İlk derece mahkemesi kararının, yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmiş olduğundan HMK'nın 373/1 maddesi uyarınca işbu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının da kaldırılmasına karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nın 373/1 maddesi uyarınca temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının davalı yararına BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, kesin olmak üzere 16/11/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/1252, K. 2020/6595, 16 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/1252
Karar No
2020/6595
Tarih
16 Kasım 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2020/1252 K.2020/3952
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/1253 K.2020/5699
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/1254 K.2020/6555
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/1255 K.2020/6556
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2020/1257 K.2020/16578
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/1258 K.2020/6492

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.