KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2020/1454 E., 2020/2025 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2020
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalı şirket ile aralarında 06/01/2010 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğunu, davalı şirket yetkililerince daha önceki dava dışı kiracı ... şirketine olan 11.301,44 TL borcunu ödedikleri takdirde ödenen paranın kiradan mahsup edileceği hususunda anlaşmaları üzerine dava dışı ... Şirketine banka havalesi yoluyla ödeme yaptıklarını, söz konusu ödemenin kira borcuna mahsup edilmediğini belirterek; ödedikleri bedelin iadesi için davalı şirket aleyhine icra takibi başlattıklarını, başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini ileri sürerek; icra takibine vaki itirazın iptaline ve %40 dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; davacının iddialarını kabul etmediklerini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davasının zamanaşımından reddine dair verilen hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 25/02/2015 tarih 2014/6300 Esas- 2015/1783 Karar sayılı ilamı ile, uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığı, buna göre görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle hüküm bozulmuş; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne dair verilen hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, bu defa da Dairemizin 28/03/2019 tarih 2017/4781 Esas- 2019/2736 Karar sayılı ilamı ile,
davanın itirazın iptali davası olduğu nazara alınarak davacının talepleri doğrultusunda hüküm tesis edilmesi gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak şekilde davanın sadece kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden bahisle bozulmuştur.
Bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulü ile ...İcra Müdürlüğü'nün 2012/570 Esas sayılı dosyasına karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda; Taraflar arasında akdedilen 06/01/2010 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi ile otelin kiralandığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki asıl uyuşmazlık, kira borcundan mahsup edilmek üzere üçüncü kişiye ödenen paranın kiraya verenden talep edilip edilmeyeceği noktasındadır.
Davacı, önceki kiracıya yapılan ödemenin kira bedelinden mahsup edileceği hususunda davalı kiraya veren ile anlaştıklarını ancak ödenen 11.301,44 TL'nin kira borcundan mahsup edilmediği iddiasıyla iş bu davayı açmış ise de, kira sözleşmesi incelendiğinde davacının talebinde olan bedelin kiracı (davacı) tarafından ödeneceğine dair kira sözleşmesinde herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Davalının, davacının iddiasına karşı çıktığı ve ispat yükü üzerinde olan davacının iddiasını ispat edemediği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/1454, K. 2020/2025, 4 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama