İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/1460 K.2020/1881

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının reddine dair verilen hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının…

Esas2020/1460Karar2020/1881Tarih2 Mart 2020Okuma6 dk · 1.276 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2020/1460 E., 2020/1881 K.·Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Mart 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.276 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının reddine dair verilen hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı, dava dilekçesinde özetle; davalıların vekil kıldığı davalı ... ile iki adet dükkan için kira ön sözleşmesi yapıldığını, davalılara 04/03/2016 tarihinde 108.000 TL ödeme yaptığını ancak aradan geçen uzun süreye rağmen kiralananları teslim alamaması nedeniyle davalılara ...

Noterliğinin 01/11/2016 tarih ve 8184 yevmiye numaralı ihtarnamesini göndererek ön sözleşmenin geçmişe dönük olarak feshedildiğini ve geçersiz sözleşme nedeniyle ödenen 108.000TL’nin ödeme tarihi olan 04/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 15 gün içinde hesabına nakten ve def'aten ödenmesini aksi halde alacak davası açılacağını ihbar ve ihtar ettiklerini, 07/11/2016 tarih ve 8325 yevmiye numaralı cevabi ihtarname ile ihtarnamenin içeriğinin teyit edildiğini,

"Çok kısa bir süre içinde yükümlü olduğumuz edim ifa edilerek taşınmaz tamamlanmış ve tarafınıza teslim edilecek hale getirilmiştir." ifadesiyle sözleşme bedelini ödemeyeceklerini bildirdiklerini, ...

Sulh Hukuk Mahkemesi 2016/35 D.İş sayılı dosyasında yapılan tespit talebi üzerine 11/11/2016 tarihinde keşif yapıldığını ve keşif sonrası alınan bilirkişi raporunda binanın ve dükkanların kullanıma ve iskana uygun olmadığı kanaatine varıldığının belirtildiğini, bu durumun fotoğraflar ile de teyit edildiğini, davalıların kiralananı tam ve

eksiksiz teslim etme yükümlülüğünü yerine getirmediklerini, haksız olarak sebepsiz zenginleşen davalıların ödenen parayı iade etmediklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları ve müspet-menfi alacak hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 108.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar ..., ..., ..., ..., ... cevap dilekçesinde özetle; kira sözleşmesinde kira başlangıç tarihinin “anahtar teslim tarihi” olarak belirlendiğini, inşaatın ikmalini temin bakımından davacı tarafça bir yıllık kira bedelinin peşin ödendiğini,dava konusu iadesi talep edilen kira bedelinin ödendiği tarihte inşaatın bodrum direklerinin inşaası aşamasında olduğunu, 8-9 aylık bir sürede inşaatın tamamen ikmal edildiğini, inşaatın ikmali ile davacıya teslimini gerektirecek düzeye getirilmesinde doğmuş bir ihmal ve gecikmenin söz konusu olmadığını, iş yerlerinin halen iskanı alınmış vaziyette davacının kullanımına açık olarak bekletildiğini,

davacının tek taraflı olarak ileri sürdüğü fesih talebinin kabul edilmediğini, dava sonuna kadar davacının kullanımına açık tutulacak iş yerleri için tahakkuk edecek olan kira bedellerinde davacının sorumluluğunun bulunduğunu, bu nedenlerle öncelikle davanın reddine, sözleşmenin feshi halinde talep ettikleri imalat bedellerinin davacının alacağından tenziline karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince; taraf tanıkları dinlenmiş, mahallinde keşif yapılarak bilirkişi raporu aldırılmış, taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesinde kiranın başlangıç tarihi olarak belirli bir tarih belirtilmediği, davacı tarafça inşaatın süresinde tamamlanmadığı iddiasında bulunulmuş ise de inşaatın tamamlanmasına ilişkin belirli bir süre bulunmadığından bu iddianın kanıtlanamadığı, alınan bilirkişi raporunda; binanın dava konusu olan dükkanlarının yapı kullanma izin belgesi alınmasından sonra, dava dışı olan bina bölümlerinde yapılabilecek çalışmaların dava konusu dükkanların kullanımını etkilemeyeceğinin belirtildiği,

yapılmış olan kira sözleşmesinde dükkanların kiracıya teslim tarihi konusunda ne vaat edildiği bilinememekle birlikte izah edildiği üzere dava konusu dükkanların ve bu dükkanların bulunduğu binanın yapım sürecinin mutat uygulamalardaki süreye uygun olduğu, dükkanların ve binanın yapımında gecikme oluşmadığının rapor edilmiş olması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacı tarafça istinaf edilmiştir.

Bölge adliye mahkemesince; yapı kullanma izin belgesinin, dava tarihinden sonraki tarih olan 28.12.2016 tarihinde alındığı, yapı kullanma izin belgesi alınamadığından kiralananın dava tarihine kadar kiracıya teslim edilemediği, yani sözleşmenin ifa sürecine geçilemediği, davacı kiracının fesih bildiriminin geçmişe etkili olacağı, kiracının 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesindeki (mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun106. Maddesi) seçimlik hakkını sözleşmeden dönme yolunda kullandığının kabulü gerektiği, kiracının sözleşmeden dönmekle, sözleşme ilişkisinin geçmişe etkili olarak ortadan kalktığı, dönme ile sona eren sözleşme ilişkisinin artık bir borç doğurmayacağı gibi, önceden doğmuş

olan borçlar da son bulacağından tarafların birbirlerine verdikleri şeyler var ise, bunların karşılıklı olarak geri verilmesi gerektiği, bu durumda davacı kiracının döndüğü kira sözleşmesine dayanarak davacıya ödediği kira bedellerini istemesinde bir usulsüzlük bulunmadığı,

davacının basiretli davranarak eczane işi için kiraladığı taşınmazın nitelik ve özellikleri konusunda gerek hukuki, gerek fiziki özellikleri yönünden gerekli araştırmayı yapmamasının davanın reddi için gerekçe olamayacağı, zira başlangıçta inşaat halinde bulunan kiralananı davacıya kiralayıp, kiracılık süreci içinde de bu hukuki ayıbı gidermemekle davalı kiraya verenlerin kusurlu davrandığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 108.000 TL’nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı kiracıya verilmesine karar verilmiş;

hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar arasında 04.03.2016 tarihli sözleşmenin imzalandığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede kira başlangıç tarihi anahtar teslim tarihi olarak belirlenmiş, kira süresi 7 yıl, aylık kira bedeli ise 9000 TL’dir. Sözleşmenin hususi şartlar kısmının 9. maddesinde kiracının kiralananı boşaltmak istediği takdirde en az 15 gün önceden mal sahibine ulaşacak şekilde bildireceği düzenlenmiştir. Yine kira sözleşmesinde kiralananın durumu “inşaat yapım halinde” ifadesiyle belirtilmiştir.

Davacı, ....

Noterliği 01.11.2016 tarihli 08184 yevmiye numaralı ihtarname ile anahtar teslimi gerçekleştirilmediğinden ve diğer sebeplere istinaden sözleşmeyi geçmişe dönük olarak feshettiğini, geçersiz sözleşme nedeniyle yapılan 108.000 TL ödemenin ödeme tarihi olan 04.03.2016’dan işleyecek yasal faiziyle 15 gün içinde bildirilen banka hesabına nakden ödemelerini, aksi halde aleyhlerine alacak davası açılacağını ihtar etmiş, ihtarname davalıların her birine ayrı ayrı tebliğ edilmiştir.

Bunun üzerine davalılar, ...

Noterliği 07.11.2016 tarihli 08325 yevmiye numaralı cevabi ihtarname ile fesih gerekçesinin haksız ve gerçeğe aykırı olduğunu, kabul etmediklerini, sözleşmede taşınmaz teslimi için bir tarih belirlenmediğini, taşınmazın kısa sürede tamamlandığını ve talep edilmesi halinde derhal teslimin gerçekleştirileceğini, sözleşmenin haksız feshi halinde sözleşme uyarınca yapılmış masrafları ve sözleşmenin ifa edilmemesinden kaynaklı menfi ve müspet zararlarının tazmini haklarını saklı tuttuklarını davacıya bildirimişlerdir.

Somut uyuşmazlık davacı kiracının, henüz teslim almadığı kiralanan bakımından peşin ödediği bir yıllık kira bedeli 108.000 TL’nin iadesini talep edip edemeyeceği ve davalı tarafın sözleşmenin haksız feshine dayalı masraf ve zarar talebinin mahsubu gerekip gerekmediği noktalarındadır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun borçlunun temerrüdünün koşullarını düzenleyen 117. maddesine göre “Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.

Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.”

İlk derece mahkemesince mahallinde keşif yapılarak, inşaat mühendisi ve gayrımenkul değerleme uzmanı bilirkişilerden rapor alınmış, bilirkişi raporunda; dava konusu dükkanların ve bu dükkanların bulunduğu binanın yapım süresinin mutat uygulamadaki süreye uygun olduğu, dükkanların ve binaların yapımında gecikme olmadığı bildirilmiştir. TBK 117. maddesi de dikkate alındığında davacı tarafça davalılara borcun ifası için uygun bir mehil vermeksizin sözleşmeden dönüldüğü takdirde bu şekilde sözleşmeden dönmenin haklı olduğu söylenemez. Zira kira sözleşmesinde kiralananın inşaat halinde olduğu bildirildiği gibi bilirkişilerce de inşaatın mutat sürede tamamlandığı, gecikme olmadığı belirtilmiştir.

Buna göre 01.11.2016 tarihli sözleşmeden dönmeye dair ihtar öncesinde davalılar temerrüde düşürülerek borcun ifa edilmemesi halinde sözleşmeden dönüleceği bildirilmediği takdirde peşin ödenen 108.000 TL kira bedelinden , inşaatın 01.11.2016 tarihinden itibaren ne kadar sürede tamamlanacağı belirlenerek , sözleşmede yer alan 15 günlük ihbar süresi de kiralananın yeniden kiraya verileceği makul süre olarak kabul edilip , inşaatın tamamlanma süresi ile makul süre döneminde işleyecek kira bedeli mahsup edilerek peşin ödenen kiranın iadesi gerekir.

Diğer yandan davalı cevap dilekçesiyle iki ayrı dükkanı tek dükkan haline getirmek için masraf yaptığını ve bunun da mahsubunu talep ettiğine göre bu konudaki taraf delilleri değerlendirilerek bilirkişilere bu yönde de inceleme yaptırılarak varsa bakiye alacağa hükmedilmesi gerekirken bölge adliye mahkemesince davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanmasına dayalı olarak tarafların aldıklarını iade etmeleri gerektiği belirtilerek davalı kiraya verenlerin mahsup talebi değerlendirilmeksizin davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK'nun 371. maddesi uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılar lehine BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/1460, K. 2020/1881, 2 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/1460
Karar No
2020/1881
Tarih
2 Mart 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2020/1461 K.2020/9635
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/1462 K.2020/1471
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2020/1462 K.2020/9636
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2020/1463 K.2020/3492
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2020/1463 K.2020/9637
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2020/1463 K.2020/3178

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.