KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2020/1712 E., 2020/3102 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2020
Karar Metni
496 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tespit-alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili; müvekkili şirketin yetkilisi ... ile davalının akraba olduklarını, aralarında söze dayalı bir ilişki olduğunu, dava konusu taşınmazın önce davalı adına alındığını, sonra taraflar arasında 1/2 oranında paylaşıldığını, taşınmazın satış bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini; ortak olduktan sonra öğrenci yurdu yapmaya karar verdiklerini, binanın yapımına ilişkin masrafları davacı tarafın karşıladığını, davalının bu harcamalara hiçbir katkıda bulunmadığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve haklarını saklı tutarak,
inşaat ve yenileme işi nedeniyle harcanan bedelin tespitine, binanın mevcut hali ile serbest piyasa değerinin tespitine, yapılacak tespitler neticesinde 65.000,00 TL alacağın dava tarihinden ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; taşınmazın bedelini ödeyerek satın aldığını, iddiaların gerçek olmadığını, kaba inşaatı bitmiş şekilde alındığını, davacının önerisiyle eksiklikler giderilerek yurt olarak yapılmasına karar verildiğini, hissesine düşen ödemeleri yaptığını, 380.000 TL gönderdiğini, davacı tarafından 2010 yılından itibaren işletildiğini, işletme ile ilgisi olmadığını, amaçlarının satmak veye kiraya vermek olduğunu, davacıya borcu olmadığını savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; bilirkişi heyetince yapılan hesaplamada binanın tamamlama maliyetinin davacı şirket kayıtlarında 189.740,78 TL olarak yazıldığı, davalı yanca bu bedelin üzerinde ödemede bulunulduğundan davalının davacıya borcu olmadığının tespit edildiği belirtilmiş ise de; dava konusu binanın yerinde yapılan inceleme neticesinde maliyeti uzman bilirkişice tespit edilebildiğinden, bu 788.519,36 TL maliyet bedeli, 17.363,22 TL ruhsat bedeli, 9.422,20 TL yapı denetim maliyet bedeli belirlendiği, toplam maliyetin 815.304,78 TL tespit edildiğinden, maliyet bedelinin şirket kayıtları ile sınırlı olacağını kabul etmenin hakkaniyete uygun olmadığı;
keşifteki tespit ve teknik verilere göre yapılan hesaplamanın esas alınabileceği, toplam maliyetten davalı yanca banka kayıtları ile sabit olan 300.100,00 TL ödemenin mahsubu neticesinde davacının 107.552,39 TL alacak talep edebileceği; ancak, davacının talebi ile bağlı kalınarak hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, 65.000,00 TL alacak bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca süresi içerisinde temyiz etmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- ) Davacı tarafın temyiz itirazının incelenmesinde; Dava dilekçesinde; davacı tarafından dava konusu alacağa yönelik ticari faiz talebinde bulunulduğu, ancak mahkemece faize hükmedilmesi gerekirken, davacının faiz talebi yönünden olumlu olumsuz herhangi bir karar verilmemiş olması doğru değil ise de; bu yanlışlığın düzeltilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmakla, hükmün düzeltilerek onanması HMUK’un 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/1712, K. 2020/3102, 17 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama