İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/2495 K.2021/6591

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen karar, davacılar ve davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 15/06/2021 tarihinde…

Esas2020/2495Karar2021/6591Tarih15 Haziran 2021Okuma4 dk · 780 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2020/2495 E., 2021/6591 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi Vek.av....

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Haziran 2021
Davacılar
1-..., 2-...
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

780 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen karar, davacılar ve davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 15/06/2021 tarihinde davacılar vekili Av... ile davalı vekili Av.... geldiler. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekillerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacılar; mühendis olan davalının alarm sistemleri üretimi ve ticareti ile uğraştığını, ...'deki firmalar ile bu anlamda yoğun ilişkiler gerçekleştirdiğini, yakın akraba olmaları sebebi ile bu işlerdeki karlılığı anlatıp döviz birikimlerini değerlendirmek amacı ile orada birlikte ticaret yapma konusunda kendilerini ikna ettiğini, davacılardan ...'ı Çin'de kuracak şirkete ortak etme taahhüdü sonucu ellerindeki parayı davalının banka hesaplarına havale ettiklerini ancak davalının bu ortaklığı gerçekleştiremediğini, davalının Çinli ortak ile ortak girişim ana sözleşmesi düzenlediğini, kendilerinin bundan 4 yıl sonra haberdar olduklarını,

davacı ...'ın payı varmış izlenimi yaratıp banka hesabına para aktarttığını, oysa şirketin hukuken mevcut olmadığını, davalının kendi yarattığı zararlardan sorumlu olması gerektiğini, gönderilen paraları kendi çıkarları için kullanmaya devam ettiğini, sözleşmeden doğan taahhüdü ihlal ettiğini ileri sürerek;, uğradığı zararlarının tazmini amacı ile davalıya çeşitli tarihlerde aktardıkları toplam 277.125 USD’nin davalıdan tahsilini talep etmişlerdir.

Davalı; uyuşmazlığın tahkim yolu ile giderilmesi gerektiğini, ayrıca yetkili yerin Çin İktisadi Hakem Kurulu olduğunu, kendisinin elektronik güvenlik sistemlerinin yurt içi ve dışında pazarlamasını yapan firmanın yetkili ve büyük hissedarı olduğunu, bu bağlamda Çin'e defalarca gidip geldiğini, orada tanıştığı Çinli birisi ile başlayan güven ilişkisi sonucu ortak girişim sözleşmesi çerçevesinde iş yapmayı kararlaştırdıklarını, aralarında akrabalık ilişkisi bulunan davacılardan Maksut'un bu girişim ortaklığına katılmak istediğini ancak noter olması sebebi ile ortaklığa taraf olamadığı;

ilk etapta gönderdiği paranın akabinde, oğlu davacı ...'ın ortak olması yönünde fikir beyanında bulunduğunu, ortak girişim için sözleşme öncesi bir miktar para gönderdiğini, bu paraların Çinli şirket üzerinden kullanıldığını, davacı ...'ın bu süre zarfında defalarca Çin'e gidip geldiğini, kendisinin üzerindeki hissenin bir kısmının davacı ...'a devredilmesi yönünde hem fikir olmalarına karşın Çin mevzuatı sebebi ile bunun resmi olarak yapılamadığını, girişim sözleşmesinin tarafının Maksut değil Sabri olduğunu, gelişen olaylarda her hangi bir kusurunun olmadığını,

ortak girişime hissedar olma isteminin aralarındaki adi yazılı belge ile kabul edilmesi ve ...’ın da bunu imzalaması sebebi ile ödediği parayı talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; gönderilen paranın, yurt dışında şirket kurulmamasına rağmen iade edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen karar; davalı tarafın temyizi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesince verilen 14/11/2018 tarihli ve 2016/29636 E. 2018/10645 K. sayılı kararla; taraflar arasında, davacıların verdiği katkı payı doğrultusunda kar etmek amacını taşıyan adi ortaklık ilişkisi bulunduğu, davacıların işbu davada katkı paylarını istemeleri nedeniyle adi ortaklığın usulünce tasfiye edilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur.

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, taraflarca temyiz edilmiştir.

1) Bilindiği üzere, mahkemece verilen kısa karar (hüküm), bir davayı esastan çözümleyen ve uyuşmazlığı sona erdiren nihai kararlardandır. Bu kararla, mahkeme davadan elini çeker ve davayı sona erdirmiş olur. Bu aşamada yapılması zorunlu iş; gerekçeli kararı, kısa karar doğrultusunda ve yasal gerekçeleriyle birlikte hakimin yazmasından ibarettir. Eş söyleyişle, kararın asli unsurlarından olan gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun biçimde kararda yer alması gerekir. Esasen, ilamın tefhim edilen kısa karara uygun yazılması ve gerekçe taşıması, kamu düzeni ile doğrudan ilgili temel kurallardan olup, bu kurala yasa koyucu HMK'nın 297 nci maddesiyle varlık kazandırmıştır.

Yine Anayasamızın "Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması" başlıklı 141 inci maddesinin üçüncü fıkrasında; "Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır." hükmüne yer verilmiştir.

Buna göre, gerekçe, hükümle çelişik olamaz. Aksinin kabulü, mahkemelere güveni sarsacağı gibi Anayasa ve yasalarda yer alan açık kurallara aykırılık oluşturur.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece, davacı ... tarafından ortaklık payı dışında gönderilen 49.200 USD payından 13.648,37 USD zarar bakiyesi mahsup edilerek, bakiye 35.551,63 USD’nin davalı taraftan talep edilebileceği yönünde gerekçe oluşturulmasına rağmen, hüküm kısmında 13.648,37 USD’nin dava tarihinden itibaren mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmek suretiyle, gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılmış olması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

Ayrıca, dava tarihi 12/10/2012 olmasına rağmen, karar başlığında yazım hatası nedeniyle dava tarihinin 02/03/2016 olarak gösterilmiş olması da doğru değildir.

2- Bozma nedenine göre, tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK'nın 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 3.050 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin yekdiğerinden alınıp yekdiğerine verilmesine, peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 6100 sayılı HMK'nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nın 440 ncı maddesi gereğince hükmün tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/06/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/2495, K. 2021/6591, 15 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/2495
Karar No
2021/6591
Tarih
15 Haziran 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2020/2495 K.2021/2841
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2020/2497 K.2021/3343
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2020/2497 K.2021/11817
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2020/2498 K.2021/3341
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2020/2499 K.2021/12197
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2020/2500 K.2021/3718

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.