KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2020/2694 E., 2020/6162 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2020
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalı borçluların 01/11/2011 tarihinde başlayan sözlü kira sözleşmesi ile depoyu kiraladıklarını, aylık kira bedelinin 1.500.00 TL olduğunu, davalıların 2011 yılı kasım ayından bu yana kira bedeli ödemedikleri gibi bu amaçla yaptığı icra takibine de itiraz ettiklerini ileri sürerek; takibe vaki itirazın iptali ile davalıların icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalılar; cevap dilekçesi sunmamışlar, davalılardan ... vekili 12/02/2015 tarihli dilekçesinde aylık kira bedelinin 1.250.00 TL olduğunu, kiralanana masraf yapıldığını, keşifte rayiç kira bedelinin ve masrafların belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir .
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazının 5.800,00 TL lik kısım yönünden iptali ile takibin bu kısım üzerinden devamına, asıl alacak miktarı olan 5.800,00 TL üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatını davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı tarafın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava tarihinde yürürlükte olan 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 139. maddesi gereğince; iki kişi karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise, her biri alacağını borcuyla takas edebilir. Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir. Yine aynı kanunun maddesi hükmüne göre takas, ancak borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirmesi ile gerçekleşir.
Bu durumda her iki borç takas edilebilecekleri anda daha az olan borç tutarınca sona erer. Takas için mutlaka karşılık dava açılması zorunlu değildir. Davalı, karşılık dava açmadan da takas savunmasında bulunmakla yetinebilir. Bununla birlikte davalının takas etmek istediği karşılık alacağın miktarı asıl davada istenen alacaktan daha fazla ise ve davalı bu fazla alacağını hüküm altına aldırmak istiyorsa karşı dava açılması gerekir.
Somut olayda; davalılar davaya cevap vermemiş, eş söyleyişle kiralanana masraf yapmış olmaları nedeniyle takas definde bulunmamışlardır.
Bu itibarla, mahkemece; davalı tarafça taşınmaza kalıcı ve faydalı masraflar yapıldığı, bunların ödenmeyen kira bedelinden mahsubunun gerektiğinden bahisle, 5.800 TL kira bedelinin ödenmesi gerektiğine ilişkin verilen karar, yukarıda açıklanan nedenlerle isabetli bulunmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/2694, K. 2020/6162, 9 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama