KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2020/2920 E., 2020/5059 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2020
Karar Metni
768 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kiralananın tahliyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı ile aralarında 01/01/2015 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğunu, davalının aylık kira bedellerini ödemede geciktiğini belirterek 27/02/2015 tarihli ihtarname ile ocak ayı bakiye kira bedeli ve şubat aylarına ait kira bedellerini, 06/03/2015 tarihli ihtarname ile mart ayına ait kira bedelini, 22/12/2015 tarihli ihtarname ile de aralık ayına ait kira bedelinin ödenmesinin ihtar edildiğini, ihtarnamelerin tebliğinden sonra kira bedellerinin ödendiğini, bir kira yılı içinde iki haklı ihtar koşulunun gerçekleştiğini,
mart ayına ait kira bedelinin ise eksik ödendiğini ve davalının temerrüde düştüğünü belirterek davalının kiralanandan temerrüt nedeni ile tahliyesine, bu mümkün olmazsa iki haklı ihtar nedeniyle kira sözleşmesinin feshi ile kiralanandan tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında itiraza uğramayan 01/01/2015 tarihli kira sözleşmesinin hususi şartlar 19. maddesi gereğince muacceliyet şartı bulunduğundan davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 25/12/2017 tarih ve 2017/8173 Esas 2017/18074 Karar sayılı ilamı ile, "... 6100 sayılı HMK.26/1. maddesine göre "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." Davacı dava dilekçesinde, iki haklı ihtar ve temerrüt nedeniyle tahliye isteminde bulunmuştur. Hakim taleple bağlı olup, talepten fazlasına veya talepten başka bir şeye karar veremez. Talep, TBK'nun 352/2. maddesinde öngörülen iki haklı ihtar ve TBK'nun 315.
maddesinde öngörülen temerrüt nedeniyle tahliye olduğuna göre, Mahkemece iki haklı ihtar talebi yönünden değerlendirme yapılması, temerrüt nedeniyle tahliye talebinin kararda hiç değerlendirilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının açmış olduğu iki haklı ihtar nedeni ve temerrüt nedeniyle tahliye isteminin koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Davacının, karşı taraf lehine hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Tahliye davaları, aynı dava içinde birden fazla sebebe dayanılarak açılabilir. Bunu yasaklayan herhangi bir yasa hükmü yoktur. Somut olayda; Mahkemece, her bir tahliye sebebi araştırılıp, her bir tahliye sebebi yönünden ayrı ayrı davanın reddine karar verilmiş olup kiralananın tahliyesi davası reddedildiğine göre, vekili bulunan davalı yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeksizin yazılı şekilde davalı yararına birden fazla vekalet ücretine hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’un 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/2920, K. 2020/5059, 30 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama