İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/3251 K.2020/4763

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı ... mirasçısı ... duruşmasız, davacı ve ... mirasçısı ... avukatınca…

Esas2020/3251Karar2020/4763Tarih24 Eylül 2020Okuma6 dk · 1.162 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2020/3251 E., 2020/4763 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Eylül 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.162 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı ... mirasçısı ... duruşmasız, davacı ve ... mirasçısı ... avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı/karşı davalı ... gelmiş olmasıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

YARGITAY KARARI

Asıl davada davacı, avukat olduğunu, davalı ile aralarında 22.07.2002 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ile üstlendiği işleri gereği gibi yerine getirdiğini, buna rağmen davalının vekalet ücretini ödemediğini ve gerekçe göstermeksizin kendisini haksız olarak azlettiğini, gönderdiği ihtarname ile vekalet ücreti alacağını istediğini, ancak sonuç alamadığını, bunun üzerine başlattığı takibin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.

Birleşen davada ise, asıl dava davalısının mirasçısı ...; davalının 2002-2004 yılları arsında ölen kız kardeşi ...'in avukatlığını yaptığını, murisini temsilen yürütmekte olduğu işler ve tahsilatlar hakkında bilgi vermediği gibi yaptığı tahsilatlar ile ilgili olarak dosyalar üzerinde tedbir olması nedeniyle tahsilat yapamadığını söylediğini, yapılan araştırmalar neticesinde davalı tarafından tahsil edilen paraların toplamının 676.834.383.834 TL olduğunun tespit edildiğini, tahsil edilen bu paradan 336.626.5000.000 TL ödendiğini, davalının zimmetinde 340.207.883,00 TL kaldığını ileri sürerek 340.207.883.834 TL (340.208,00 TL)'nin, tahsil tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Asıl davada davalı, davacı avukatın yaptığı tahsilatları kendisine bildirmediğini, tahsil ettiği paraların büyük bölümünü kendisine ödemediğini, yapılan işler ve takip ettiği davalar hakkında bilgi vermediğini, bunun üzerine 14.04.2004 tarihli azilname ile haklı nedenle azledildiğini savunarak davanın reddini istemiş; birleşen dava davalısı takip etmiş olduğu dosyaların harç ve masraflarını karşıladığını, dava dosyalarından tahsil ettiği meblağdan belli bir miktarı bu masraflar ve avukatlık ücretine mahsuben müvekkilinin de bilgisi dahilinde elinde tuttuğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.

T.C.

YARGITAY

3. HUKUK DAİRESİ

BAŞKANLIĞI

Mahkemece, asıl davada, bozma üzerine ölü davalı ...'in İstanbul 11 İcra ...nün 2004/14882 sayılı icra takibine yaptığı itirazın kısmen iptali ile 15.599,23 TL'si asıl alacak, bakiyesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.100,26 TL'nin asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 30 oranını aşmamak suretiyle yasal faiz işletilmek suretiyle ölü davalı mirasçıları, dahili davalılar ...,... 'den alınıp davacıya verilecek şekilde itirazın iptali ile takibin bu şekilde devamına, asıl alacak üzerinden hesaplanacak % 20 icra inkar tazminatı 3.625,00 TL’nin dahili davalılardan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine; birleşen dosyadaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.

1- Asıl davada davacı, haksız azil nedenine dayalı olarak vekalet ücretinin tahsilini istemiş, birleşen davada ise asıl dava davalısının mirasçısı, asıl davanın davacısı avukatın haksız olarak uhdesinde tuttuğunu iddia ettiği paranın tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, bozma üzerine asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Avukatın vekil olarak borçları Türk Borçlar Kanunu’nun 505. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 389) ve devamı maddelerinde gösterilmiş olup, vekil, adı geçen Kanun’nun 506. maddesine göre müvekkiline karşı vekaleti sadakat ve özenle ifa etmekte yükümlüdür. Vekil, sadakat borcu gereği olarak müvekkilinin yararına olacak davranışlarda bulunmak, ona zarar verecek davranışlardan kaçınmak zorunluluğundadır.

Buna göre avukat, üzerine aldığı işi özenle ve müvekkili yararına yürütüp sonuçlandırmakla görevli olduğu gibi, müvekkilinin kendisi hakkındaki güveninin sarsılmasına neden olacak tutum ve davranışlardan da titizlikle kaçınmak zorundadır. Aksi halde avukatına güveni kalmayan müvekkilin avukatını azletmesi halinde azlin haklı olduğunun kabulü gerekir.

Avukat, görevini yerine getirirken gerekli özen ve dikkati göstermemiş, sadakatle vekaleti ifa etmemiş ise, müvekkilinin vekilini azli haklıdır.

Avukatlık Kanununun, 174. maddesinde, “Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir. Şu kadar ki, avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez.” hükmü mevcut olup, bu hükme göre azil işleminin haklı nedene dayandığının kanıtlanması halinde müvekkil avukata vekalet ücreti ödemekle yükümlü değildir. Dairemizin kökleşmiş içtihatlarına göre haklı azil halinde ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp, kesinleşen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edilebilir. Zira vekalet ilişkisi bir bütün olup azil, taraflar arasındaki tüm dava ve takiplere sirayet edeceğinden, azlin haklı olduğunun kabul edilmesi halinde, davacının azil tarihi itibariyle sonuçlanıp kesinleşmeyen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edebilmesi mümkün değildir.

Somut olayda azil sebebi olarak bildirilen hususlar içinde vekilin olarak tahsil ettiği bedellerin ödememesi ve bu konuda bilgi verilmemesi yer almakta olup, asıl dava davacısı vekil ise, ücret alacağına mahsuben yedinde tuttuğunu, hukuki tanımıyla Avukatlık Kanununun 166. maddesi gereğince “hapis hakkı”nı kullandığını savunduğuna göre, davada öncelikle hapis hakkının, nasıl ve hangi şartlarda kullanılması gerektiği üzerinde durularak, daha sonra ise somut olay itibariyle bu hakkın, kanunun öngördüğü amaca uygun şekilde ve gereği gibi kullanılıp kullanılmadığı incelenmelidir.

Hemen belirtmek gerekir ki, Avukatlık Kanununun 166. maddesinde tanımlanan hapis hakkı, sadece vekalet ücreti alacakları ve yapılan giderler oranında kullanılabilir. Avukatın, müvekkili nam ve hesabına tahsil etmiş olduğu alacak ve değerlerden, ücret ve masraf alacağından fazla bir miktarını “hapis hakkı” adı altında elinde tutması, bu hakkın yasaya konuluş amacına aykırı olduğu gibi, avukatlık meslek kurallarına da aykırıdır.

Aynı şekilde hapis hakkını kullanan avukatın, müvekkilin nam ve hesabına tahsil ettiği alacakları geciktirmeksizin iş sahibine bildirmesi, hangi işten dolayı ve ne miktarda ücret ve masraf alacağı olduğunu açıklaması ve konu ile ilgili karşı tarafı bilgilendirdikten ve gerektiği durumlarda yapılacak hesaplaşmadan sonra, alacağı oranında hapis hakkını kullanması gereklidir. Esasen bu durum, avukatın müvekkiline hesap verme yükümlülüğünün de tabii bir sonucudur.

Nitekim, Avukatlık Kanununun 34. maddesinde, “Avukatlar, yüklendikleri görevleri, bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık ünvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.” hükmü, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 43. maddesinde de, “Müvekkil adına alınan paralar ve başkaca değerler geciktirilmeksizin müvekkile duyurulur ve verilir.” hükmü bulunmaktadır.

T.C.

YARGITAY

3. HUKUK DAİRESİ

BAŞKANLIĞI

Eldeki davada Mahkemece, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığı ceza dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre azlin haklı olduğu kabul edilerek asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş ise de; yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda hapis hakkının usulüne uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı değerlendirilmemiştir.

Mahkemece, hükme esas alınan asıl davanın davacısı avukat hakkındaki ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda da, vekilin takip ettiği dosyalarda gereken özeni gösterdiği ve soyut beyan ile azledildiği belirtilmiş, ancak hapis hakkının kullanım koşullarına ilişkin bir değerlendirme yapılmamış olup, eldeki hukuki uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlayacak nitelikte değildir. Öte yandan ceza davasında zamanaşımı nedeni ile düşme kararı verilmiştir.

O halde mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları ile yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarına karşı ileri sürdükleri itirazları doğrultusunda bir değerlendirme yapılarak ve gerek görülmesi halinde Mahkemece, taraf ve Yargıtay denetimine uygun bir bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

2- Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 44,40 TL temyiz harcının davacı/karşı davalıya, 353,40 TL harcın davalı/karşı davalıya iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nın 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/09/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/3251, K. 2020/4763, 24 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Yargıtay Kararı
  4. Yargıtay
  5. Başkanlığı
  6. Yargıtay
  7. Başkanlığı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/3251
Karar No
2020/4763
Tarih
24 Eylül 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2020/3252 K.2020/7511
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2020/3252 K.2020/9975
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/3252 K.2020/4855
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2020/3253 K.2020/7518
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2020/3253 K.2020/9976
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2020/3253 K.2020/10269

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.