KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2020/3477 E., 2020/7048 K.·Mahkemesi :tüketici Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2020
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı ..., dava dışı müteahhit ... Toplu Konut İş. Ltd. Şti.' ne inşa ettireceği “... Toplu Konut Projesi”'nden 18.07.2006 tarihinde satın aldığı bağımsız bölümün 20.08.2008 tarihinde teslim edildiğini, teslimden sonra gerek kendi konutu gerekse blok ve site ortak yerleri ile ilgili ayıp ve eksiklikler bulunduğunu öğrendikten sonra 27.03.2009 tarihinde diğer kat malikleri ile birlikte tespit yaptırdıklarını ileri sürerek eksik ve ayıplı işlerden dolayı ortaya çıkan bedel farkının (semen tenzili) tespit edilerek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dilemiştir.
Davalı, dava konusu dairenin davacıya eksiksiz olarak teslim edildiğini, ayıp ve eksik bulunmadığını, kaldı ki ayıp ihbar mükellefiyetinin de süresinde yerine getirilmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bozma üzerine davanın kısmen kabulüne, 5.000,00 TL'nin dava tarihi olan 28/12/2012 tarihinden, 3.181,66 TL'nin ıslah tarihi olan 15/08/2014 tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı ile davalı ... tacir olmadığı gibi taraflar arasındaki hukuki ilişki ticari nitelikte değildir. O halde, Mahkemece yasal faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde alacağın avans faiziyle tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/3477, K. 2020/7048, 25 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama