KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2020/3777 E., 2021/286 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2021
Karar Metni
683 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, Müh. Kd. Ütğm. davalı ...’ın uzun süreden beri firarda olması nedeniyle 10.04.2002 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetlerinden mecburi hizmet süresi tamamlamadan ilişiğinin kesildiğini, 926 Sayılı Yasanın 112. maddesine göre mecburi hizmeti ile orantılı olarak yani TSK da görmüş olduğu hizmet süresine tekabül eden miktar düşüldükten sonra adına 207.064,92 TL borç hesaplandığını, bu miktarın kefil ...’ın kefalet limitiyle sorumlu olmak üzere davalılardan sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu ,davanın kısmen kabul, kısmen reddine, davalı ... yönünden 10.799,56 TL'nin davalı için masrafların her bir eğitim öğretim dönemi sonundan itibaren uygulanacak yasal faiz ile davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, davalı ... yönünden davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, faiz başlangıcı olarak masraflar için her bir eğitim öğretim dönemi sonu kabul edilmesine rağmen, gerekçeli kararda, hükmedilen alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiğinin belirtilmiş olması maddi hata olarak kabul edilerek davacının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalının borçlu olduğu miktar, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren yasa ve yönetmelik değişikliği hükümlerine göre belirlenmiş olduğundan; taraflar yararına hükmedilecek vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin dava tarihindeki haklılık miktarlarına göre belirlenmesi, karar-ilam harcının ise kabul edilen miktar üzerinden hesaplanması gerekir.
Bu sebeple; mahkemece, bilirkişinin hesap ettiği davanın açıldığı tarihteki mevzuata göre davalının ödemesi gereken miktar olan 13.550,68-TL üzerinden hesaplama yapılarak davada kendisini vekille temsil ettiren taraflar yararına vekalet ücretine ve yargılama giderlerine
hükmedilmesi gerekir. Ayrıca davacı kurum Harçlar Kanunu'nun 13/j. maddesi gereği yargı harçlarından muaf olduğu halde, mahkemece, harçtan sorumlu tutulması usul ve yasaya olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/3777, K. 2021/286, 20 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama