KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2020/3810 E., 2020/7449 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2020
Karar Metni
667 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı ve davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, ... Özel Eğitim A.Ş. isimli şirketin ... ilköğretim ve lise öğrencileri için özel okulu (Özel ...
Lisesi) olduğunu, davalının ... isimli çocuğunun 2009-2010 öğretim dönemine ait 4.884,00 TL eğitim ücreti 2.700,00-TL yemek ve servis ücreti olmak üzere toplam 7.584,00-TL karşılığında taraflar arasında anlaşma ve sözleşme yapıldığını, anlaşma doğrultusunda yukarıda verilen okulun tüm hizmetlerinden yararlandığını, davalının borcu olan 7.584,00 TL'yi tüm uyarılara rağmen ödemediği için hakkında Soma İcra Müdürlüğünün 2011/592 Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, davalı yapılan takibe itirazda bulunmuşsa da bu konuda dosyada soyut iddia dışında herhangi bir belge sunmadığını, çocuğunun eğitim,
pansiyon ve yemek ücreti olan 7.584,00-TL'sini ödemeyen davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ve %40'tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına ve takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne; davalının Soma İcra Müdürlüğü 2011/592 E. Sayılı takip dosyasına yaptığı, itirazın iptali ile takibin 7.584,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, işlemiş faiz talebinin reddine, alacak likit olmadığı ve yargılama gerektirdiğinden davacı tarafın %40 icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle dava tarihinden sonra icra dosyasına yapılan ödemelerin infazda dikkate alınması gerektiğinin anlaşılmasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki 2. bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, özel okul kayıt sözleşmesinden kaynaklanan eğitim, yemek ve servis ücretlerinin tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasını itiraz ile durduran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar
bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Açıklanan yasal kuralların ışığında kabul edilen alacak değerlendirildiğinde, borçlu davalı ile davacı arasında imzalanan sözleşmede 4.884,00 TL eğitim ücreti, 2.700,00 TL yemek ve servis ücreti ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmakla, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek konumda bulunduğundan, alacağın likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken mahkemece, değinilen bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/son maddesi gereğidir.
3-Davalı tüketici harçtan muaf olmasına rağmen mahkemece tüketici olan davalı aleyhine karar ilam harcına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/3810, K. 2020/7449, 8 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama