KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2020/3985 E., 2020/4170 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, davalının ... isimli oğlunun 40 gün, ... isimli oğlunun 42 gün olmak üzere davacıya ait özel okulda eğitim görmüş olduğunu, davalının çocuklarının okula kaydedildikten sonra devlet teşviki kazanmış olduğunu ancak, bu teşvik bildiriminin Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından velilere yapıldığını,davalı vekilinin bu teşviki okula bildirmemiş olması nedeniyle oğullarının burstan faydalandırılmadığını, davalı tarafından ödenmemiş 5.010,00 TL okul ücretinin ödenmesi için ihtar çekilmiş olduğunu ancak, davalı tarafından ödeme yapılmadığını belirterek davalı aleyhine başlatılan icra takibine itiraz etmiş olan davalının itirazının iptali ile takibin devamına takip konusu alacağın % 20'si üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan Kahramanmaraş 2.İcra Müdürlüğü'nün 2015/834 esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın 5.159,17 TL'lik kısım yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına,davacı tarafın fazlaya ilişkin talebinin reddine, alacağın likit olmadığı anlaşılmakla davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu'nun 3.maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı Yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı Yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.
Somut olay değerlendirildiğinde, davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlık eğitim hizmetinden kaynaklanmakta olup, dava 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kalmaktadır. O halde, görevli mahkeme tüketici mahkemesidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilir ve bu konuda kazanılmış hak da söz konusu olamaz. Mahkemece, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/3985, K. 2020/4170, 16 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama