KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2020/4235 E., 2020/7035 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2020
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, dava konusu otomobili 28.04.2010 tarihinde satın aldığını, sıfır kilometre olarak satın alınmış olan aracın bir çok kez arızalanmasına ve tamir için servise başvurulmasına rağmen bu arızaların tam olarak giderilemediğini ve aracın kendinden beklenen faydayı sağlamadığını ve ayıplı olduğunu ileri sürerek ayıpsız misli ile değişimine bunun mümkün olmaması halinde ise sözleşmenin iptali ile araç için ödenmiş olan bedelin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ilk derece yargılama makamına sunmuş olduğu yanıt dilekçesi ile dava konusu aracın ayıplı olmadığı gerekçesine dayanmak suretiyle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile, 39.095,00-TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, eldeki dava ile ayıp nedeniyle dava konusu ayıplı ürünün ayıpsız misli ile değişimini ya da sözleşmenin iptali ile bedeli iadesine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece tüm deliller toplanmak ve teknik bilgi gerektiren hususlarda bilirkişi görüşü de alınmak suretiyle davanın kabulü ile araç için ödenen bedelin iadesine karar verilmiştir. Mahkemece araç bedelinin davalı yandan tahsiline karar verilmiş olması taraflar arasındaki araç satış sözleşmesinin feshi doğal sonucunu da doğurur ve bu halde dava konusu ayıplı ürünün tüm takyidatlarından arındırılmış şekilde davalı tarafa iadesi gerekir. Bu itibarla mahkemece, davacının yedindeki ayıplı malın tüm takyidatlarından arındırılarak teslimine yönelik hüküm kurulmamış olması doğru görülmemiştir.
Her ne kadar bu eksiklik usul ve yasaya aykırı olmakla bozmayı gerektirir ise de bu yanlışın düzeltilmesi için yeniden yargılama yapılması gerekmeyip hükmün düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ. Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının ikinci bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle gerekçeli kararın hüküm başlıklı bölümünün birinci bendinde yer alan “Davanın kabulü ile, 39.095,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” cümlesinin hükümden çıkarılarak yerine “Davanın KABULÜ ile, Dava konusu davacıya ait olan ... plaka numaralı ...
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/4235, K. 2020/7035, 25 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama