KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2020/4355 E., 2021/628 K.·Mahkemesi :tüketici Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2021
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, satın aldığı taşınmaz ve ortak alanların eksik ve ayıplı olarak teslim edilmesi nedeniyle taşınmazda meydana gelen bedel farkının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak aydıyla 10.000TL nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş ıslah dilekçesiyle talebini arttırmıştır
Davalı, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 7.784,00-TL.sının dava tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, karar verilmiş; hüküm davalı toki tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, satın aldığı taşınmazdaki eksik ve ayıplı işler nedeniyle uğradığı zararın avans faizi ile birlikte tahsilini istemiş; mahkemece, bu meblağın avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesine göre; taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır. Ancak davalı tacir olmadığından, davacı avans faizi isteyemez.
Hal böyle olunca, mahkemece, hükmedilen alacağa yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, avans faizi uygulanmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/4355, K. 2021/628, 1 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama