İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/50 K.2020/2147

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya…

Esas2020/50Karar2020/2147Tarih10 Mart 2020Okuma6 dk · 1.241 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2020/50 E., 2020/2147 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Mart 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.241 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı; davalı şirket personelinin denetimi sırasında 21.05.2011 tarihli tutanak ile elektrik sayacının tetkik amacı ile yerinden söküldüğünü, 26.05.2011 tarihinde temin edilen yeni sayacın davalı şirketçe takıldıktan sonra 05.07.2011 tarihinde yeniden yapılan kontrolde, sayaca müdahale edildiği gerekçesiyle tutanak düzenlenerek kaçak kullanımdan bahisle 08.08.2011 son ödeme tarihli 18.132,50 TL bedelli kaçak ve 90.068,90 TL bedelli kaçak ek tahakkuku neticesinde iki adet fatura tanzim edildiğini, kaçak kullanım nedeniyle şirket yetkilileri ... hakkında yürütülen ceza davasında beraat kararı verildiğini,

kaçak elektrik kullanımının söz konusu olmadığını ileri sürerek, davalı kurum tarafından tahakkuk ettirilen 18.132,50 TL ve 90.068,90 TL bedelli iki adet fatura nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile ödenmek zorunda kalınan 102.478,08 TL ile dava süresince ödemek zorunda kalınacak miktarların faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı; şirketleri nezdinde abone olan davacının işyerinde yapılan denetimde dava konusu sayacın mühürlerinin açılıp kapandığının, sayacın içindeki ölçü devresinde manyetik kontak bağlanarak sayacın isteğe bağlı olarak kayıt yapamaz hale getirildiğinin tespit edildiğini, bu nedenle davacı aleyhinde kaçak kullanım nedeniyle fatura tahakkuk ettirildiğini, dava konusu faturaların mevzuat hükümlerine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece; kaçak elektrik kullanımı nedeniyle davacı şirket yetkilisi ... hakkında açılan ceza davasında beraat kararı verildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 289866 no’lu 18.132,50 TL bedelli ve 289967 no'lu, 90.068,90 TL bedelli faturalardan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve bu faturalar nedeni ile davacı şirket tarafından davalıya ödendiği anlaşılan toplam 108.201,40 TL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmün davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18.12.2013 gün, 2013/14651esas, 2013/18167 karar sayılı ilamı ile “ ... ceza mahkemesi tarafından verilen bu beraat kararının,

hukuk mahkemesinde bağlayıcı olmadığı bu nedenle dosyanın üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna verilmesi, bilirkişi heyetinden davalı kurumun davacı taraftan isteyebileceği alacak miktarının hesaplanması konusunda denetime elverişli bir rapor alınması, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği “ belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde mahkemece; bozma kararı sonrası alınan 23.09.2016 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kabulü ile, davaya konu 289866 numaralı 18.132,50TL bedelli ve 289967 numaralı 90.068,90TL bedelli faturalardan dolayı davacı şirketin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile,

bu faturalar nedeni ile davacı şirket tarafından davalıya ödenen toplam 108.201,40 TL'nin 41.000 TL'sine 20.09.2011, 16.820,65 TL'sine 20.12.2011, 16.724,15 TL'sine 21.12.2011, 16.781,43 TL'sine 03.01.2012, bakiyesi olan 16.875,17 TL'sine de 02.03.2012 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hükmün davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 22.03.2018 tarih, 2017/15020 esas, 2018/2883 karar sayılı ilamı ile “ ..dava konusu borcun 05/07/2011 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağı uyarınca tahakkuk ettirildiği,

bilirkişiler tarafından 08.05.2014 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan "Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği" hükümlerine göre hesaplama yapıldığı, oysa tutanak tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ile “Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Kullanılması Durumunda Yapılacak İşlemlere İlişkin Usul ve Esaslar” hakkında 622 Sayılı EPDK Kurul Kararı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği ” belirtilerek hüküm bozulmuştur.

Mahkemece; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi heyet raporu doğrultusunda.

Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ile Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Kullanılması Durumunda Yapılacak İşlemlere İlişkin Usul ve Esaslar hakkında 622 Sayılı EPDK Kurul Kararı uyarınca, davacının dava konusu sayaca kısa süreliğine müdahale ederek kaçak elektrik kullandığı, bu nedenle davalı tarafça düzenlenen 18.132,50 TL tutarlı kaçak elektrik faturasının haklı olduğu,

90.068,90 TL'lik kaçak elektrik faturası yönünden ise, kaçak tüketiminin söz konusu olmadığı gerekçesiyle, 90.068,90 TL tutarlı fatura yönünden kaçak elektrik kullanımının ve davalıya borçlu olmadığının tespitine, bu miktara dahil olan ve davacı tarafından ödenen 41.000,00 TL ‘sinin 20/09/2011, 16.820,65 TL’ sinin 20/12/2011, 16.724,15 TL’ sinin 21/12/2011, 15.524,10 TL’sinin 03/01/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 18.132,50 TL tutarlı kaçak elektrik faturası yönünden ise; davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2- Davalının karar ve ilam harcına ilişkin temyiz itirazlarının incelemesine gelince;

Dava; menfi tespit ve istirdat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün karar ve ilam harcına dair 2 numaralı fıkrasında; kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan karar ve ilam harcı 6.152,60 TL'den peşin alınan 1.606,80 TL harcın mahsubu ile kalan 4.545,80 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine karar yer verilmiştir.

Davalı temyiz dilekçesinde, Bozma öncesinde mahkemece hükmedilen karar ve ilam harcını ödediğini, bozma sonrasında ise ödemiş olduğu karar ve ilam harcının mahsup edilmesi gerekirken, hesaplanan karar ve ilam harcının tamamının tahsiline ilişkin yeniden hüküm kurulduğu, bu durumun mükkerer tahsilata sebebiyet vereceğini belirterek bozma sebepleri arasında bu hususu da ileri sürmüştür.

Temyiz incelemesi sırasında; dosyanın fiziken ve Uyap Bilişim Sistemi üzerinden yapılan incelemesi neticesinde; davalının karar ve ilam harcını yatırdığına dair bilgi ve belgeye rastlanmadığı gibi, bu hususta yerel mahkemece ilgili vergi dairesi müdürlüğüne yazılan yazı cevabı beklenmeksizin dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmıştır.

Bu itibarla; Dairemizce davalının karar ilam harcının ödenip ödenmediğinin ilgili Vergi Dairesinden sorularak, alınan yazı cevabının ve ödeme varsa tahsilat belgesinin onaylı bir suretinin temyiz incelemesine konu dosyaya eklenerek Dairemize gönderilmesi hususunda eksiklik talep yazısı yazılmış, yazıya cevaben, ilgili Vergi Dairesi Müdürlüğü tahsilat fişi temin edilerek gönderilmiştir.

492 sayılı Harçlar Kanunu'nun “Hükmün Bozulması” başlıklı 8. maddesinde; “Bir hükmün bozulmasını müteakip verilecek hükümlerden yeni bir hüküm gibi karar ve ilam harcı alınır ve bozulan hükümden evvelce alınmış olan karar ve ilam harcı, müteakip hükme ait harçtan mahsup olunur.” düzenlemesi öngörülmüştür.

Somut uyuşmazlıkta; Dairemizin 18.12.2013 tarihli bozmasından önceki 08.07.2013 tarihli yerel mahkeme hükmünde, ödenmesi gereken karar ve ilam harcından daha önce peşin alınan 1606,80 TL harcın mahsubu ile bakiye karar ve ilam harcı 5.784,45 TL’nin davalıdan tahsiliyle hazineye gelir kaydına karar verilmiş, dosya içeriğine kazandırılan vergi dairesi tahsilat fişinden davalının sözü edilen harcı 30.12.2013 tarihinde hazineye ödediği anlaşılmıştır.

Hal böyle olunca; yukarıda belirtilen yasa hükmü gereğince; mahkemece bozma öncesinde davanın tümden kabulüne karar verilmiş olmakla, dava değeri üzerinden hesap edilen karar ve ilam harcından peşin alınan harcın mahsubu ile, bakiye karar ve ilam harcı 5.784,45 TL’nin davalı tarafından tahsiline karar verildiği ve bu tutarın Hazineye ödendiği nazara alınarak,

bozma sonrası kurulan “davanın kısmen kabulüne” dair hükümde bu defa kabul edilen tutar üzerinden yeniden hesap edilen karar ve ilam harcının daha önce davalı aleyhine hükmedilen ve ödenen harç tutarından daha düşük olduğu bu nedenle davalı tarafından fazla harç ödendiği düşünülmek suretiyle, ödenen fazla harcın hesap edilerek, bu tutarın davalıya iadesi gerekirken, mükerrer harç tahsili sonucu doğuracak şekilde yeniden harç tahsiline dair karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırıdır.

Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7. maddesi gereğidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün 2. bendindeki ibarelerin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerlerine "davalıdan alınması gereken karar ve ilam harcı 6.152,60 TL’den peşin alınan 1606,80 TL harcın mahsubu ile kalan 4.545,80 TL harcın hazineye gelir kaydedilmesine ancak, bozmadan önce tesis edilen 08.07.2013 tarihli 2012/104 esas ve 2013/185 karar sayılı karar gereğince 5.784,45 TL karar ve ilam harcı davalı tarafından hazineye ödenmiş olmakla,

fazla ödendiği anlaşılan (5.784,45TL- 4.545,80 TL= 1.238,65 TL) 1.238,65 TL ‘nin davalıya iadesine” şeklinde yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,10/03/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/50, K. 2020/2147, 10 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/50
Karar No
2020/2147
Tarih
10 Mart 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2020/50 K.2020/3789
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2020/51 K.2020/2561
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2020/51 K.2020/912
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2020/52 K.2020/3569
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/52 K.2020/4749
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/52 K.2020/2005

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.