KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2020/5039 E., 2021/2529 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2021
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalıya ait işyerinde 16.05.2007-06.04.2013 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden çalışmaya başladığını, iş akdinin işverence sona erdirildiğini, son brüt ücretinin 1.028,09 TL olduğunu, yasal işçilik haklarından ihbar ve kıdem tazminatları, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, resmi ve dini bayram ücretleri, hafta sonu ücretlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, işçilik alacağının tahsili istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nun 294. maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir.
HMK'nun 297/2. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yine HMK'nun 298/2. maddesi gereğince de, gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Kararın gerekçesi ile hükmün birbirine uyumlu olması gerekir.
Somut olayda; davacı işçilik alacağının tahsili talebi ile eldeki davayı açmış olup hükme esas alınan bilirkişi raporunda "Brüt 7.918,94 TL fazla çalışma ücreti" hesap edildiği şeklinde görüş bildirilmiştir. Yargılama sonucunda mahkemece kararın gerekçesinde
"7.918,80 TL hafta tatil günü" şeklinde karar verilmişse de, hükümde "Brüt 7.918,94 TL yıllık ücretli izin alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde çelişkili hüküm kurulduğu görülmüştür. Mahkemece, açıklanan yasal düzenleme gözetilmeyerek gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. 2- Bozma nedenine göre, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/5039, K. 2021/2529, 10 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama