KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2020/5259 E., 2021/3655 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2021
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı ... firmasına ait yabancı bayraklı bir gemide 11/09/2013-11/03/2014 tarihleri arasında altı aylık belirli iş sözleşmesi ile baş mühendis olarak işe başlamış olduğunu, gemi işletmecisinin ise diğer davalı ... Tic. Ltd. Şti. olduğunu,taraflar arasındaki sözleşmeye göre hak etmiş bulunduğu ücretin 3.222,00 Usd'lık kısmının kendisine ödenmediğini alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takiplerine haksız itiraz edildiğini ileri sürerek vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı ... Tic. Ltd. Şti. davanın reddini dilemiş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı ... Tic. Ltd. Şti. Tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki sözleşmeye göre kararlaştırılmış ücret alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Davacı, 11.09.2013 tarihli ve 11.03.2014 tarihli iki adet “gemiadamı iş akdi” başlıklı sözleşme sunmuş ve talebinin 11.03.2014 tarihli sözleşmede belirlenen 5.000 Usd maaş ve diğer maddi haklara ilişkin olduğunu beyan etmiştir.
Davalı ise, sunulan 11.03.2014 tarihli sözleşmedeki imzayı kabul etmediklerini, sunulan belgenin fotokopi olduğunu savunmuştur. Mahkemece, yargılama aşamasında hazırlanan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 11.03.2014 tarihli sözleşmedeki maaş ve diğer maddi haklar üzerinden hesaplama yapılmıştır. Her ne kadar, sözleşme aslının temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosya üzerinden işlem yapılmış ise de, davacı sözleşme aslını ibraz edememiştir.
O halde davacı alacağının hesabının yapılmasında, davacının aslını sunamadığı 11.03.2014 tarihli sözleşmenin esas alınması mümkün değildir. Kabule göre de, davacı vekilinin 31.03.2015 tarihli dilekçesinde 799 USD nin elden alındığı hususunun ikrar edildiği gözetilerek bu miktarın da davalılar tarafından davacıya ödenen bedel üzerinden mahsubu gerekir.
Mahkemece, bu husus dikkate alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/5259, K. 2021/3655, 6 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama