İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/5332 K.2021/3229

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz…

Esas2020/5332Karar2021/3229Tarih29 Mart 2021Okuma5 dk · 989 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2020/5332 E., 2021/3229 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Mart 2021
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

989 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü.

YARGITAY KARARI

Davacı; .... köyünde 430 parsel nolu tarla niteliğinde bulunan taşınmazın bir kısım payının malik ... adına kayıtlı olduğunu, 1991 yılında harici satım sözleşmesi ile 1.400,00 TL bedel ödeyerek taşınmazın bir kısmının zilyetliğini devir alıp üzerine ev ve kömürlük yaptığını, ...'in 2002 yılında vefat ettiğini taşınmazın tapusunun tarafına verilmediğini, ileri sürerek ödediği bedelin faizi ile tahsilini, yapıların ise gerçek değerlerinin tahsili için şimdilik 7.900,00 TL’nin dava tarihinden işleyecek faizi ile tahsilini istemiş, birleşen ek dava ile asıl dosyada bilirkişi raporu ile belirlenen tutardan geriye kalan 42.629,92 TL'nin dava tarihinden işleyecek faizi ile tahsilini istemiştir.

Davalılar, asıl ve birleşen davada harici sözleşmeye rağmen bedelin ödenmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece; tapu devri yapılmadığından harici satış sözleşmesine istinaden ödenen paranın iadesinin gerekeceği, aynı zamanda bu sözleşmeye güvenerek bina inşa eden davacının iyiniyetli olduğu dava tarihi itibariyle binanın yapım bedelinin de kendisine ödenmesi gerektiği gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalılar tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 11/06/2013 tarih ve 2013/6380 esas, 2013/15795 karar sayılı ilamı ile davalıların sair temyiz itirazları reddedilerek “2-... geçersiz sözleşmelerde taraflar aldıklarını iade ile yükümlüdürler.

Öyle olunca mahkemece bu doğrultuda araştırma yapılarak davacının ödediği bedelin belirlenerek, ödediği bedelin dava tarihi itibariyle denkleştirici adalet ilkesi gereğince ulaştığı değerin bilirkişi marifeti ile belirlenerek, davacı talebi aşılmayacak şekilde karar verilmesi gerekirken taşınmazın rayiç bedeline hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.

3-Davacı, 1992 yılında yapılan taşınmazların rayiç bedelini talep etmiş olup, mahkemece bilirkişi tarafından dava tarihi itibariyle rayiç bedel tespit edilmiş, bu bedel esas alınarak bu davada istenilen bedele hükmedilmiştir. Taraflar arasında yapılan sözleşme geçersiz olup, taşınmazların yapım tarihi 1992 olarak belirtilmiştir. Hal böyle olunca, Mahkemece arz üzerinde davacı tarafından yapılan imalatın yapıldıkları tarihteki Bayındırlık birim fiyatlarına göre belirlenecek yapım bedelinin tesbiti ile belirlenen bedelin tahsiline karar verilmesi gerekirken dava tarihindeki rayiç bedele hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.“gerekçesi ile bozulmuştur.

Mahkemece; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, asıl davanın kabulü ile 7.900,00 TL'nin dava tarihi olan 22/02/2010 tarihi'nden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, birleşen ek davanın ise, kısmen kabulü ile 38.478,36 TL'nin dava tarihi olan 04/04/2011 tarihi'nden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,

fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, hükmün, davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 02/03/2017 tarih ve 2015/37736 esas, 2017/2822 karar sayılı ilamı ile “...bozma sonrası mahkemece, bozma kararına uyulmuş, ancak harici sözleşmeye istinaden ödenen bedelin ne kadar olduğu yönünde araştırma yapılmaksızın davacının beyanına itibar edilerek taşınmazın 1.400 TL'ye satın alındığı kabul edilmiş, bu tutar üzerinden denkleştirici adalete göre hesaplama yapılmıştır.

Ayrıca bozma ilamının 3 numaralı bendinde taşınmazın yapım tarihi olan 1992 yılı bayındırlık birim fiyatlarına göre binanın değerinin belirlenmesi yönündeki hükmede uyulmuş olmasına rağmen elde edilen değer güncelleştirilmiş, güncelleştirilen bu değer üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bozma ilamına uyulması halinde, bozma doğrultusunda taraflar lehine usuli kazanılmış hak doğar, bu aşamadan sonra bozmanın gereklerinin yerine getirilmesi zorunludur.

Hal böyle olunca bozma ilamına aykırı olarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. ” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece. Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda davacı tarafından davalıların murisine ödendiği iddia edilen bedel yönünden delil sunmak üzere taraflara süre verilmiş; toplanan deliller yönünden değerlendirme yapıldığında; her ne kadar tanıklar Ramazan Orhan ve Seviye Burcu tarafından davacının 1.400,00 TL ve 1.300,00 TL ödeme yaptığı beyan edilmişse de.

HMK'nın 200. maddesi gereğince anılan bedelin işlemin yapıldığı zamanki değerinin senetle ispat sınırının üstünde olması nedeniyle; tanık beyanları dışında ne kadar bedel ödendiğine ilişkin delil sunmayan davacının bu hususu ispat edemediği kanaatine varılarak.

18/12/2014 tarihli bilirkişi raporunda davaya konu taşınmazların yapıldığı dönemdeki bayındırlık birim fiyatlarına göre toplam değerinin 99.405.515,00-TL olduğu yönünde kanaat bildirildiği ve paradan 6 sıfır atılması nedeniyle bu değerin 99,40-TL olacağı gerekçesi ile esas davada davanın kısmen kabulü ile 99,40-TL'nin dava tarihi olan 22/02/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine; birleşen davanın ise reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Davacının ödediği bedelin iadesine yönelik talebine ilişkin yapılan incelemede;

Yukarıda anılan bozma ilamlarında taraflar arasındaki 1991 yılında yapılan anlaşmanın resmi şekilde düzenlenmediğinden, tarafların aldıklarını iade ile yükümlü oldukları ve mahkemece bu doğrultuda araştırma yapılarak davacının ödediği bedelin belirlenerek, ödediği bedelin dava tarihi itibariyle denkleştirici adalet ilkesi gereğince ulaştığı değerin bilirkişi marifeti ile belirlenmesinden sonra davacı talebi aşılmayacak şekilde karar verilmesi gerektiği belirtilmiş; bozma ilamına uyan mahkemece ise tanık beyanları dışında ne kadar bedel ödendiğine ilişkin delil sunmayan davacının bu hususu ispat edemediği gerekçesi ile satım bedeline yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.

Bozma ilamına uyulması halinde, bozma doğrultusunda taraflar lehine usuli kazanılmış hak doğar, bu aşamadan sonra bozmanın gereklerinin yerine getirilmesi zorunludur.

O halde mahkemece; davacı tarafından satın alınan taşınmazın sözleşmenin düzenlendiği tarih itibariyle piyasa rayiç bedelinin mahallinde keşif yapılarak, konusunda uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla belirlenmesi gerekmektedir. Sözleşme tarihi itibari ile taşınmazın piyasa rayiç bedeli tespit edildikten sonra, bu bedelin denkleştirici adalet ilkesi gereğince ulaştığı değerin, denetime elverişli rapor alınmak suretiyle belirlenmesi ve bu yolla belirlenecek miktara hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile bozma ilamına aykırı olarak bu talep yönünden davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK'un 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nın Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'un 440. maddesi gereğince kararın tebliğden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/03/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/5332, K. 2021/3229, 29 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/5332
Karar No
2021/3229
Tarih
29 Mart 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/5333 K.2021/2524
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2020/5333 K.2021/5134
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2020/5334 K.2021/1975
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2020/5334 K.2021/3473
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2020/5335 K.2021/5987
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2020/5335 K.2021/7035

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.