İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/5335 K.2020/8151

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya…

Esas2020/5335Karar2020/8151Tarih23 Aralık 2020Okuma5 dk · 968 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2020/5335 E., 2020/8151 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Aralık 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

968 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacılar, davalı ile 27/08/1979 tarihli arsa satış senedi ile ... ilçesi ...

Mahallesi sınırı içerisinde kain 24-25 parsel sayılı (doğusu 26 nolu parsel, batısı 23 nolu parsel, kuzeyi kuru dere ve güneyi parsel yolu) 1222 m2 arsanın tapu işlemleri gerçekleşip kesinleştikten sonra kendilerine teslim edileceğine dair sözleşme düzenlendiğini, sözleşme gereği 200,000 TL’nin o gün itibari ile davalıya elden teslim edildiğini, sözleşmede taşınmazın mülkiyetinin tapuda ferağ işlemlerinin davalı tarafından gerçekleştirilememesi durumunda da ayrıca sözleşme bedeline ek olarak 50.000 TL cezai şart ödenmesinin karalaştırıldığını,

taşınmazın Sorgun Kadastro Mahkemesi 2010/2 Esas ve 2011/11 Karar sayılı kesinleşen ilamı ile davalı adına tescil edilmiş olmasına rağmen kendileri adına ferağ işlemi gerçekleştirmediğini, sonradan da taşınmazı üçüncü kişiye satıp devrettiğini, bir dönem kadastro mahkemesindeki davaya müdahale talebinde bulundukları halde sonuç alamadıklarını, denkleştirici adalet ilkesi gereği satım bedelinin kendilerine ödenmesi gerektiğini, davalının sözleşmeye aykırı davranmış olması nedeniyle satım bedeli ve cezai şart bedelinin tapuda ferağ işleminin imkansız hale geldiği 21.05.2013 tarihi itibariyle müspet,

menfi ve munzam zararlarının tazmini amacıyla bu davayı açtıklarını ileri sürerek ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 21.05.2013 tarihi itibari ile satıma konu taşınmazın rayiç bedeline karşılık, şimdilik 10.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini istemişler; bilahare taleplerini 92.658,1 TL üzerinden ıslah etmiştir.

Davalı, davacıların arsadan vazgeçmeleri üzerine eşinin davacıların senette belirtilen paralarını verdiğini ve davacıların senedi bulamadıklarını söylemeleri üzerine aradaki güven ilişkisi sebebiyle senedi almadıklarını savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 45.324,52 TL’den 10.000 TL’nin dava tarihinden, 35.324,52 TL’nin ise ıslah tarihi olan 13/01/2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, kalan kısmın reddine karar verilmiş; hüküm süresi içinde davacılar tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dava, taraflar arasında imzalanan harici satım sözleşmesi nedeniyle ödenen taşınmaz bedelinin, keşif sonucunda ortaya çıkacak olan rayiç bedelinin işlemiş yasal faizi ile tahsili talebine ilişkindir.

Dava konusu taşınmazın satış tarihi 27.08.1979 itibari ile Mart 1970 tarihli tapunun Nisan 1289 tarihli defterinde kayıtlı olduğu, 26.07.1980 tarihli kadastro tutanağı ile tespit gördüğü, davalı tarafından tespite itiraz edildiği, bu yüzden tespit tutanağının kesinleşmediği ve anılan eski tapu kaydının 3402 sayılı Kadastro Kanunun 12/4 maddesi uyarınca işleme tabi kayıt niteliğini kaybetmediği ve sözleşme tarihi itibari ile tapulu taşınmaz niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.

Bu itibarla davaya konu sözleşme. TMK'nın 706, BK'nın 213 (TBK'nın 237), Tapu Kanunu'nun 26 ve Noterlik Kanunu'nun 60 ve 89. maddeleri uyarınca resmi şekilde yapılmadığı

için geçersizdir. Öte yandan Sorgun Kadastro Mahkemesinin 2010/2 E.- 2011/11 K. sayılı ve 27.06.2011 tarihli ilamında da belirtildiği üzere sözleşme konusu taşınmazın iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi iken paydaşlardan birinin üçüncü kişilere yaptığı satışa ilişkin olması nedeniyle de geçersizdir. Bu nedenle, taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebilirler.

Geçerli bir sebebe dayanmaksızın, bir kişinin mal varlığından diğerinin mal varlığına kayan değerin eksiksiz iadesi, denkleştirici adalet düşüncesine dayanır. Denkleştirici adalet ilkesi ise, haklı bir sebebe dayanmadan başkasının mal varlığından istifade ederek, kendi mal varlığını artıran kişinin elde ettiği kazanımı geri verme zorunda olduğunu ve gerçek bir eski hale getirme yükümlülüğünü ifade eder.

Bu bakımdan, sebepsiz zenginleşmeye konu alacağın iadesine karar verilirken, taşınmazın satış bedelinin alım gücünün ilk ödeme günündeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde iadeye karar verilmesi gerekir. Bu güncelleme yapılırken, güncellemeye esas alınan somut veriler tek tek uygulanarak, ödeme tarihinden ifanın imkânsız hale geldiği tarihe kadar paranın ulaştığı değer her bir dönem için hesaplanmalı, sonra bunların ortalaması alınmalıdır.

Başka bir deyişle, denkleştirici adalet kuralı gereğince iadeye karar verilirken, satış bedeli olarak verilen paranın alım gücünün, ifanın imkansız hale geldiği tarihteki alım gücüne uyarlanması zorunluluğu bulunmaktadır.

Satım bedelinin iade tarihindeki ulaştığı bedel belirlenirken ödenen paranın çeşitli ekonomik etkenler nedeniyle azalan alım gücünün enflasyon, ÜFE-TÜFE artış oranları, altın, işçi ücretlerindeki artış ve döviz kurlarındaki artış vs. ortalamaları göz önünde tutulmalıdır.

Mahkemece, 27/08/1979 tarihinde 200.000,00TL olan paranın 17/02/2014 tarihinde karşılığının ne kadar olacağının Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığından sorulması üzerine gelen cevabi yazıda, 1979 Ağustos ayı itibari ile 200.000 TL olarak öngörülen para değerinin TÜFE ile genişletildiğinde 2014 yılı Şubat ayı itibari ile 36.261,22 TL değere ulaştığının hesaplandığı bildirilmiş.

Mahkemece, bu değer üzerinden satım bedeli belirlenerek ve satım bedelinin dörtte biri olan cezai şart bedeli 50.000 TL ‘nin, 36.261,22 TL’nin dörtte biri olacağı, bu bedelin de 9.063,30 TL olacağı belirtilerek davanın kısmen kabulü ile 45.324,52 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Ne var ki, yukarıda açıklandığı üzere satım bedelinin iade tarihindeki ulaştığı bedel belirlenirken ödenen paranın enflasyon, ÜFE-TÜFE artış oranları, altın, işçi ücretlerindeki artış ve döviz kurlarındaki artış vs. ortalamaları göz önünde bulundurulmalıdır.

O halde mahkemece; sözleşme tarihinde ödenen 200.000 TL’nin (6 sıfır atılmadan öncesi) çeşitli ekonomik etkenler (enflasyon, ÜFE, TÜFE, faiz, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar vs olmak üzere en az 5 etken) tek tek uygulanarak,

ifanın imkansız hale geldiği tarihe kadar paranın ulaştığı değer her bir yıl için ayrı ayrı hesaplanıp sonra bunların ortalaması alınmak suretiyle konusunda uzman bilirkişiden denetime elverişli rapor alınmak suretiyle belirlenmesi gerekirken, Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığından gelen cevabi yazı doğrultusunda yalnız TÜFE oranı uygulanmak suretiyle belirlenen değer üzerinden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

2-Bozma nedenine göre, davacıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. 3-Kabule göre de; geçersiz sözleşme ile kararlaştırılan cezai şart vs. feri haklarda geçersiz olup tarafları bağlamadığı halde, mahkemece davalı aleyhine cezai şart bedeline hükmedilmiş olması aleyhe temyiz olmadığından bozma konusu yapılmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma sebebine göre davacının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nın 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/12/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/5335, K. 2020/8151, 23 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/5335
Karar No
2020/8151
Tarih
23 Aralık 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2020/5335 K.2020/6052
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2020/5336 K.2020/6258
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2020/5336 K.2020/7960
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2020/5337 K.2020/6386
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2020/5337 K.2020/7288
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2020/5338 K.2020/19128

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.