İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/5365 K.2021/6373

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra,…

Esas2020/5365Karar2021/6373Tarih10 Haziran 2021Okuma5 dk · 936 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2020/5365 E., 2021/6373 K.·Mahkemesi :tüketici Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Haziran 2021
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

936 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı; davalı şirketten 1997 yılında yapılan sözleşme ile Adana ili, ... ilçesi, .... bölge ... bölgesinde kain ve...

Koopertifi inşaatı dahilinde bulunan D blokta bulunan daireyi 3.400 TL (3.400.000.000 Eski Türk Lirası) bedel üzerinden satın aldığını, sözleşmede dairenin 30.09.1997 tarihinde teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, sözleşme kapsamında üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, ancak davalının arsa sahibi ile aralarındaki uyuşmazlık nedeniyle inşaatı süresinde bitiremediğini, ekonomik sıkıntılar yaşaması nedeniyle daireyi tamamlanmamış hali ile satmaya karar verdiğini, ancak dairenin satılmadığını, bunun üzerine işi sebebiyle Rusya’ya döndüğünü, sonrasında dairenin üçüncü bir kişiye satıldığını öğrendiğini,

davalının çok sayıda daireyi mükerrer şekilde sattığını ileri sürerek dairenin aynen teslimine, bunun mümkün olmaması halinde dairenin dava tarihindeki satış bedeli olan 40.000 TL'nin dairenin teslim tarihi olarak kararlaştırılan 30.09.1997 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı; davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak, davacının tapu tescil talebinin reddine, tazminat talebinin kısmen kabulü ile 36.880,30 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı eldeki dava ile, davalıdan adi yazılı sözleşme ile satın aldığı dairenin süresinde teslim edilmeyerek üçüncü bir kişiye satıldığını, sözleşme kapsamında tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ileri sürerek, dairenin aynen teslimine, olmadığı takdirde dairenin dava tarihindeki satış bedelinin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece husumet nedeniyle davanın reddine ilişkin verilen karar Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 08.04.2014 tarih, 2013/12379 Esas, 2014/10757 Karar sayılı ilamı ile “...Mahkemece davanın husumet yönünden davanın reddine karar verilmişse de dava dilekçesinde davacının açıkça belirttiği üzere taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin şirketi temsilen davalılar tarafından imzalandığı davalıların şirketin yasal temsilcisi olmadığı konusunda bir savunmalarının da olmadığı gibi davacının daireyi tekrar satmak istemesi üzerine de bedelini ödediklerini ikrar etmiş olup sözleşme ilişkisini inkar etmemişlerdir.

Davalıların davaya konu daireyi kendi nam ve hesaplarına değil şirket adına şirketi temsilen imza atarak sattıkları anlaşılmaktadır. Somut olayda, dava dilekçesinde şirket mümessillerinin davalı olarak gösterilip şirketin açıkça gösterilmemesi dilekçenin içeriğinden sadece davalıların kendilerine karşı dava açıldığı sonucu çıkarılamaz. Bu durumda davacının hasımda değil temsilcide yanılmış olduğu ortadadır.

Gerçekten,davanın hasımda değil temsilcide yanılma sonucu açılması halinde davanın husumetten reddedilmeyip, gerçek temsilciye davanın yöneltilmesi gerektiği, Yargıtay'ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir.

Hal böyle olunca davanın şirkete karşı açıldığı kabul edilmeli sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir....” gerekçesiyle bozulmuş, bozma sonrasında dava dilekçesinin davalı şirkete tebliği üzerine davalı şirket, davanın zamanaşımına uğradığını, sözleşme konusu dairenin dava dışı kooperatif tarafından üçüncü kişiye satıldığını, davacının sözleşmede kararlaştırılan taksitlerden sadece ilk taksiti ödediğini, geriye kalan iki taksiti ödemediğini, davacının ekonomik durumunun bozulması üzerine daireyi kendilerine satmayı teklif ettiğini,

davacıya 24.06.1999 tarihli sözleşme karşılığında 2.650 TL ödeme yaptıklarını, yine bu sözleşmede davacının ödeme yapmaması halinde satış sözleşmesinin feshedileceğinin kararlaştırıldığını savunarak davanın reddini dilemiş.

Mahkemece, davanın ilk olarak şirket temsilcilerine yöneltildiği, şirket temsilcilerinin verdiği cevap dilekçesinde davacının ekonomik olarak zor durumda bulunması sebebiyle davacı tarafından talep edilen miktarın tamamının iade edildiğini beyan ederek sözleşme kapsamında davacının ödemesi gereken 3.400 TL’nin tamamının ödendiğini ikrar ettikleri, şirket temsilcilerinin bu beyanının davalı şirketi bağlayacağı, buna göre davacının sözleşme ile kararlaştırılan 3.400 TL ödemeyi yaptığının kabulünün gerektiği, diğer yandan davacının ek sözleşme ile kararlaştırılan 2.650 TL’yi ödemeyerek sözleşmenin feshedilmesine neden olduğu,

yine dosya kapsamından, davacının beyanından ve tanık anlatımlarından anlaşılacağı üzere davalının davacıya 6.000 USD’yi iade ettiği, davacının sözleşmenin feshinde kusurlu olması sebebiyle taşınmazın aynen teslimini veya taşınmazın rayiç değerinin tahsilini talep edemeyeceği, buna göre davacının ödediği bedelden kendisine iade edilen bedel düşüldükten sonra kalan kısmın, aradan uzun zaman geçtiği de göz önüne alınarak,

denkleştirici adalet ilkesi gereğince dava tarihindeki alım gücünü ile ulaştığı değere hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacının tapu tescil talebinin reddine, tazminat talebinin kısmen kabulü ile 36.880,30 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir.

Somut olayda, taraflar arasındaki 15.03.1995 tarihli satış sözleşmesinde, davacının satış bedeli olarak mayıs 1997’de 1.100 TL (1.100.000.000 Eski Türk Lirası), haziran 1997’de 1.150 TL, (1.150.000.000 Eski Türk Lirası), temmuz 1997’de 1.150 TL (1.150.000.000 Eski Türk Lirası) olmak üzere üç taksit ile toplam 3.400 TL (3.400.000.000 Eski Türk Lirası) ödemesi karşılığında, satış sözleşmesine konu dairenin 30.09.1997 tarihinde davacıya teslim edileceği kararlaştırılmıştır.

Davalı şirketin de kabulünde olduğu üzere dosyaya ibraz edilen çek ile davacı dairenin ilk taksitini ödemiştir.

Mahkemece, her ne kadar davanın ilk olarak davalı şirket yetkililerine yöneltilmesi sebebiyle, şirket yetkilileri olarak gösterilen kişilerin kendi adlarına verdikleri cevap dilekçesinde, satılamayan daire bedelinin davacıya iade edildiğine ilişkin beyanları, davacının satış bedelinin tamamını ödediğine ilişkin ikrar niteliğinde kabul edilmiş ise de, ilgili kişiler cevap dilekçelinde davalı şirket adına beyanda bulunmamışlardır.

Buna göre anılan beyanların, satış bedelinin tamamının davacı tarafça ödendiğinin kabul edildiğine ilişkin davalı şirketin ikrarı olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Diğer yandan yine aynı kişiler ikinci cevap dilekçelerinde de davacının satış bedelinin tamamını ödemeden daireyi satmak istediği ve ödediği bedelin de 24.06.1999 tarihli sözleşme ile kendisine iade edildiğini beyan etmişlerdir.

O halde Mahkemece, davacının sözleşme kapsamında ödediğini ispat edebildiği satış bedeli kapsamında talepte bulunabileceği dikkate alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın HUMK.nun 428. maddesi gereğince temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nın 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/06/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/5365, K. 2021/6373, 10 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/5365
Karar No
2021/6373
Tarih
10 Haziran 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/5366 K.2021/6239
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2020/5367 K.2021/3979
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/5367 K.2021/4589
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/5367 K.2021/5085
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/5370 K.2021/6707
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2020/5370 K.2021/10736

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.