KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2020/5545 E., 2021/7754 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2021
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında birleştirilerek görülen bono iptali davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl ve birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalılara ait fındık bahçesini satın aldığını, satış bedeli olarak, sıralı senetler verdiğini, ancak taşınmazın zilyetliğinin devredilmediğini ileri sürerek; sıralı senetlerin iptalini, birleşen davada ise; teminat senedinin iptalini talep etmiştir. Davalılar, davaların reddini istemişlerdir.
Mahkemece; yapılan sözleşmeye göre davalıların zilyetliğinde olan taşınmazın davacıya satılıp, karşılığında da bono alındığı, icra takibinden sonrada tarafların borcu yapılandırıp, davacı tarafından 30.000 TL karşılığında senet verildiği, davacının 13/04/2012 tarih 10 nolu oturumda satışa konu taşınmazdan faydalandığı, senetlerin taşınmazın satışı karşılığında verildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar, davacı tarafın temyizi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesince verilen 10/04/2014 tarihli ve 2013/31871 Esas 2014/11162 Karar sayılı kararla;
birleşen dava dosyası hakkında olumlu veya olumsuz karar verilmediği gerekçesiyle bozulmuş; mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; davacının zilyetliği devraldığı sabit olduğundan sözleşme şartlarının yerine geldiğinin kabul edildiği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karar, davacı tarafın temyizi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesince verilen 03/10/2018 tarihli ve 2018/4924 Esas 2018/8925 Karar sayılı kararla; asıl ve birleşen dava yönünden eksik inceleme ile karar verildiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; asıl ve birleşen davanın kabulü ile 50.721,14 TL nin davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir. 1) Asıl ve birleşen dava, senetlerin iptali istemine ilişkindir.
HMK'nın 166. maddesine göre, ayrı ayrı açılmış davaların aralarında bağlantı bulunmaları koşulu ile birleştirilerek bakılabilmeleri mümkündür.
Ancak, birleştirme kararı, taraflar arasındaki uyuşmazlığı esastan çözümleyen bir karar değildir. Bu karar, sadece birleştirilen davaların tahkikat safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurmaktadır. Diğer bir anlatımla, asıl ve birleşen davalar birbirinden bağımsız, müstakil davalardır. Bu nedenle, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı karara bağlanması, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin de ayrı ayrı tayin edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda ise; asıl ve birleşen davalar hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmamış, yargılama giderleri ve vekalet ücretleri de ayrı ayrı tayin edilmemiştir (HMK. md 297).
Hal böyle olunca, mahkemece, birleştirilen davalar için ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken, bu ilke gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2)Bozma nedenine göre; davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/5545, K. 2021/7754, 1 Temmuz 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama