İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/617 K.2020/3003

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya…

Esas2020/617Karar2020/3003Tarih16 Haziran 2020Okuma5 dk · 1.053 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2020/617 E., 2020/3003 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Haziran 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.053 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı; davalı kurumun, 2012 yılı içerisinde davacı hastanede kemik iliği nakli uygulanan ve tedavi giderlerinin Sağlık Uygulama Tebliği hükümleri doğrultusunda kendilerine fatura edilen hastalarla ilgili olarak, kemik iliği nakli işlem tarihinden 15 gün öncesi ve işlem tarihinden 60 gün sonrasına kadar olan süre içerisinde, serbest eczaneler tarafından karşılanan ilaç reçetelerine ait bedellerin alacaklarından mahsup edildiğinin bildirildiğini,

ilgili hastaların ayakta tedavileri kapsamında reçete edilen ve hastanede uygulanan kemik iliği tedavisi ile ilgisi olmayan ve serbest eczaneler tarafından karşılanmış olan 43.030,46 TL tutarındaki ilaç bedelinin kendi alacaklarından mahsup edilmesi işleminin dayanaksız olması sebebi ile öncesinde davalı kuruma yazı ile başvurulduğunu, başvuruya rağmen kesintiye konu tutarın iade edilmediğini belirterek, bu tutarın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı; kurumlarınca yapılan işlemlerin Sağlık Uygulama Tebliğine ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak yapıldığını, kurumca yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılığın olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; “… bilirkişi heyetinin dosya kapsamında incelenen bilgi ve belgelere göre listede her bir hastaya kullanılan her ilaç için değerlendirme yapılarak -kemik iliği tedavisine yöneliktir- şeklinde işaretlenmiş olan ilaçların paket kapsamında değerlendirilmelerinin gerektiği diğer ilaçların ise kemik iliği nakli ile ilgili olarak reçete edilmedikleri anlaşıldığından paket kapsamında değerlendirilmemesi gerektiği, listeye bakıldığında toplam 7.342,69 TL'nin kemik iliği tedavisine yönelik olduğu 35.687,77 TL'lik bölümün ise kemik iliği tedavisine yönelik olmayan işlem tutarı olduğu,

dolayısıyla kemik iliği tedavisine yönelik olmayan ilaçların reçete edilmesinin doğru olmadığı ve davalı kurumun kemik iliği tedavisine yönelik olmayan ilaçlara ilişkin reçete bedelini ödememekte haklı olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, 7.342,69 TL'nin dava tarihi olan 05/07/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine” karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1) Öncelikle paket fiyat uygulamasının ne olduğu ve pakete hangi ücretlerin dahil olduğuna ilişkin açıklama yapılmasında yarar vardır.

Paket fiyat; dahili ve cerrahi branşlarda sık karşılaşılan hastalıkların tanı ve tedavisi sırasında hizmet içeriği bakımından hasta bazında çok fazla değişiklik göstermeyen ve bu nedenle yaklaşık maliyeti önceden tahmin edilebilen tüm işlemlerin tek bir fiyat olarak belirlenmesi şeklinde tanımlanmıştır.

Burada tanımlanan paket, tüm masrafların dâhil olduğu, tek fiyatın geçerli olduğu bir kavramdır. Hastanın, hastaneye yatışından taburcu oluncaya kadar yapılan tüm masraflar için tek bir fiyat geçerlidir. Bu fiyatın içerisine, hastanın taburcu olduktan sonraki döneminde yapılan kontrollerin maliyetleri de dâhil edilmiştir.

2) Dava konusu uyuşmazlık ise; kemik iliği tedavisi gören dava dışı hastalar tarafından, tedavi süresince kullanılan (davacı hastane veya dava dışı sağlık kurumları tarafından yazılan) tüm ilaçların, kemik iliği nakli tedavisi ile ilgili olup olmadıklarının tespiti ve kullanılan tüm bu ilaçların paket tedavi kapsamında değerlendirilmelerinin gerekip gerekmediği, neticeden davalı SGK tarafından davacı hakedişlerinden yapılan kesintinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2012 yılı Sağlık Uygulama Tebliği’nin EK 9 unun “tanıya dayalı işlem listesi” bölümünün “kemik iliği nakilleri” başlıklı 2344 kodlu düzenlemesinde, “Kemik iliği paket fiyatlarına her türlü tetkik, tahlil, işlem, kan ve kan bileşenleri, tıbbi malzeme, ilaç ve komplikasyon tedavisine ilişkin ücretler dahildir. Paket fiyat, nakil öncesi 15 günü ve nakil sonrası 60 günü kapsar.” şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.

Dosyada mevcut davalı SGK’nun 24.01.2013 tarihli yazısı ile “kemik iliği nakli sonrasında 60 gün dolmadan taburcu edilen hastalara ayaktan yazılan reçete bedellerinin paket kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususnda il müdürlüklerinden istenen talimat ile ...nakil öncesi 15 günlük sürede ve 60 gün dolmadan taburcu edilen hastaların taburcu tarihi ile 60 günlük sürenin dolması arasındaki sürede hastaya reçete edilerek serbest eczanelerden aldırılan kemik iliği nakilleriyle ilgili reçete bedellerinin paket işleme dahil olarak değerlendirilmesi gerektiği” belirtilmiştir.

Somut olayda; davalı kurum tarafından, davacı üniversite hastanesinde kemik iliği tedavisi gören hastalara, ...’da belirtilen tedavi süresi içerisinde (nakil öncesi 15 gün ve nakil sonrası 60 gün içerisinde, davacı hastane veya dava dışı sağlık kurumları tarafından yazılan), kemik iliği nakli tedavisi kapsamında bulunmayan, başka hastalıkların tedavisine yönelik olarak (astım, diyabet, hipertansiyon vs. hastalıklar için yazılan ilaçlar) yazılan ve dava dışı eczanelerden alınan ilaç bedellerinin, kemik iliği paket tedavi kapsamında değerlendirilerek, davacı hakedişlerinden kesilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarında, her bir hastaya kullanılan her ilaç için değerlendirme yapılarak kullanım endikasyonlarının kemik iliği nakli tedavisi ile ilgili olup olmadıklarının ayrı ayrı belirlendiği, "kemik iliği tedavisine yöneliktir" şeklinde işaretlenmiş olan ilaçların paket kapsamında değerlendirilmelerinin gerektiği, diğer ilaçların ise kemik iliği nakli ile ilgili olarak reçete edilmedikleri anlaşıldığından, paket kapsamında değerlendirilmemesi gerektiği yönünde kanaat belirttikleri görülmüştür.

Tüm bu maddi ve hukuki açıklamalar ışığında somut olayda; davalı kurum tarafından, davacı üniversite hastanesinde kemik iliği tedavisi gören hastalara, ...’da belirtilen tedavi süresi içerisinde (nakil öncesi 15 gün ve nakil sonrası 60 gün içerisinde, davacı hastane veya dava dışı sağlık kurumları tarafından yazılan), kemik iliği nakli tedavisi kapsamında bulunmayıp, başka hastalıkların tedavisine yönelik olarak yazılan ve dava dışı eczanelerden alınan ilaç bedellerinin paket kapsamında değerlendirilmeyip davacı alacağından mahsup edilmemesi;

buna karşılık kemik iliği tedavi süresi içerisinde ve paket tedavi kapsamında olmasına rağmen, davalı hastane tarafından karşılanmayan yani hastalar tarafından dava dışı eczanelerden temin edildiği için davalı kurum tarafından bedeli eczanelere ödenen ilaç bedellerinin (mükerrer ödemeye sebebiyet verilmemesi için) davacı alacaklarından mahsup edilmesi gerekmektedir.

Hal böyle olunca, mahkemece; kemik iliği tedavisine yönelik olup, hastalar tarafından dava dışı eczalarden temin edildiği için davalı kurum tarafından bedeli eczanelere ödenen kemik iliği paket tedavisi kapsamındaki ilaç bedeli olan (mükerrer ödemeye sebebiyet verilmemesi için) toplam 7.342,69 TL (davacı alacaklarından mahsup edilen) alacak talebinin reddine;

buna karşılık kemik iliği nakli tedavisi dışında, hastanın başka hastalıklarının tedavisine yönelik olarak yazılan ve dava dışı eczanelerden alınan toplam 35.687,77 TL ilaç bedellerinin paket kapsamında değerlendirilmeyip davacı alacağından mahsup edilmemesi ancak davalı tarafından bu miktar davacı hakedişlerinden mahsup edildiği için iadesi yönünde karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde aksi yönde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Kabule göre de; taraflarca kemik iliği tedavisine yönelik olmayan ilaçların reçete edilmesinin doğru olup olmadığına yönelik bir talep olmamasına rağmen, mahkeme gerekçesinde bu yöne ilişkin bir tespite yer verilmesi de doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci ve ikinci bendde açıklanan nedenlerle hükmün HUMK'nın 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, 6100 sayılı HMK'nın Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nın 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/06/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/617, K. 2020/3003, 16 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/617
Karar No
2020/3003
Tarih
16 Haziran 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2020/617 K.2020/4909
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/617 K.2020/6260
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2020/617 K.2020/2789
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2020/618 K.2020/3536
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2020/618 K.2020/5295
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/618 K.2020/2572

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.