KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2020/8947 E., 2020/4925 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2020
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... ile davalı ... aralarındaki menfi tespit davasına dair Ordu 3. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 04/09/2015 tarihli ve 2014/302 E. - 2015/454 K. sayılı hükmün onanması hakkında (kapatılan) Yargıtay 13. Hukuk Dairesince verilen 01/06/2018 tarihli ve 2016/2354 E. - 2018/6498 K sayılı ilama karşı davacı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir. Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı ağabeyi ile aralarında husumet olduğunu, davalıya herhangi bir borcu bulunmadığı halde hakkında kötü niyetli olarak Ordu 1. İcra Müdürlüğü'nün 2014/2522 esas sayılı dosyası ile 20.000,00 TL üzerinden elden para aldığı iddiası ile icra takibinde bulunduğunu, süresi içinde borca itirazda bulunamadığını, böyle bir para almadığını, bu meblağda bir paranın borç olarak verilmesi için senet düzenlenmesi gerektiğini, böyle bir senet olmadığını, davalıya da borcunun bulunmadığını, davalıya borcunun bulunmadığının tespiti ile, haksız ve kötü niyetli icra takibi nedeniyle kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, söz konusu parayı davacıya ödünç olarak elden verdiğini, paranın verildiğine dair tanıklarının bulunduğunu savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine, 13. Hukuk Dairesinin 01/06/2018 tarihli kararı ile hükmün onanmasına karar verilmiş olup, bu kez onama ilamına karşı davacı tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Davacı, davalı kardeşi tarafından hakkında başlatılan icra takibindeki miktar yönünden borçlu olmadığının tespit edilmesi talebiyle eldeki davayı açmış, mahkemece taraf tanıkları dinlenmiş, sonucunda ise davanın reddine dair verilen karar 13. Hukuk Dairesi tarafından onanmıştır. Uyuşmazlık, davalı tarafından davacıya borç para verilip verilmediği noktasında olup, borç para verildiğinin ispat yükü davalının üzerindedir. Taraflar kardeş olduklarından, davalı iddiasını tanık dahil her türlü delil ile ispat edebilir. Mahkemece
dinlenen tanıklar, davacıya borç para verildiğine dair görgüye dayalı bir beyanda bulunmadıkları gibi, davalı bu iddiasını başkaca bir delille de kanıtlayamamıştır. Bu durumda davalının dayandığı diğer deliller de değerlendirilmek suretiyle, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, görgüye dayalı olmayan tanık beyanlarına dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Mahkeme kararının bu gerekçe ile bozulması gerektiği bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından davacının bu hususa ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile temyiz incelemesi sonucu verilen 13. Hukuk Dairesinin onama kararının kaldırılarak hükmün yukarıda açıklanan gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/8947, K. 2020/4925, 29 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama