İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/9463 K.2020/6740

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen menfi tespit davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl ve birleşen davalarda, davacı ... yönünden davanın kabulüne, diğer davacı ... yönünden asıl davanın reddine birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik…

Esas2020/9463Karar2020/6740Tarih18 Kasım 2020Okuma5 dk · 1.021 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2020/9463 E., 2020/6740 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Kasım 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.021 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen menfi tespit davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl ve birleşen davalarda, davacı ... yönünden davanın kabulüne, diğer davacı ... yönünden asıl davanın reddine birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacılar; davacı ...'ın kefil sıfatıyla 01/01/2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesini imzaladığını, diğer davacı ...'ın kiracı olarak sözleşmeyi imzalamadığını, davalıların bu geçersiz sözleşmeye dayanarak aleyhlerine takip başlattıklarını, sadece ...'ın imzasını taşıyan sözleşmenin geçersiz olduğunu belirterek, Fethiye 2. İcra Müdürlüğü'nün 2011/5350 Esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine ve % 40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmişler; birleşen davada ise, aynı kira sözleşmesine dayalı olarak davalılar tarafından aleyhlerine takip başlatıldığını belirterek Fethiye 2.İcra Müdürlüğü'nün 2013/1693 Esas sayılı dosyasında borçlu olmadıklarının tespitine ve % 40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmişlerdir.

Davalılar, asıl dava ve birleşen davada, davacılardan ...'ın taşınmazı kiralamak istediğini, bunun üzerine iki nüsha hazırlanan sözleşmenin imzalanması için ...'a verildiğini, davacının imzaları tamamlayarak sözleşmeyi kendilerine teslim ettiğini, kira sözleşmesinin başlangıç tarihinden tahliye edildiği tarihe kadar davacıların taşınmazı kullandığını, sözleşmenin başlangıç tarihinden itibaren davacıların hiçbir itirazda bulunmadıkları gibi özellikle davacı ...'ın imzasına itiraz etmediğini, herhangi bir dava açmadığını, davacıların kira ödemeden taşınmazı kullandıklarını beyanla davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, asıl dava ve birleşen davanın kabulü ile davacıların borçlu olmadıklarının tespitine, davacıların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hükmün davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk

Dairesi'nin 21/10/2015 tarih 2014/10355 Esas 2015/8753 Karar sayılı ilamı ile, sair temyiz itirazları reddedilerek " Davaya konu icra takiplerine dayanak 01/01/2010 başlangıç tarihli, beş yıl süreli kira sözleşmesinde kiracı olarak ..., kefil sıfatıyla ...'ın imzası bulunmaktadır. Davacılar vekili, kira sözleşmesindeki imzalara itirazları olmadığını, sözleşmedeki imzaların ikisinin de kefil ... tarafından atıldığını beyan etmiştir.

Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınan bilirkişi raporunda, inceleme konusu kira sözleşmesinde ...'a atfen atılı imzanın ...'ın eli ürünü olmadığı, kira sözleşmesinde kefil, kiracı imzaları ve hemen üstlerinde bulunan düzeltme imzasının ...'a atfen atılı imzalar ile aynı kişinin eli ürünü olduğu belirtilmiştir. Dayanak sözleşmede, kiracının ismi ... yazılmasına rağmen bu kısma davalı ...'ın imza attığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Bu durumda davalı ...'ın kiracı olduğunun kabulü gerekir. Her ne kadar davalı ..., davacıların yemin teklifi üzerine, yeminli beyanında kiralanan taşınmazın anahtarını almadığının ifade etmiş ise de kiracılık ilişkisi kira sözleşmesinin imzalanması ile doğar ve hüküm doğurur. Sözleşmenin geçerliliği için kiralananın teslimi şart değildir. Bu durumda taraflar arasında kira ilişkisi kurulmuştur.

Kira sözleşmesi tarafların rızasıyla, yargı kararı ile veya kiralananın ortadan kalkması ile sona erer. Öte yandan kiralananın teslim edilmediğini veya usulüne uygun olarak tahliye edildiğini ispat külfeti kiracıdadır. Bu nedenle Mahkemece davacı ...'ın kiracı olduğu gözönünde bulundurularak değerlendirme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir. " gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, asıl ve birleşen davalarda, davacı ... yönünden davanın kabulüne, diğer davacı ... yönünden asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile davacı ...'ın Fethiye 2. İcra Müdürlüğü'nün 2013/1693 esas sayılı dosyasında borcunun, 27.700TL asıl alacak ve 3.352,72TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 31.052,72TL olduğunun tespiti ile bu miktarı aşan tutarda sorumlu olmadığının tespitine,fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-)Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin hükme yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.

2-) Birleşen dava yönünden, harca yönelik yapılan incelemede;

Karar ve ilam harcı, maktu ve nispi olmak üzere iki çeşittir. (492 sayılı Kanun'un 15.,21. maddeleri). Bu anlamda davanın maktu veya nispi harca tabi olup olmaması, kural olarak dava konusunun para ile değerlendirilebilir olup olmamasına göre değişmektedir. Nispi harç, konusu belli bir değerle (para veya para ile değerlendirilebilen bir şey) ilgili davalarda, hüküm altına alınan değer üzerinden tarifedeki belli nispete göre alınan harçtır (1 Sayılı Tarife, madde III/1-a).

Maktu harç ise, konusu belli bir değerle tespit edilemeyen davalarda ve davanın reddine ilişkin kararlardan alınan harçtır (1 Sayılı Tarife, madde III/2-a). Harçlar Kanunu'nun 16/1. maddesinde değer ölçüsüne göre harca tabi işlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerlerin; tescil ve tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda gayrimenkulün değerinin esas alınacağı öngörülmüştür.

Dava, niteliği itibariyle konusu para ile değerlendirilebilen davalardan olduğundan yukarıda açıklandığı üzere hüküm altına alınan miktar üzerinden karar harcı alınması zorunludur.

Somut olayda, davacılar ... ve ... aleyhine başlatılan icra takibi ile. 32.000TL asıl alacak, 3.696TL işlemiş faiz toplamı 35.696TL'nin tahsili istenilmiş, hükme esas alınan 29/09/2017 tarihli bilirkişi raporunda ise; davacı ...'ın borcunun 31.052,72TL olduğu hesaplanmıştır.

Talep, menfi tespite ilişkin olup Mahkemece, davacılardan ... yönünden davanın kabulüne, diğer davacı ... yönünden ise borcunun 31.052,72TL olduğunun tespiti ile bu miktarı aşan tutarda takibe konu borç nedeniyle sorumlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

Buna göre yapılan incelemede; davacı ... yönünden 35.696 TL üzerinden, diğer davacı ... yönünden ise borçlu olmadığı miktarın 4.643,28TL olduğu anlaşılmakla bu miktar yönünden karar harcı alınması gerektiği; ancak kiracılık ve kefil ilişkisi kapsamında sorumluluk tek olduğundan harç mükerrerliğine yol açılmaması bakımından tek karar harcına hükmedilmesi doğru ise de, karar harcına eksik hükmedilmesi hatalı olmuştur.

Öte yandan, davacılardan ... yönünden davanın kısmen kabulü durumunda davacıdan red harcı alınmaması gerekirken, Mahkemece, hüküm fıkrasında davacı ...'dan 31,40TL red harcının alınması şeklinde hüküm kurulması da doğru olmamış bu hususlar aynı zamanda kamu düzeniyle ilgili olduğundan bozma sebebidir.

Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle birleşen dava yönünden kurulan hükümde yer alan " Alınması gereken 1.892,18TL karar ve ilam harcının peşin alınan 59,80TL'nin mahsubu ile 1.823,38TL karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına " ifadesinin hükümden çıkarılmasına, yerine " Alınması gereken 2.438,39TL karar ve ilam harcının peşin alınan 59,80TL'nin mahsubu ile 2.378,59TL karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına" ifadelerinin yazılmasına.

"Davanın red olunan kısmı üzerinden hesaplanan 31,40TL red harcının davacı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına," ifadesinin ise hüküm fıkrasından çıkarılarak hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440. maddesi gereğince asıl dava yönünden karar düzeltme yolu kapalı, birleşen dava yönünden kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde sadece davacılar yönünden karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/9463, K. 2020/6740, 18 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/9463
Karar No
2020/6740
Tarih
18 Kasım 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2020/9463 K.2020/16820
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2020/9463 K.2020/13425
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/9464 K.2020/15042
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2020/9464 K.2020/13426
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2020/9464 K.2020/7406
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/9465 K.2020/15029

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.