KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2020/9716 E., 2021/9380 K.·İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2021
Karar Metni
544 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen itirazın iptali davasının kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; taşınmazını 323.000 TL karşılığında davalıya sattığını, satış bedelinin 114.735 TL'sinin ödenmediğini, ödenmeyen bedel üzerinden davalı aleyhine icra takibi başlattığını, icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini ileri sürerek; davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, icra takibinin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı; davacıya sadece 40.735 TL borcu olduğunu, bu olaydan dolayı itibarının zedelendiğini, davacı aleyhine %20 tazminat ile %10 para cezasına karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile icra takip dosyasında asıl alacak olarak 93.235 TL yönünden davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile 93.235 TL asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren işletilecek ve 3095 sayılı yasanın 1, 2/1. maddeleri uyarınca hesaplanacak yasal temerrüt faizi ile birlikte tahsili için takibin devamına, likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca takdiren % 20 oranında hesaplanan 18.647 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince; elden ödemesi yapılan ve dava dışı üçüncü kişiye gönderilen havaleler dikkate alındığında davalı tarafından davacıya kaparo, havale ve elden alınan ödemelerden toplam 44.000 TL, 149.265 TL EFT ve dosyaya ibraz edilen belgelerde belirtilen 19.000 TL ve 17.500 TL'lik ödeme miktarı mahsup edildiğinden bakiye borcun 93.235 TL olduğu gerekçesiyle davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Somut olayda; davacının eşi tarafından tahsil edilen 29.000 TL lik ödemeye ilişkin belge aslının, davalı tarafça mahkeme kasasında olduğunun bildirildiği, sonrasında mahkeme tarafından evrak aslının kasada olmadığı tespitini içeren tutanağın düzenlendiği ancak belge aslının kasada bulunmadığı hususunun davalı tarafa bildirilmediği ve 29.000 TL'lik ödeme yönünden de davalı aleyhine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davalı temyiz dilekçesinde 29.000 TL lik ödemeye ilişkin olarak davacının eşinin imzasını taşıyan belge aslının elinde olduğunu, sehven fotokopinin sunulduğunu, mahkemeye sunulacağını bildirmiştir. Buna göre ilk derece mahkemesince; davalıya, dava ve takip konusu borcu kısmen söndüren nitelikte olduğu bildirilen belgenin aslını sunması için süre verilmesi, belgenin sunulması halinde diğer delillerle birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre, sunulmaması halinde ise şimdiki gibi karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının, yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmiş olduğundan, işbu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının da kaldırılmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/9716, K. 2021/9380, 30 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama