KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2020/9741 E., 2020/6024 K.·Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2020
Karar Metni
840 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Dairemizce bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi üzerine, bölge adliye mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen kararın süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalı kiracı ile aralarında 13/08/2014 tarihli kira sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmede, davalı tarafından ticari işlerinde kullanılmak üzere kiralananda bina inşaa edileceği ve sözleşmenin sona ermesiyle bu binanın kiraya verene teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalının 29/08/2014 tarihli ihtarname ile " davacının sözleşme şartlarına uygun davranmadığından" bahisle kira sözleşmesini feshettiğini, feshin haksız olduğunu belirterek , sonradan ıslah edilmek üzere şimdilik brüt 78.080 TL kira alacağının sözleşmede kararlaştırılan faiziyle,
sözleşme sonunda sözleşme şartlarında imal edilip teslim edilecek binanın teslim olunmayacağından dolayı uğradığı müspet zarardan, zarar belirli olduktan sonra ıslah edilmek üzere şimdilik 10.000TL'nin aylık %5 faiz işletilmek suretiyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; davacıya ait taşınmazı et ve et ürünleri işlenmesi ve pazarlanmasına yönelik faaliyetleri gerçekleştirmek ve buna uygun bina inşa etmek için kiraladığını, gerekli ruhsat ve izinleri almak üzere Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu'na başvuru yaptığını ancak inşaat işleri içeren yatırımlarda üst hakkı olmaksızın başvuru yapılmasının mümkün olmadığı belirtilerek başvurunun reddedildiğini, davacının üst hakkı tesisine icazet vermediğini, kiralananı kiralama amacına uygun şekilde kullanamamış olmasından dolayı kira sözleşmesinin haklı nedenle ve tek taraflı olarak geçmişe etkili şekilde feshedildiğini, fesih iradesi geçmişe yönelik olup, sözleşmeden dönme niteliğinde olduğundan müspet zararın tazmininin de istenemeyeceğini ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebi duruşmalı olarak incelenmiş; davacı vekili ile davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/1820 Esas 2016/2060 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, 1-Davanın kısmen kabulüne, 2- 55.333,32 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 19/09/2019 tarih 2018/3136 Esas 2019/6924 Karar sayılı ilamı ile " kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır." gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı vekili ile davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile kira ve makul süre tazminatı olarak 55.332,32 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, davalı ... vekili tarafından gerekli nispi temyiz harcı eksik yatırıldığından, anılan davalıdan eksik harcın tamamlanması için 04/03/2020 tarihinde dosyanın bölge adliye mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir.
Bölge adliye mahkemesi tarafından temyiz harç ve masraflarının tamamlanmasına yönelik muhtıra çıkarılmış ise de harç eksikliği tamamlanmadığından, davalı yönünden temyiz istemi 07/07/2020 tarihli ek karar ile red edilmiş, bu defa davalı vekili tarafından eski hale getirme talebinde bulunulması üzerine, dosya temyiz incelemesi için Dairemize gönderilmiştir.
Davalı vekilinin eski hale getirme talebi yönünden yapılan incelemede;
Muhtıranın davalı vekiline, 09/06/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 10/06/2020- 01/07/2020 tarihleri arasında istirahatli olduğundan bahisle süresinde nispi temyiz harcını yatıramadığı belirtilerek 09/07/2020 tarihli dilekçeyle, eski hale getirilme ve kararın temyizen tetkikiyle bozulmasının talep edildiği görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nın 95.maddesi. "Elde olmayan sebeplerle, kanunda belirtilen veya hâkimin kesin olarak belirlediği süre içinde bir işlemi yapamayan kimse, eski hâle getirme talebinde bulunabilir. Süresinde yapılamayan işlemle ulaşılmak istenen aynı sonuca, eski hâle getirme dışında, başka bir hukuki yoldan ulaşılabiliyorsa, eski hâle getirme talebinde bulunulamaz." hükmünü, 96.maddesi.
"Eski hâle getirme, işlemin süresinde yapılamamasına sebep olan engelin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde talep edilmelidir. İlk derece ve istinaf yargılamalarında, en geç nihai karar verilinceye kadar eski hâle getirme talebinde bulunmak mümkündür. Ancak, nihai karar bir tarafın yokluğunda verilmişse, tahkikat aşamasında kaçırılan süreler için kararın verilmesinden sonra da eski hâle getirme talebinde bulunulabilir."hükmünü içermektedir.
Aynı Kanunun 97.maddesinde; eski hale getirme dilekçesinde talebin dayandığı sebepler ile bunların delil veya emarelerinin gösterileceği belirlenmiş, 98.maddesinde ise, temyiz yoluna başvuru hakkının düşmesi hâlinde ise eski hale getirmenin Yargıtaydan talep edileceği öngörülmüştür.
Somut olayda, anılan davalı vekilinin 10/06/2020- 01/07/2020 tarihleri arasında istirahatli olduğuna ilişkin resmi sağlık kuruluşundan temin edilen istirahat raporunun, kanunda öngörülen yasal süre içerisinde, 09/07/2020 tarihli eski hale getirme ve temyiz talepli dilekçesi ile dosyaya sunulduğu görülmekle, eski hale getirme koşullarının oluştuğu anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi'nin 07/07/2020 tarihli 2019/2800 Esas 2019/2292 Karar sayılı ek kararının ortadan kaldırılmasına karar verilerek, davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/9741, K. 2020/6024, 21 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama