İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2021/1523 K.2021/6597

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; davanın kabulüne yönelik olarak verilen hüküm, davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 15/06/2021 tarihinde davalı asil ...…

Esas2021/1523Karar2021/6597Tarih15 Haziran 2021Okuma6 dk · 1.289 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2021/1523 E., 2021/6597 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Haziran 2021
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.289 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; davanın kabulüne yönelik olarak verilen hüküm, davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 15/06/2021 tarihinde davalı asil ... ve ihbar olunan vekili Av. ... geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan asilin ve vekilin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı; maliki bulunduğu yedi adet taşınmazın, adına tanzim edilen sahte nüfus cüzdanı ile yine sahte olarak davalı noter tarafından tanzim edilen vekaletnameye istinaden kardeşi ... tarafından 09/09/2005 tarihinde muhtelif kişilere devredildiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 20.000 TL’nin 09/09/2005 tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 22/06/2015 tarihinde tamamlama harcını yatırmıştır.

Davalı; davacının kardeşi olan ...'nun, nüfus müdürlüğünden temin etmiş olduğu nüfus cüzdanını ibraz etmesi nedeniyle vekaletnamenin tanzim edildiğini, verilen nüfus cüzdanının sahte olup olmadığını kendilerinin bilemeyeceğini, davacının kardeşinin eylemi sonucunda noterlik işlemi ile zarar arasındaki illiyet bağının kesildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; davanın reddine dair verilen karar, davacı tarafın temyizi üzerine Dairece verilen 19/12/2017 tarihli ve 2016/13598 E. 2017/17842 K. sayılı kararla; davalı noter tarafından tanzim edilen vekaletname ile satış işlemleri nedeniyle tapu müdürlüğünde kullanılan vekaletname asıllarının getirtilmesi, sonrasında gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle her iki vekaletname ile ilgili işlemlerin davalı noter veya çalışanları tarafından yerine getirilip getirilmediğinin araştırılması suretiyle ulaşılacak sonuca göre davanın esası hakkında karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur.

Bozmaya uyan mahkemece; her iki vekaletname ile ilgili işlemlerin davalı noterin çalışanları tarafından yerine getirildiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, toplam 927.475,79 TL tazminatın 20.000 TL’sinin dava tarihinden, 907.475,79 TL’sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1) Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle dava tarihi 06/07/2007 olmasına rağmen karar başlığında 01/02/2011 olarak yazılmasının mahallinde düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde olduğunun anlaşılmasına göre, davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2) Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle ıslahın hukuki niteliğinin ve ne şekilde yapılması gerektiğine yönelik yasal mevzuatın açıklanmasında yarar bulunmaktadır.

Islah; taraflardan birinin yapmış olduğu usul işleminin tamamen veya kısmen düzeltilmesine denir (HUMK m. 83, HMK m. 176) (Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, C: IV, İstanbul 2001, s. 3965). Islah müessesesi, davayı değiştirme, başka deyişle iddia ve müdafaanın değiştirilmesi veya genişletilmesi yasağını bertaraf eden bir imkandır. Zira bu suretle, aslında yasal itiraz ile karşılaşılabilecek olan herhangi bir taraf muamelesi, ıslah kurumu yardımı ile artık bu itirazı davet etmeksizin yapabilmektedir (Üstündağ, S.: Medeni Yargılama Hukuku, Cilt: I-II, 5. Baskı, İstanbul 1992, s. 534).

Islahın konusu tarafların yapmış oldukları usul işlemleri olduğu için, ıslahla düzeltilecek usul işlemlerinin neler olduğundan da söz etmek gerekir. Gerek öğreti, gerekse Yargıtay uygulaması davanın değiştirebileceğini ve genişletilebileceğini aynı şekilde savunmanın genişletilebileceğini ilke olarak kabul etmektedir. Yine müddeabihin artırılıp artırılmayacağı hususu da bir usul işlemi olup, ıslahın konusudur (Kuru, s. 4035).

6100 sayılı HMK’nın 176. maddesine göre; ıslah, tamamen (kamilen) veya kısmen olmak üzere iki şekilde yapılabilmektedir. Tamamen ıslahta davacı, davasını baştan (dava dilekçesinden) itibaren ıslah eder ve bir hafta içerisinde yeni bir dava dilekçesi verir (HMK m. 180).

Davanın tamamen ıslahı yoluna, dava dilekçesinden (dava dilekçesi dahil) itibaren (HMK m. 179/2 de sayılanlar hariç) bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılması için başvurulur (HMK m. 179/1). Bu hâlde dava dilekçesinden itibaren yapılmış olan usul işlemlerinin (HMK m. 179/2 de sayılanlar hariç) tamamının yapılmamış sayılması (ıslah edilmesi, düzeltilmesi) söz konusu olduğu için buna davanın tamamen ıslahı denir.

(Kuru, B.: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, Ankara 2019, s. 424). Başka bir anlatımla davacı tamamen ıslah ile yeni bir dilekçe vererek davasını baştan itibaren usule müteallik bütün işlemlerini değiştirebilir. Yani davacı bu yolla dava sebebini ve talep sonucunu tamamen değiştirip genişletebileceği gibi, davalı da tam ıslah ile savunmasını tamamen değiştirip genişletebilecektir.

Bunun doğal sonucu olarak, dava dilekçesinde yer alan ilk talep içeriği değil, ıslah yoluyla açıklanan talep içeriği nazara alınarak araştırma ve inceleme yapılması ve mahkemece verilecek hükümde de ıslahla ileri sürülen istemin karşılanması gerekecektir.

HMK'nın 181. Maddesinde düzenlenen davanın kısmen ıslahında ise; davada yapılmış olan belli bir usul işlemi ıslah edilir (düzeltilir) ve bundan sonraki usul işlemlerinin (ıslah edilen usul işlemi ile ilgili oldukları ölçüde) yapılmamış sayılması sağlanır (Kuru, s. 4014). Davacının talep sonucunu (müddeabihi) arttırması, talep sonucunu terditli dava hâline dönüştürmesi ve talep sonucunun daraltılması gibi işlemler kısmen ıslaha örnek olarak sayılabilecek usule müteallik işlemlerdir.

Islahın amacı, yargılama sürecinde, şekil ve süreye aykırılık sebebiyle ortaya çıkabilecek maddi hak kayıplarını ortadan kaldırmak olduğundan, hak ve alacağı bu sürecin dışında ortadan kaldırmış olan işlemlerin, yani maddi hukuk işlemlerinin ıslah yoluyla düzeltilebilmesi elbette ki mümkün değildir. Bir başka deyişle, maddi hakkı sona erdiren maddi hukuk işlemleri, ıslahla düzeltilemez.

Feragat, kabul, sulh gibi işlemler, velev ki dava içinde yapılsın, asıl hakkı ortadan kaldırdıklarından, usul işlemi olduğu kadar (davayı etkilediği için usul işlemidir) maddi hukuk işlemi mahiyetini de taşımaktadır ve bu sebeple, bu işlemlerin ıslah yoluyla düzeltilmesi imkânsızdır; çünkü ıslah, yargılama hukukunun şekle ve süreye bağlılığından kaynaklanan zımni hak kayıplarının telafisi için öngörülmüş bir müessesedir.

Açık bir irade beyanı ile terk edilen haklar, maddi gerçeğin şekle feda edilmesi gibi bir sonuç doğurmadığı için, ıslahın konusu olamaz. Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 07/06/2017 tarihli ve 2017/17-1093 E. 2017/1090 K.. 07/06/2017 tarihli ve 2016/9-1212 E. 2017/1078 K. ile 02/04/2019 tarihli ve 2017/22(7)-2168 E. 2019/395 K. sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.

Diğer taraftan, ıslah işleminin ne şekilde yapılacağı 6100 sayılı HMK’nın 177. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre. “Islah, sözlü veya yazılı olarak yapılabilir.” Sözlü ıslah beyanının duruşma tutanağına yazılması (hatta okunarak altının ıslah eden tarafa imza ettirilmesi) gerekir (m.154/1 ve 154/3/ç), karşı taraf duruşmada hazır değilse tutanak örneği haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir (m.177/3,c.2).

Yazılı ıslah ise dilekçe ile de yapılabilir (m.177/3,c.1), yazılı ıslah duruşmada yapılırsa ıslah dilekçesinin verildiği tutanağa yazılır (m.154/3-f), karşı taraf duruşmada hazır ise ıslah dilekçesinin bir örneği karşı tarafa verilir. Karşı taraf yazılı ıslahın yapıldığı duruşmada hazır değilse ıslah dilekçesinin bir örneği haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir (m.177/3,c.2) (Kuru, B.: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, Ankara 2021, s. 438).

Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; mahkemece, dava konusu taşınmazların rayiç bedellerin tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmış, tanzim olunan raporda taşınmazların dava tarihi itibariyle bedellerinin 543.835,65 TL olduğu belirtilmiş;

bilahare taşınmazların rapor tarihi itibariyle rayiç bedellerinin hesaplanması için ek rapor talep edilmiş, tanzim olunan 17/10/2014 tarihli rapor ile dava konusu taşınmazların rapor tarihi itibariyle rayiç bedelinin 927.475,79 TL olduğu belirtilmiş, akabinde mahkemece 17/02/2015 ve 04/05/2015 tarihli celselerde bilirkişi raporunda hesaplanan dava değeri üzerinden eksik harcın tamamlanması için davacı tarafa süre verilmiş ve davacı tarafından 22/06/2015 tarihinde harcın ikmal edilmiş olduğu; ancak, davacı tarafından, ayrıca ve açıkça yazılı veya sözlü ıslah beyanında bulunulmamış olduğu anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca, mahkemece; davacı tarafından dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, 20.000 TL üzerinden eldeki davanın açıldığı, davacının yargılama aşamasında ıslah talebinde bulunmadığı gözetilerek; talep doğrultusunda karar verilmesi gerekirken, talep aşılmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.

Bundan ayrı, dava konusu taşınmazların tapuda dava dışı üçüncü kişilere devredildiğini 19/04/2007 tarihinde öğrenen davacının, 25/04/2007 ve 14/05/2007 tarihlerinde tapu iptale ve tescili istemli davaları, 06/07/2007 tarihinde ise işbu davayı açtığı dikkate alındığında, davacının mal varlığında meydana gelen azalmayı 19/04/2007 tarihinde öğrendiği, dolayısıyla zarar kapsamının hesap ve belirlenmesinde bu tarihteki rayiç bedele hükmedilmesi gerekirken, 17/10/2014 tarihindeki rayiç değer esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK'nın 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden iadesine, 6100 sayılı HMK'nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nın 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/06/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/1523, K. 2021/6597, 15 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1523
Karar No
2021/6597
Tarih
15 Haziran 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2021/1524 K.2021/4079
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2021/1525 K.2021/3741
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2021/1525 K.2021/5037
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2021/1525 K.2021/6300
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2021/1526 K.2021/5046
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/1526 K.2021/4826

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.