KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2021/1593 E., 2021/7047 K.·Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2021
Karar Metni
552 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen itirazın iptali davasının kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı kulüp ile aralarında yaptıkları protokolün 5. maddesine göre 2010/2011 sezonu için 78.000,00 TL ve 2011/2012 sezonu içinse 360.000,00 TL olmak üzere toplam 438.000,000 TL ödeme yükümlülüğü bulunan davalının sadece 167.000,00 TL ödeme yaptığını, bakiye 271.000,00 TL ile 13.455,00 TL asgari ücret alacağının ödenmediğini, bu kapsamda başlattığı takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, ayrıca icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davanın kısmen kabulü ile takibin 184.435,65 TL asıl alacak, 5.482,55 TL asgari ücret alacağı ve 6.588,35 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine dair ilk derece mahkemesince verilen karara yönelik tarafların istinaf talebi ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince esastan reddedilmiş olup, taraflar son olarak temyiz talebinde bulunmuşlardır.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere ve özellikle temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, davacı vekilinin sair, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2) Dava, sporcu sözleşmesi ve buna bağlı yapılan protokolden kaynakla ödenmeyen ücretin tahsiline yönelik başlatılan takibe vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir. Mahkemece, takibe yapılan itirazın kısmen kabulüne, koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Somut olayda; takip konusu alacak, davalı borçlu tarafından tespit edebilir durumdadır. Bu nedenle alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü ile İİK'nun 67. maddesi gereğince kabul edilen alacak talebi yönünden davacı yararına icra inkar tazminatı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacı tarafın icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi doğru değildir. Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ve ilk derece mahkemesi kararının bu yönden düzeltilerek onanması, HMK'nın 370’inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/1593, K. 2021/7047, 23 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama