KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2021/1673 E., 2021/3912 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2021
Karar Metni
513 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalı ile arasında imzalanmış silindir kira sözleşmesi uyarınca ödenmeyen 2013 yılı Aralık ayı kira bedeli için düzenlenen 30/12/2013 tarihli 090226 numaralı faturaya dayalı olarak davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe haksız itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı tarafça süresi içinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Mahkemece, cevap dilekçesi sunulmadığından süresinden sonra delil ibraz edilemeyeceği gerekçesiyle davalı tarafça yargılama sırasında sunulan ve ödemelere ilişkin olduğu iddia edilen belgeler değerlendirilmeksizin, davacının ticari defterlerinin incelenmesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, takibin 4.471 TL asıl alacak ile 282,10 TL işlemiş faiz üzerinden iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden devamına, davalının asıl alacağın %20'si oranında inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalının ödeme yapıldığına dair temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Kural olarak, yargılama aşamasında dayanılıp sunulmayan deliller, temyiz veya karar düzeltme aşamasında sunulamazlar; sunulmuş olsalar bile, bu aşamalardaki incelemeler sırasında dikkate alınamazlar. Bu kuralın tek istisnası, dayanılıp sunulan delillin, o davaya konu borcu söndüren bir nitelik taşıması; örneğin, davaya konu borcun ödenmiş olduğunu gösteren makbuz, ibraname gibi bir belge olmasıdır.
Davanın hukuksal niteliği ve somut olayın özelliği gereği davalı, yargılama aşamasında dava konusu borcu söndüren nitelikte bir belge vermişse, bu belge üzerinde gerekli inceleme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekir. Diğer bir anlatımla, yargılama aşaması henüz tamamlanmamış ise böyle durumda, borcu itfa eden belge değerlendirmeye alınmalıdır. Gerçekten de, yargılamada davayı inkâr eden davalının savunması, borcun bulunmadığı savunmasını da kapsar.
O nedenle, davalının borcun ne sebeple bulunmadığını açıklama ve iddianın aksine delillerini ikame etme hakkının ortadan kalktığından söz edilemez. Belirtilen nedenlerle, yargılama aşamasında sunulan ve borcu söndüren bir belgenin varlığı karşısında savunmanın genişletilmesi yasağından söz edilemeyeceğinin kabulü de zorunludur. (Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/7-2097 E 2017/894K sayılı 03/05/2017 tarihli kararı)
Davalı taraf, mahkemece yapılan yargılama esnasında cevap dilekçesi sunmamış ve delil bildirmemiştir. Ancak davalı tarafça 04/11/2020 tarihli dilekçe ekinde ödemelere ilişkin birtakım makbuzlar mahkemeye sunulmuştur. Bu durumda mahkemece; davalı tarafça sunulan belgeler incelenerek takip tarihi öncesinde takip ve davaya konu 090226 numaralı 30/12/2013 tarihli fatura borcu bakımından Aralık ayı silindir kira bedelinin ödenip ödenmediği değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/1673, K. 2021/3912, 12 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama