İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2021/1695 K.2022/85

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde birleştirilerek görülen asıl alacak davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine, birleşen alacak davasının kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda;…

Esas2021/1695Karar2022/85Tarih18 Ocak 2022Okuma5 dk · 1.030 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2021/1695 E., 2022/85 K.·Mahkemesi : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Ocak 2022
Mahkemesi
İZMİR 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.030 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde birleştirilerek görülen asıl alacak davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine, birleşen alacak davasının kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne yönelik olarak verilen karar, asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından duruşmasız, asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle;

duruşma günü olarak belirlenen 18/01/2022 tarihinde asıl ve birleşen davada davacı vekili Av. ... ile asıl ve birleşen davada davalı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekillerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Asıl davada davacı, davalının zaman zaman kendisinden ödünç para istediğini, bazen elden, bazen banka vasıtası ile ödünç olarak davalıya imkanları ölçüsünde paralar verdiğini, 2015 yılı başlarında borç olarak verdiği paraları davalıdan istediğini, davalının borcunu ödemediğini, davalının banka hesabına ödünç olarak 17.05.2012 tarihinde 50.000,00-TL, 06.06.2012 tarihinde 150.000,00-TL, 22.01.2014 tarihinde 75.000,00-TL, 06.02.2014

tarihinde 25.000,00-TL, 18.07.2014 tarihinde 20.000,00-TL, 21.07.2014 tarihinde 30.000,00-TL, 27.10.2014 tarihinde 20.000,00-TL ve 20.11.2014 tarihinde 35.000,00-TL olmak üzere toplam 405.000,00-TL gönderdiğini ileri sürerek, 405.000,00-TL alacağın davalıdan tahsilini istemiştir.

Birleşen davada davacı, davalının zaman zaman kendisinden ödünç para istediğini, bazen elden, bazen banka vasıtası ile ödünç olarak davalıya imkanları ölçüsünde paralar verdiğini, davalının borcunu ödemediğini, davalının banka hesabına ödünç olarak 20.04.2012 tarihinde 200.000,00-TL, 26.04.2012 tarihinde 100.000,00-TL ve 25.02.2014 tarihinde 50.000,00-TL gönderdiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 350.000,00-TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir.

Davalı, davacıyı eskiden beri tanıdığını ve zaman içerisinde birbirlerinden karşılıklı olarak ödünç para alıp verdiklerini, davacının iddia ettiği gibi bu ilişkide sadece borç veren taraf olarak yer almadığını, kendisinin de davacıya zaman zaman borç para verdiğini, davacı tarafından 17.05.2012 tarihinde yapılan 50.000,00-TL ve 06.06.2012 tarihinde yapılan 150.000,00-TL şeklindeki ödemelere ilişkin dekontlardan bu paraların borç olarak gönderilmediğinin anlaşıldığını, kendisine ait hesaptan 02.10.2014 tarihinde davacının banka hesabına ödünç iadesi olarak havale ettiği 100.000,00-TL bulunduğunu, yine davacının hesabına ödünç iadesi olarak 25.05.2012 tarihinde 50.000,00-TL ve 17.09.2012 tarihinde 20.000,00-TL ödemelerinin olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.

İlk derece mahkemesince, asıl dosyada davanın kısmen kabulüne, 105.000,00-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye 300.000,00-TL yönünden davanın reddine; birleşen dosyada davanın kabulüne, toplam 350.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı hakkında haksız olarak yapılmış bir icra takibi olmadığından davalının talep ettiği kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiş; karara karşı taraflar istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesince, davacının istinaf başvurusunun reddine, davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.12.2018 tarih ve 2016/533 esas, 2018/648 karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden karar verilmesine; ana dosyada, davanın kısmen kabulü ile 15.000,00-TL alacağın dava tarihi olan 11.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, birleşen İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/824 esas, 2017/870 karar sayılı dosyasında;

davanın kabulüne, 350.000,00-TL alacağın dava tarihi olan 22.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.

I-) Davalı-birleşen davada davalı vekilinin asıl dava bakımından temyiz isteminin incelenmesinde;

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361 nci maddesi uyarınca; bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz

yoluna başvurulabilir. Açıklanan madde hükmü gereğince, bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin hakem kararlarının iptali istemiyle açılan davalarda ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararlar veya ilk derece mahkemesi kararlarına karşı yapılan kanun yolu başvurusu üzerine istinaf incelemesi sonucu verdiği kararlar için ayrım yapılmaksızın 6100 sayılı Kanun’un 362 nci maddesinde belirtilen temyiz kesinlik sınırı uygulanmaktadır.

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde 6100 sayılı Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre, hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar bölge adliye mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 72.070 TL’nin altında kalmaktadır.

II-) Davacı-birleşen davada davacı vekilinin asıl dava bakımından temyiz isteminin incelenmesinde;

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Dava, ödünç sözleşmesine dayalı olarak açılan alacak istemine ilişkindir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında, davalıya ait hesaptan davacının banka hesabına ödünç iadesi olarak 02.10.2014 tarihinde 100.000,00-TL, 25.05.2012 tarihinde 50.000,00-TL ve 17.09.2012 tarihinde 20.000,00-TL gönderildiğini beyan etmiş, dosyadaki dekont örneklerinden davacıya toplam 170.000,00-TL’nin ödünç iadesi açıklamasıyla gönderildiği anlaşılmıştır.

Bölge Adliye Mahkemesince 170.000,00-TL’nin davacının alacağından mahsup edilmesi yerinde ise de, banka hesap hareketlerinde görülen 03.11.2014 tarihinde davalının hesabından davacıya ait hesaba ödünç iadesi açıklamasıyla gönderilen 20.000,00-TL’nin davacı alacağından mahsup edilmesi taraflarca iddia ve savunma yoluyla ileri sürülmediğinden resen gözetilemeyeceği dikkate alınmadan alacaktan mahsup edilmesi hatalı olup, bozma nedenidir.

III-) Davalı-birleşen davada davalı vekilinin birleşen dava bakımından temyiz isteminin incelenmesinde; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan bölge adliye mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 370/1 maddesi uyarınca onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı-birleşen davada davalı vekilinin asıl dava yönünden temyiz dilekçesinin REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan asıl davaya yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 371. maddesi uyarınca davacı -birleşen davada davacı yararına BOZULMASINA, üçüncü

bentte açıklanan nedenlerle birleşen davaya yönelik Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 3.815'şer TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

asıl davada peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde temyiz eden davalıya, asıl ve birleşen davada davacıya iadesine, birleşen davada 16.919,60 TL bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dosyanın kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 18/01/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/1695, K. 2022/85, 18 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1695
Karar No
2022/85
Tarih
18 Ocak 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/1699 K.2022/76
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/1700 K.2022/3347
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2021/1707 K.2022/371
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2021/1708 K.2022/342
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/1709 K.2022/409
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/1710 K.2022/733

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.