İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2021/2233 K.2021/5652

Taraflar arasında birleştirilerek görülen tazminat davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl dava ile birleşen 2015/439 esas sayılı davanın kısmen kabulüne, birleşen 2015/93 Esas sayılı davada karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak…

Esas2021/2233Karar2021/5652Tarih27 Mayıs 2021Okuma5 dk · 1.050 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2021/2233 E., 2021/5652 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Mayıs 2021
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.050 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında birleştirilerek görülen tazminat davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl dava ile birleşen 2015/439 esas sayılı davanın kısmen kabulüne, birleşen 2015/93 Esas sayılı davada karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı ... asıl davada feri müdahil, birleşen 2015/439 Esas sayılı davada ihbar olunan ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı; oğlu ...'ın 05.05.2007 tarihinde, ... Köyündeki evlerinin terasında gezmekte iken, evin üzerinden geçen elektrik telleri nedeniyle elektrik akımına kapılarak, kolu ve iki ayağının yandığını, yanıklar sebebiyle iki ayağının kesildiğini, oğlunun yaralanmasına bina üzerinden hatalı olarak nakil hattı geçiren davalı şirketin sebep olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak üzere, 30.000 TL maddi tazminat ile 200.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 218.883,18 TL'ye yükseltmiştir.

Birleşen davada davacı; asıl davaya ek olarak 40.179,03 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı; kazanın meydana geldiği evin iki katlı olup, ikinci katın sonradan yapıldığını, ikinci kat yapılmadan önce geçirilen nakil hattının yönetmeliğe uygun yükseklikte olduğunu,

ikinci katın yapıldığının yazılı ya da sözlü olarak bildirilmediğini, davaya konu olayda kusuru bulunmadığını, davacının iki ayağının değil iki parmağının kesildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne 218.883,18 TL maddi ve 150.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kabulü ile 40.179,03 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair verilen karar, davalı tarafın temyizi üzerine Dairece verilen 03.07.2017 tarihli ve 2016/849 Esas 2017/10883 Karar sayılı kararla;

meydana gelen zarardan birden fazla kişinin değişik sebeplerle mesul tutulmasının gerekmesi halinde, bu kişilerin müteselsil sorumlulukları cihetine gidilmesi gerektiği, kaza tarihinde yedi yaşında olan davacıya atfedilecek kusur bulunmaması ancak zararın meydana gelmesinde ve artmasında kazazedenin yaşadığı evdeki hane halkının kusuru oranında takdir edilen maddi tazminat miktarından indirim yapılması, davacı ailesinin kusur oranı da gözetildiğinde hükmedilen manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun olmayacak miktarda fazla olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.

Bozmaya uyan mahkemece; asıl davanın kısmen kabulü ile 175.106,55 TL maddi ve 80.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi davalıdan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulü ile 32.119,23 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair verilen karar, tarafların temyizi üzerine Dairece verilen 10.03.2020 tarihli ve 2020/290 Esas 2020/2183 Karar sayılı kararla; davalının tüm, davacının sair temyiz itirazları reddedildikten sonra,

olay tarihi itibariyle 7 yaşında olan davacıya atfedilebilecek müterafik kusur bulunmadığı gibi, çocuk yaşta olay nedeniyle kol ve bacaklarının yandığı, ayak parmaklarının kesildiği, %45 oranında sürekli çalışma gücünü kaybettiği, bozma ilamında dikkate alınması gerektiği belirtilen % 20 oranındaki hane halkının kusuru da dikkate alındığında, bozma öncesinde hükmedilen manevi tazminat miktarında yapılan indirim oranı fazla olduğu, davacı için daha yüksek miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.

Bozma sonrası birleşen 2015/439 Esas sayılı davada; davacı anne, olaydan dolayı yaşadığı üzüntü nedeniyle 100.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.

Bozmaya uyan mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl davanın kısmen kabulü ile davacının maddi tazminat istemine ilişkin kararın kesinleşmiş olması nedeniyle bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacının manevi tazminat isteminin kabulü ile 120.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davada;

verilen kararın kesinleşmiş olması nedeniyle bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen 2015/439 Esas sayılı davanın kısmen kabulü ile 60.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... asıl dosyada feri müdahil, birleşen mahkemenin 2015/439 Esas sayılı dosyada ihbar olunan ... tarafından temyiz edilmiştir.

1- İhbar olunan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün birleşen 2015/439 Esas sayılı davaya ilişkin temyizi yönünden;

HMK’nın 61-64.maddelerine göre dava ihbar olunan gerçek ve tüzel kişi, davada taraf sıfatını kazanamaz. Bir davada hüküm, davanın tarafları arasında kurulur. Bu nedenle hükmü temyiz etme hakkı, davada taraf olan kişilere aittir. Kural olarak kendisine dava ihbar olunan davaya katılmadıkça (müdahil olmadıkça) mahkemece verilen kararı temyiz etme hakkı yoktur. Somut olayda; ihbar olunan ... (fer'i veya asli) müdahil olmadığından ve aleyhine verilmiş bir hüküm de bulunmadığından, hükmü temyiz eden Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün temyiz isteminin reddi gerekir.

2- Davalı ... feri müdahil Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün asıl davaya ilişkin olarak temyizi yönünden yapılan incelemede;

A-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, feri müdahil Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

B-Davalının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;

Somut olayda; mahkemece verilen 18.07.2019 tarihli kararda; asıl dava yönünden maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 175.106,55 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına, davacı lehine 16.456,39 TL, davalı lehine 5.165,43 TL nispi vekalet ücretine, birleşen (Mahkemenin 2015/93 Esas) dava yönünden maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 32.119,23 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına, davacı lehine 3.854,31 TL nispi vekalet ücretine, davalı lehine 2.725 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir.

Mahkemenin temyize konu 05.11.2020 tarihli kararı ile asıl davaya ilişkin olarak davacının maddi tazminat talebi yönünden 18/07/2019 tarihli kararı kesinleştiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek davacı lehine 20.585,12 TL, davalı lehine 6.490,96 TL nispi vekalet ücretine hükmedildiği, birleşen 2015/93 Esas davada 18/07/2019 tarihli kararı kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacı lehine 4.817,88 TL, davalı lehine 3.400,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir.

Yukarıda anlatıldığı üzere; asıl ve birleşen 2015/93 Esas sayılı davalarda davacının maddi tazminat talepleri kesinleştiği halde usuli kazanılmış hak ilkesine aykırı bir şekilde davalı aleyhine yeniden vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nın 438/7 maddesi hükmü gereğidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle ihbar olunanın temyiz dilekçesinin reddine; ikinci bendin (A) fıkrasında açıklanan nedenlerle ihbar olunan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bendin (B) fıkrasında açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrasının; (A) bendinin (5) ve (7) numaralı alt bentleri ile (B) bendinin (2) ve (3) numaralı bentlerinin çıkartılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 6100 sayılı HMK'nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nın 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/05/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/2233, K. 2021/5652, 27 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/2233
Karar No
2021/5652
Tarih
27 Mayıs 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2021/2233 K.2021/4227
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/2237 K.2021/10279
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2021/2239 K.2021/9400
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2021/2240 K.2021/7915
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2021/2241 K.2021/6935
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/2241 K.2021/10277

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.