KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2021/2655 E., 2021/11909 K.·Mahkemesi :tüketici Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2021
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, TMSF'ye devir edilen Yaşarbank A.Ş.'nin Kayseri şubesi ile davalılar arasında imzalanan Tüketici Kredisi sözleşmesi gereğince kullandırılan krediden doğan borcun gönderilen ihtarnameye rağmen ödenmediğini, temlik alınan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalıların itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., davanın reddini dilemiş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna ilişkin bozma kararından sonra banka ile dava dışı Muhittin Karakaya arasında imzalanan konut kredi sözleşmesine davalıların kefil olduğu, davacının asıl borçlu ile birlikte aynı anda kefiller aleyhine icra takibi başlattığı, 4077 sayılı Kanun’un 10. maddesi gereğince asıl borçluya başvurup takip semeresiz kalmadıkça kefillerden borcun ifasının istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı ...Ş., 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 140. ve143/5. maddesi gereğince her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olması gerekirken, harç alınmasına karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Davacı tarafından icra takibi, davadışı asıl borçlu ve davalı kefiller hakkında başlatılmıştır. Davalı kefiller takibe itiraz ettiklerinden davacı tarafından haklarında itirazın iptali davası açılmış olup, asıl borçlu takip edilmeden kefillerin takip edilmeyeceği gerekçesiyle davanın redine karar verilmiştir. Sadece davalı kefiller hakkında hüküm kurulması gerekirken, icra takibinin asıl borçluyu da kapsayacak şekilde tümden iptal edilmesi usul ve yasaya aykırırdır.
Ne var ki, 2. ve 3. bentteki yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/2655, K. 2021/11909, 24 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama