KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2021/3089 E., 2021/12517 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk( Tüketici) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2021
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalıların bankaya olan borçlarının tahsili amacıyla haklarında icra takibi başlattıklarını, davalıların takibe haksız itirazları üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalıların inkar tazminatına mahkum edilmelerini talep etmiştir.
Davalılar; dava dışı ...’in davacı bankadan kullandığı konut kredisine kefil olduklarını, kredi taksitlerinin bir kısmının ödendiğini, sonraki taksitler ödenmediğinden borcun muaccel olduğunu ve hesabın kat edildiğini, kendilerinin kefaletinin dava dışı ...’in kullandığı konut kredisinden kaynaklandığını, bu kişinin kullandığı diğer kredilerden sorumlu tutulamayacaklarını, davacı bankanın asıl alacak olarak belirttiği miktardan sadece konut kredisine ilişkin asıl alacak miktarını kabul ettiklerini, diğer alacak miktarlarına itiraz ettiklerini, faiz oranına da itirazları bulunduğunu savunarak, davanın reddi ile lehlerine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemişlerdir.
Bozmaya uyarak davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakan mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle davalıların cevap dilekçelerindeki beyanlarında davacı bankanın asıl alacak olarak belirttiği miktardan sadece konut kredisine ilişkin asıl alacak miktarını kabul ettikleri yönündeki beyanları da dikkate alındığında; davacının tüm, davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Ancak, mahkemece reddedilen kısım üzerinden kendilerini vekil ile temsil ettiren davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nın 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/3089, K. 2021/12517, 6 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama