KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2021/330 E., 2021/10423 K.·Mahkemesi :tüketici Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2021
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalının da ortaklarından biri olduğu şirketle 15/12/2000 tarihli taşınmaz satış sözleşmesini imzaladığını, bilahare 19/08/2004 tarihinde hisse devri ile davalının şirketten ayrıldığını, sözleşmeye dayalı olarak dava dışı şirkete ve aralarında davalının da olduğu şirket ortakları aleyhine ilamsız icra takibi başlattığını, davalının, sözleşmeyi ayrıldığı şirket adına imzaladığı ve sözleşmede şahsi olarak imzası olmadığı yönündeki beyanının onu borçtan kurtarmayacağını, davalının sözleşmenin satıcı tarafı olduğunu, sözleşmenin başlangıç kısmında da davalının ismi olduğunu belirterek icra takibine vaki itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle itirazın iptalini ve borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyularak, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, taraflar arasındaki satım sözleşmesine dayalı alacak için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişki olup Mahkemece, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, karar verilmiştir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesine göre, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi halinde davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur.
Somut olayda, davalı ... yönünden dava husumetten reddedildiğinden davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nisbi vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1086 sayılı HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/330, K. 2021/10423, 20 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama