KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2021/4907 E., 2022/3483 K.·Mahkemesi : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2022
- Davacılar
- —
Karar Metni
906 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen karar, davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 12/04/2022 tarihinde davacılar vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekillerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar; davacı ...’in 21/10/2013 tarihinde babası ile evlerine giderken yolda bulunan elektrik direğine temas etmesi sonucu elektrik akımına kapılarak yaralandığını, gerçekleşen olayın ...’i psikolojik olarak olumsuz biçimde etkilediğini, okula gidemez hale geldiğini, eğitim hayatının sekteye uğradığını, olayın meydana gelmesinde gerekli güvenlik önlemlerini almayan, enerji nakil hatlarının periyodik olarak bakım ve onarım yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalı şirketin kusurlu olduğunu ileri sürerek;
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik davacılardan ...’in iş gücü kaybı nedeniyle 500 TL maddi, bakıcı gideri olarak 500 TL maddi, ömür boyu bakım ve tedavi giderleri için 500 TL maddi, 100.000 TL manevi; ...’in anne ve babası olan diğer davacıların her biri için ise 500’er TL maddi ve 50.000’er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsilini talep etmişler.
12/04/2019 tarihli dilekçe ile davacılardan ... için maddi tazminat talebi 302.479,30 TL'ye artırmışlardır.
Davalı; sorumluluğuna gidilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince.
04/05/2015 tarihli bilirkişi heyeti raporu hükme esas alınarak, davacılardan ...’in elektrik akımına kapılarak yaralanması sonucunda % 28 oranında malul kaldığı, olayın meydana gelmesinde enerji nakil hattının sahibi ve işleteni olan davalı şirketin % 80, bakım ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacı anne ve babanın ise % 20 oranında kusurlu olduğu, davacı ...’in işgöremezlik zararının 298.310,63 TL, bakıcı giderinin ise 3.334,93 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle;
davanın kısmen kabulüne, davacılardan ...’in ömür boyu bakım ve tedavi giderine yönelik talebi ile anne ve babanın maddi tazminat istemlerinin reddine, davacılardan ... için 301.645,56 TL maddi, 25.000 TL manevi, ... için 5.000 TL manevi, ... için 5.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince; ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Davacılardan ... ve ... için hükmedilen manevi tazminata dair davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İhtiyarî dava arkadaşlığında, kesinlik sınırı her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenir.
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde HMK’nın 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Somut olayda; davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu dikkate alındığında, davacılardan her biri lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının birbirlerinden bağımsız olarak kesinlik değerlendirilmesine tabi tutulması gerektiği gözetilerek ; kabul edilen miktarlar bölge adliye mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630 TL’nin altında kalmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenle, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle reddine karar verilmesi gerekmektedir.
2) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre; davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3) Dava, elektrik çarpması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin “Manevi tazminat davalarında ücret” başlığı altında düzenlenen 10 uncu maddesinde;
"(1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
(2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.
(3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.
(4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir.” hükmü getirilmiştir.
Somut olayda, ilk derece mahkemesince; davacılardan ...’in manevi tazminat isteminin kısmen reddedildiği dikkate alınarak, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkrasındaki düzenleme uyarınca, kendisini vekille temsil ettiren davalı şirket yararına, davacı ... aleyhine maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ve ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek onanması, HMK'nın 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/4907, K. 2022/3483, 12 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama