İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2021/5037 K.2021/9730

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin…

Esas2021/5037Karar2021/9730Tarih7 Ekim 2021Okuma4 dk · 785 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2021/5037 E., 2021/9730 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Ekim 2021
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

785 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü.

YARGITAY KARARI

Davacılar; davacılardan Ahmet ile diğer davacı ...'nin murisi olan ...'nın davalı ile aralarında harici olarak iki adet gayrimenkul zilyetlik devri ve satış sözleşmesi yaptıklarını, buna göre davalının zilyetliğindeki ... ... mevki doğusu 1804 - 1805 - 1806 parsel, batısı 2045 parsel, güneyi 2045 parsel ve kuzeyi 1810 ve 1696 parsel olan 22.958 metrekarelik arazinin 1/2 sine tekabül eden 11.479 metrekarelik kısmının güney tarafında kalan kısmını ... ve ...'na zilyetliği ile birlikte sattığını, bu kısmın 4.000 metrekaresini ...'na geriye kalan 7.479 metrekaresini ...'e vermeyi davalının kabul ve taahhüt ettiğini,

davalının satış bedelini nakten aldığını, yine sözleşmeye dayanarak aynı yer ... mevki 8.000 metrekarelik gayrimenkulün krokide gösterilen ve tapuda 104 ada 9 ve 28 parsellere tekabül eden 2.000 metrekarelik kısmı ...'na geriye kalan 4.000 metrekarelik kısmı ...'e bedeli karşılığında davalının sattığını, parasını peşin aldığını, davacıların zilyetliği ellerinde bulundurduklarını, ancak ifa imkanı olmadığından ferağ işlemini yaptıramadıklarını, bedel ödenmesi taleplerinin de davalıca kabul görmediğini ileri sürerek,

satış vaadi sözleşmesine konu yerlerin davacılar adına tescilini, tescilin mümkün olmaması halinde dava tarihi itibariyle taşınmazların bedelinin yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmişlerdir.

Davalı; sözleşmenin imzalandığı 10/10/1984 tarihinden 30 yıl gibi bir süre geçtiğini, davanın zamanaşımını öğrendiğini ayrıca yapılan sözleşmenin adi bir sözleşme olduğunu, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin şartlarını taşımadığını, dava konusu yerlerin orman arazisi olarak tespit edildiğini kaldı ki sözleşmede sözü edilen paranın tarafına ödenmediğini, bu nedenle davacı tarafın bir hakkı bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece; krokiler ve tapu kayıtlarından da anlaşılacağı üzere; 104 ada 9 ve 28 parsel sayılı taşınmazların Orman vasfıyla Hazine adına tescilli olduğu, yine dava dilekçesi A bendinde belirtilen taşınmazın 2045 parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığı, bu parselin de davacı adına tespit görmediği anlaşılmakla davacıların tapu iptal ve tescil talebinin husumet yokluğundan reddine, harici satım sözleşmesinden kaynaklı satın alan tarafın tapu iptal tescil talebinin karşılanmadığı takdirde sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak ancak verdiği paranın denkleştirici adalet ilkesine göre iadesini isteyebileceği, ancak davacı tarafın ısrarla mahrum kaldıkları yer bakımından

taşınmazın dava tarihi itibariyle belirlenecek bedelini istediği, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılmadığı gerekçesi ile taşınmaz bedelinin dava tarihi itibariyle istemine yönelik talebin de esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından tazminat talebine hasren temyiz edilmiştir.

Tapuda kayıtlı bulunmayan taşınmazlar, TMK'nın 762. maddesi hükmüne göre menkul mal niteliğindedir. Tapusuz taşınmazın satışı resmi şekle bağlı olmadığından adi yazılı senetle satışı mümkündür. Aynı Kanun'un 763. maddesi uyarınca, bu gibi malların mülkiyetinin devri zilyetliğin karşı tarafa teslimi ile gerçekleşir.

Dosyanın incelenmesinde; 14.03.1972 ve 10.10.1984 tarihli belgelerle tapusuz taşınmazların davalı tarafından davacılara satıldığı, dosya kapsamındaki tapu kayıtlarına, fen bilirkişisi raporlarına ve Kadastro Müdürlüğü'nün cevabi yazılarına göre; 10.10.1984 tarihli sözleşmeye konu taşınmazların 104 ada 9 ve 28 parsel sayılı taşınmazlar olarak Orman vasfıyla Hazine adına kayıtlı olduğu, 14.03.1972 tarihli sözleşmeye konu taşınmazın ise 2045 parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığı ve bu taşınmazın da yine Hazine adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.

Taraflar arasındaki satış sözleşmeleri, taşınmazların bulunduğu bölgedeki kadastro tespitinden önce yapılmış olsa da dava konusu taşınmazların Hazine adına tespit görmesi nedeniyle, diğer bir anlatım özel mülkiyete konu teşkil edilememesi neticesinde yapılan satışların geçerliliğinden söz edilemez.

Dava konusu taşınmazların, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup kazandırıcı zamanaşımıyla kazanılamayacağı tespit edilmiştir. Bu durumda davacılar; devletin hüküm ve tasarrufunda olan özel mülkiyete konu olamayacak taşınmazlar için davalıya verdikleri bedeli çoğun içinde azda vardır kuralı uyarınca ancak sebepsiz zenginleşme kuralları çerçevesinde geri isteyebilirler.

Sebepsiz zenginleşmeye konu alacağın iadesine karar verilirken, taşınmazın satış bedelinin alım gücünün ilk ödeme günündeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde iadeye karar verilmesi gerekir. Bu güncelleme yapılırken, güncellemeye esas alınan somut verileri tek tek uygulanarak, ödeme tarihinden ifanın imkânsız hale geldiği tarihe kadar paranın ulaştığı değer her bir dönem için hesaplanmalı, sonra bunların ortalaması alınmalıdır.

Başka bir deyişle, denkleştirici adalet kuralı gereğince iadeye karar verilirken, satış bedeli olarak verilen paranın alım gücünün, ifanın imkansız hale geldiği tarihteki alım gücüne uyarlanması zorunluluğu bulunmaktadır.

O halde mahkemece; dava konusu taşınmazlar için davacılar tarafından davalıya ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesine göre ifanın imkansız hale geldiği tarihteki ulaşacağı alım gücünün, yukarıda açıklanan ilke ve esaslar çerçevesinde, uzman bilirkişiden denetime elverişli rapor alınmak suretiyle tespit edilmesi ve bu suretle tespit edilen bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile istemin tümden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK'nın 428. maddesi gereğince davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nın 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.10.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/5037, K. 2021/9730, 7 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/5037
Karar No
2021/9730
Tarih
7 Ekim 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/5037 K.2021/7639
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2021/5038 K.2021/6749
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/5038 K.2021/12895
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2021/5039 K.2021/4683
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/5039 K.2021/9324
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2021/5039 K.2021/6750

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.